“Yarının Şehirleri projesi kapsamında, İstanbul’daki olası afet riskleri değerlendirilecek”

18 Aralık 2020 Dergi: Kasım-Aralık 2020

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü, Jeofizik & Geoteknik Yük. Müh. Kemal Duran

İBB, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile İstanbul’un afetlere karşı kentsel risk analizlerini belirlemek amacıyla bir protokole imza attı. Protokol kapsamında dört yıl sürecek “Yarının Şehirleri” projesinin çalışmaları başladı. İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü, Jeofizik & Geoteknik Yük. Müh. Kemal Duran, “Yarının Şehirleri” projesi kapsamında; deprem, heyelan ve su baskını gibi tehlikelerin birlikte değerlendirilerek, bu risklerin ekonomik ve sosyal boyutlarının irdeleneceğini, gelecekteki uygulamaların iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirileceğini belirtiyor. Duran, bu kapsamda kentsel dayanıklılık ve afet sonrası iletişim konularının da ele alınacağını söylüyor…

Yarının Şehirleri projesi, İstanbul’un yarınını planlamada, bize yardımcı olacak

İBB olarak, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) ile İstanbul’un afetlere karşı kentsel risk analizlerini belirlemek amacıyla bir protokole imza attık. Protokol ardından “Yarının Şehirleri” projesi için çalışmalara başladık. 

Birleşik Krallık Araştırma Enstitüsü tarafından oluşturulan Küresel Zorluklar Araştırma Fonu kapsamında Edinburgh Üniversitesi tarafından koordine edilen “Yarının Şehirleri” projesi kapsamında, İstanbul’daki olası afet riskleri değerlendirilecek. 

“Yarının Şehirleri” projesinde; deprem, heyelan ve su baskını gibi tehlikeler birlikte değerlendirilerek, bu risklerin ekonomik ve sosyal boyutları irdelenecek, gelecekteki uygulamaların iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirilecek. Bu kapsamda kentsel dayanıklılık ve risk iletişimi konuları da ele alınacak. Dört yıl sürmesi planlanan projenin diğer bir ayağını ise, şehir sakinlerinin olası afet riski karşısında en etkin ve hızlı şekilde bilgilendirilmesi için yöntemler geliştirilmesi oluşturacak.

“Yarının Şehirleri” projesinde İstanbul dışında farklı sosyo-ekonomik seviyelerde Quito, Nairobi ve Katmandu olmak üzere üç farklı şehir daha yer alıyor. Bu şehirlerin hem iklim değişikliği hem de afetler konusunda gelecekteki riskleri tespit edilecek. Bu risklerin nasıl aktarılması gerektiği üzerine özel modüller geliştirilmeye çalışılıyor. Risk iletişimi olarak kabul edilen kavram da bu aşamada devreye giriyor esasen. 

“Yarının Şehirleri” projesi kapsamında yapılan çalışmalar, araştırmacılar tarafından yürütülüyor hali hazırda. Biz İBB tarafı olarak teknik personelimiz ile birlikte bu çalışmalarda yer alıyoruz ve bu çalışmaların, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü (DEZİM) uygulamalarının bir parçası olmasını amaçlıyoruz. Böylece, bilimsel verileri çalışmalarımıza entegre etmenin yanında, gelecekteki projelerimizi de şekillendirmiş oluyoruz.

“Yarının Şehirleri” projesi 3 aşamalı olarak yürütülüyor. Bunlar;
1. Afet risk yönetimi olarak tanımlanan kavramın, yönetimsel boyutuyla ilgili değerlendirme; yani İstanbul’da çoklu riskler söz konusu, peki bu riskleri yöneten kurumlar ve kuruluşlar birbiriyle ne kadar entegre ve ne kadar verimli çalışıyor? Bu sorunun cevabı aranacak.
2. Doğrudan risk analizleri; ulaşım altyapısı, kritik altyapılar, üst yapılar, sosyal doku üzerinden yapılan analizler vb.
3. Ortaya konulacak olan risklerin, vatandaşa ve ilgili paydaşlara nasıl aktarılacağı. Yani risk iletişimi. 

Biz İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü (DEZİM) olarak, tüm aşamalarda aktif rol alıyoruz. Yeni dönemde özellikle risk iletişimi alanında da çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu hususta, akademi ve bilimin imkânlarından faydalanmak üzere üniversitelerin risk iletişimi birimleri ile yol almayı ve çıktılarını her paydaş ile paylaşmayı hedefliyoruz.

Proje kapsamında İstanbul dâhil Quito, Nairobi ve Katmandu’da yapılan analizler de kıyaslanacak. İstanbul dışında bu 3 farklı şehirde, bilim insanlarının yapacağı çalışmalar, bize yarını planlamada, özellikle doğal yapı analizi dediğimiz, şehrin kentsel risklerinin ve şehrin korunacak alanlarının belirlenmesinde yardımcı olacak. Bu da tehlikelere dayanıklı bir geleceğin İstanbul’u yaratmakta, son derece önemli bir aşama.

Proje daha çok İstanbul’un batısını kapsıyor

İBB olarak Yarının Şehirleri projesine dâhil olmamız Kasım 2020 gibi gerçekleşti, sözleşmeler yeni imzalandı. Çalışmalara başladık ve bazı çıktılar üretilmeye başlandı, mevcut veri analizleri gerçekleştirildi ve mevcut riskler genel hatlarıyla belirlendi. Bunun üzerine senaryolar inşa edilecek, risk analizleri çeşitlendirilecek. Planımız bu şekilde yürümesi yönünde.

Esasen, İstanbul’un gelişme aksı belli. Şehir daha çok batıya ve kuzeye doğru genişliyor ancak kuzeyde ormanların yer alması sebebi ile genişleme alanları da oldukça kısıtlı. Bu nedenle, bu projenin kapsayacağı alanı, daha çok İstanbul’un batısı olacak şekilde öngörüyor ve planlıyoruz. Araştırma ekibimiz, İstanbul’un batısına odaklanmış durumda. Yani, Yarının Şehirleri projesi kapsamında çalışma alanımız Küçükçekmece Gölü’nün batısı diyebiliriz. Çünkü Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü gibi bölgeler; deprem, heyelan, su baskını, tsunami gibi tehlikelerin meydana gelebileceği yerler.

Projenin sonuçlarını halkımıza aktarırken de projenin üç aşamasından biri olan Risk İletişimi çözümleri devreye girecek. İlave olarak bizim de şu anda üzerinde çalıştığımız bir iletişim konusu var. Proje kapsamındaki çalışmaları yalnızca vatandaşa değil, paydaşlarımıza da nasıl anlatmalıyız ki bununla ilgili sağlıklı bir süreç yönetimi ve farkındalık oluşabilsin. “Biz bu çalışmaları yapıyoruz ama nasıl anlatacağız?” konusu, projenin ana iş kalemlerinden biri. Bunun da cevabı, yine proje içerisinde üretilecek.

Yarının Şehirleri projesinin paydaşları

KRDAE Deprem Mühendisliği Bölümü, bu çalışmanın Türkiye ayağındaki koordinatörü. Biz de Kandilli Rasathanesi ile gerçekleştirdiğimiz protokol vasıtasıyla bu projede yer alıyoruz. Edinburgh Üniversitesi yürütücülüğünde, başta University College London (UCL)’deki araştırmacılar olmak üzere çeşitli üniversitelerden akademisyenler bu çalışmalarda yer alıyor. Türkiye tarafında işin sosyal ve idari boyutuyla ilgili analizlerde üniversite olarak ortaklarımız arasında Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve TED Üniversitesi yer alıyor. Bu ortaklarımızla özellikle sosyal hasar görebilirlik ve idari süreçlerin analizi çalışmaları gerçekleştiriliyor. 

Risk analizi tarafında yaptığımız ve devam eden projelerimiz örnek teşkil ediyor

İBB DEZİM, yaklaşık 23 yıllık bir geçmişe sahip ve Türkiye’de deprem üzerine kurulmuş ilk müdürlük. Bizden sonra 31 büyükşehir belediyesinin birçoğuna da kuruldu. Biz kendimizi afet yönetimi başlığı altında risk analizi, yani afet olmadan önce tehlikeleri ve riskleri analiz eden bir birim olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’deki diğer belediyeler de bir çalışma yapmadan önce mutlaka bizimle irtibata geçiyor. Özellikle risk analizi tarafında yaptığımız ve devam eden tüm projelerimiz örnek teşkil ediyor. Bazı çalışmaları belli periyotlarla tekrar tekrar yapıyoruz. İşimizin doğası gereği yurtiçi ve yurtdışından enstitü ve üniversitelerle işbirliği halindeyiz. Şehrin afet direncini artırmak için bazı kurallara uymak lazım. Burada da riskin irdelenmesi, bunun paydaşlara uygun risk iletişim teknikleriyle anlatılması önemli ki bizim bu konuda “Yarının Şehirleri” projesinin ötesinde de üniversitelerle işbirliğimiz var. Özellikle risk iletişimi, afet ekonomisi, doğal kaynaklar, ekosistem, çevre, hukuk gibi birçok başlıkta bize ayrılan bölümlere dair çalışmalar yapıyoruz. 

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğünün 2019 – 2024 arası gerçekleştirdiği, halen devam eden ve yapmayı planladığı bazı projeler; 

  • 2019 yılının Aralık ayında İstanbul Deprem Çalıştayı düzenlendi. 600 akademisyen ve 700 uzman kurumsal temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştayda, katılımcıların İstanbul’a dair gördükleri temel sorunları ve çözüm önerileri bir rapor haline getirildi ve Ocak ayı sonunda yayınlandı. Bu rapora; https://depremzemin.ibb.istanbul/calismalarimiz/tamamlanmis-calismalar/istanbul-deprem-calistayi-2019/ adresinden erişilebilmektedir.
  • İstanbul’un 39 ilçesi için “İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları” üretildi.
  • İstanbul’un, Marmara Denizi’ne ve Boğaz’a kıyısı olan 17 ilçesi için “İlçe Tsunami Risk Analizlerini ve Tsunami Eylem Planı’nı da içeren İlçe Kitapçıkları” üretildi.
  • İstanbul’un 39 ilçesi için “İlçe Heyelan Farkındalık Kitapçıkları” üretildi.
  • İstanbul için “Deprem Sonrası İçme ve Kullanma Suyu Teminine Yönelik Olarak İstanbul İl Alanı Hidrojeolojik Ortamlarının (Yeraltı Suyu Ortamları) Tespiti ve Toplanma, Barınma ve Çadır Alanlarında İhtiyaç Duyulacak İçme Suyu İhtiyacı için Yeraltı Suyu, Kuyu Suyu ve Memba Suyu Alternatiflerinin Değerlendirilmesi” projeleri tamamlandı. Bu hususta, bir sonraki adım olan jeohidrolik ortamların tespiti ve eylem planı çalışmaları da kurgulanarak çalışmalara başlanılmıştır.
  • Afet Eğitim Merkezleri: İstanbul genelinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılması ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılması için önümüzdeki 3 yıl içinde, Avrupa ve Anadolu Yakası’nda birer adet, toplam 2 adet afet eğitim merkezi hayata geçirilecektir.
  • KRDAE Deprem Mühendisliği ve İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü arasında yapılan bir protokol ile İstanbul Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemleri entegrasyonu, il geneli hasar tahmini güncellemeleri, sanayi, kültürel miras vb. özel katmanların risk profillerinin irdelenmesi ve hasar öngörüleri ve olası bir depremde İstanbul’da deprem erken uyarı ihtiyaç analizi raporu işlerine ait bütün aşamalar tamamlandı, proje iş kalemlerine dair çalışmalar başladı.
  • Özellikle, İstanbul gibi afet riskleri altındaki şehirlerde, Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi’nin de vurguladığı, eğitimlerin yaygınlaştırılması, paydaş ve vatandaşlarda pozitif bir bilinç oluşturma çalışmaları adına çok önemli bir çalışma sayılabilecek; Web Tabanlı Bilgi Altyapısı oluşturuldu. İstanbul’a dair bütün analiz ve sonuçlar, oluşturulan web altyapısı üzerinden hem iç birimlerle hem de vatandaşlar ile paylaşılmaktadır. 
  • İstanbul geneli için il alanının Jeofizik Haritaların Üretilmesi (İBB ile İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi İşbirliği; Kentsel Risklerin İrdelenmesi, diğer veriler ile kıyaslama, Zemin Büyütme, Hakim Frekans, Hakim Periyot, Zemin Büyütme vb. Haritaları) çalışmalarına başlanılmıştır. Bu sayede il genelinin tamamı kapsanmış olunacaktır.
  • Depremlerin ve Yer Hareketlerinin İzlenmesi (Sismoloji) ve Tsunami Risk Analizleri, Sismoloji ve tsunami alanlarında mobil uygulamalar geliştirilmesi, tsunami uyarı sistemlerinin kurgulanması ve güncel veri paketleri ile güncellemeler (Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ, İÜ ve KRDAE BDTİM ve ODTÜ İşbirliği) yapılması işlerine dair çalışmalara başlanılmıştır.
  • İl Geneli Heyelan Envanteri ve İlçe Heyelan Bilgi Kitapçıkları 2020’de tamamlanmıştır. Heyelan Tehlike ve Duyarlılık Rapor ve Haritalama Çalışmaları ile Web Tabanlı Uygulama Çalışmaları ise, İTÜ ve ODTÜ ile Beraber Yürütülecektir (2020-2022).
  • İl Geneli Kent Jeolojisi Haritası ve Raporlarının Revizyonu (2020-2022) işi de yine İTÜ ve İÜ önderliğinde gerçekleştirilecek, buradan çıkan sonuçlar da bütün diğer çalışmalarda kullanılacaktır.
  • Mikrobölgeleme Projeleri, 2020-2024 arası, İstanbul’un daha çok batı kesimlerinde yani Çatalca, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Küçükçekmece gibi bölgelerde yapılacak olup, bu işler ihale edilmektedir. Bunun dışında, İstanbul il alanının kuzey kesimlerinde de (Sarıyer, Beşiktaş, Şişli vb.) mikrobölgeleme projeleri çalışmalarına başlanılmıştır.
  • 2018 İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve dinamik bir veri seti olması nedeni ile sürekli güncel tutulması gereken İstanbul Bina Envanterinin Güncellenmesi/Güncel Tutulması işinde de çalışmalara başlanılmıştır. 
  • İstanbul İl Alanı Hidrojeoloji Rapor ve Haritalarının Üretilmesi işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde başlanılmıştır (2020-2023).
  • Tsunami Eylem Planı Uygulama Projelerinin Gerçekleştirilmesi işinde de yapısal olmayan ve yapısal eylemlerin hayata geçirilmesi süreci başlamıştır (2020-2024)
  • İstanbul il geneli deformasyonların jeofizik, jeolojik, hidrojeolojik ve jeodezik veri setleri ile izlenmesi, irdelenmesi işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde başlanılmıştır (2020-2023).
  • Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm İhtiyacına Yönelik ve yeni imalatlara yönelik Doğal Kaynaklar İhtiyaç Analizi (endüstriyel hammadde vb.) işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde başlanılmıştır (2020-2023).
  • İstanbul il Alanı Hidrojeolojik Ortamların Jeotermal Potansiyelinin Araştırılması işine dair ön hazırlıklara başlanılmış olup; diğer yer bilimleri ile ilgili çalışmaları ile birlikte akademisyenlerin önderliğinde başlanılacaktır (2021-2023).
  • İstanbul il Geneli Su Baskını/Sellenme Risk Analizleri çalışmalarına da başlanacaktır (2021 – 2024)
  • Çevrimiçi Eğitim Projesi, Eylül 2020’den itibaren devam ediyor. Bu eğitimlerde; Temel Afet Bilinci, Tehlike ve Risk Bileşenleri, Yer Bilimleri (Jeoloji, Jeofizik, Jeodezi vb.), Deprem Dayanıklı Yapı Tasarımı, Mekânsal Planlama, Afet Ekonomisi, Acil Durum Yönetimi vb. konu başlıklarına yer verilmekte olup, bu konularda çalışan bir çok akademisyen ie beraber İBB Deprem Konseyi bünyesindeki Deprem Bilim Kurulu üyelerinden, bazen de JICA vb. yurt dışından akademisyen ve bilim insanlarının tecrübelerinden faydalanılarak bu eğitimler sürdürülmektedir. 
  • İstanbul Deprem Master Planı’nın (İDMP) özetinin çıkarılması ve günümüz şartlarına göre genel bir değerlendirmesinin yapılması süreci, yaklaşık Mart 2020’den bu yana devam ediyordu, Kasım 2020 itibarı ile tamamlandı. Özellikle, İDMP bünyesinde önerilen bütünleşik afet yönetimi çözüm önerilerinin ne kadarının yapıldığı, ne kadarının yapılmadığı, hangi kısımlarının tekrar ele alınması gerekliliği gibi hususlar ile 2020 koşullarında, 2003 öngörülerinin ve çözüm önerilerinin ne kadar gerçekçi olabileceği hususu da değerlendirilmiştir. Söz konusu çalışma ekibi; Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na bağlı İŞAT-Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerinin katkıları ve genel olarak da Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü teknik çalışanlarından oluşmaktadır.
  • Engelli ve Yaşlıların Depreme Hazırlanması: Nüfusun %12’sini oluşturan engelli bireyler, onların yakın aileleri ve yaşlıların olası depremlere hazırlanması çalışmalarına katkı olması açısından görsel ve işitsel engellilere erişebilmek için, onları deprem hususunda ve olası tehlikeye dair bilgilendirmek adına işaret dili uzmanı da kullanılarak, video ve ses kaydı ile engellilere özel bir video hazırlandı. İstanbul geneli için olası yıkıcı bir depremin oluşturabileceği hasara ilişkin, Başkanlığın engelli yaşam danışmanları ile iletişim şekli ve dili üzerinde titizlikle duruldu, söz konusu altlık hazırlıklar tamamlandı. Video-ses kayıt çalışmaları ise çok yakında paylaşılacaktır.
  • Deprem Hackathonu: İstanbul’da olası bir deprem anında ve sonrasındaki iletişim problemlerini (mağdurla yakın arasındaki, mağdurla kurtarma ekipleri arasındaki, vs.) çözmek amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Bilişim Vakfı, Başlangıç Noktası, İTÜ Yapay Zeka Merkezi, Zemin İstanbul ve Kodluyoruz işbirliği ile 28-31 Mayıs 2020 tarihlerinde online bir yarışma düzenlenmiş olup, öne çıkan ve ödül alan ilk 3 proje belirlenmiştir. Sırası ile SOUNDQUAKE, DEHA ve BLOCKLEARNERS takımlarıdır. Uygulamaya yönelik çalışmalar devam etmektedir.