“Artık tüm dünya atıklara ‘ucuz ve ulaşılması kolay bir kaynak’ olarak bakıyor”

31 Ağustos 2016 Dergi: Temmuz-Ağustos 2016

“Türkiye’de oluşan evsel ve endüstriyel nitelikteki değerlendirilebilir atıkların sağlıklı ve sürdürülebilir bir sistem kapsamında ülke ekonomisine hammadde olarak geri kazandırılmasını sağlamak” amacıyla hareket ettiklerini söyleyenDeğerlendirilebilir Atık Malzemeler Sanayicileri Derneği (TÜDAM) Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, başarılı bir atık yönetim sistemi kurmak için öncelikli olarak atıkların birer hammadde olduğunu benimsememiz gerektiğini vurguluyor. “Artık tüm dünya atıklara ‘ucuz ve ulaşılması kolay bir kaynak’ olarak bakıyor. Dolayısıyla atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüştürülmesi işleri başlı başına bir sanayi haline gelmiş durumda” diyerek hangi pencereden bakmamız gerektiğine dair ipucu veriyor. 

e-Belediye: Değerlendirilebilir Atık Malzemeler Sanayicileri Derneği’nin (TÜDAM) tüm faaliyetlerinde düstur edindiği ortak değerleri nelerdir?

Vedat Kılıç: Derneğimizin üye profilini ülkemizin hemen her tarafında değerlendirilebilir atıkları toplayan, ayrıştıran, geri dönüştüren ve geri kazanan lisanslı işletmeler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda TÜDAM derneğinin temel amacı; ülkemizde oluşan evsel ve endüstriyel nitelikteki değerlendirilebilir atıkların sağlıklı ve sürdürülebilir bir sistem kapsamında ülke ekonomisine hammadde olarak geri kazandırılmasını sağlamaktır. Dolayısıyla derneğimiz tüm faaliyetlerinde, sektörün geri dönüşüm sanayisine evrilmesi ve teknolojik altyapılarıyla birlikte Türkiye’deki atık yönetimi sisteminin geliştirilmesini sağlamayı kendisine düstur edinmiştir

e-Belediye: 2007 yılında kuruldunuz. O günden bugüne baktığınızda kat ettiğiniz yol hakkında neler söylersiniz?

Vedat Kılıç: 2005 sonrasında özellikle Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında çevre faslının açılmasıyla birlikte toplamda 69 adet Avrupa Birliği çevre mevzuatı için 400 sayfalık bir strateji belgesi yayımlanmıştır. Akabinde ise ülkemizdeki çevre mevzuatlarının hemen hepsinde son derece köklü değişiklikler yaşanmıştır.

Aynı süreci sektörümüz için değerlendirdiğimizde, 10 yıllık süre zarfında sektörün hurdacılık kimliğinden sıyrılıp yönetmelik ve mevzuatlar doğrultusunda lisanslı işletmelere dönüştüğünü görmekteyiz. Dolayısıyla mevzuatlar ve mevzuatlarda yer verilen paydaşlarla birlikte atık yönetimi sektörünün de köklü bir değişim geçirdiğini söyleyebiliriz.
Bunca köklü değişimin içerisinde TÜDAM Derneği, özellikle sektörümüzün gelişmesi bakımından son derece kritik bir rol üstlenerek sektörün doğal temsilcisi olmuştur. Dernek olarak bu süreçte panel, sempozyum, çalıştay gibi organizasyonlar düzenleyerek hem sektörümüzü hem de tüm paydaşları bir araya getirmeye özen gösterdik. Bu organizasyon ve toplantılarda da sektörümüzün ortak görüşlerini dile getirerek ülkemizin çevre politikalarının şekillendirilmesinde aktif rol almıştır.
Sonuç olarak önemli bir mesafe kat edilmiş olsa da, hâlen hem sektör hem de mevzuatların uygulanması noktasında almamız gereken uzunca bir yol olduğu da açıktır.

e-Belediye:Atık değerlendirme konusu ne kadar önemli? Bu konuda gerekli ihtimam gösterildiğinde ne gibi kazanımlarımız olur?

Vedat Kılıç:Türkiye’de yalnızca yerleşim birimlerinde yıllık olarak yaklaşık 6 milyon ton geri dönüştürülebilir nitelikte atık oluşmakta ve maalesef biz bu atıkların ancak 1 milyon tonunu ayrı toplayarak geri dönüştürebiliyoruz. Geriye kalan yaklaşık 5 milyon ton geri dönüştürülebilir atık diğer organik atıklarla birlikte belediyelerin çöp depolama alanlarına gömülmektedir. Gömülen bu atıkların değeri ise 1,5 milyar TL’nin üzerindedir ve ayrıca bu atıkların gömülmesi için de kamunun cebinden yıllık olarak 750 milyon TL daha çıkmaktadır.

Rakamların gösterdiği üzere, ülkemizin yalnızca evsel nitelikli geri dönüştürülebilir atıklardan kaybı yıllık 2,25 milyar TL’nin üzerindedir ki buna, maliyet içerisinde geri dönüştürülebilir atıkların çöp sahalarına gömülmesinin yarattığı çevresel kirliliğin etkileri ilave edilmemiştir.

e-Belediye: Atık değerlendirme konusunda Türkiye’ye 10 üzerinden kaç puan verirsiniz?

Vedat Kılıç:Bu soruya cevap verebilmek için atık değerlendirme konusunu ikiye ayırmamız gerekiyor. İşin endüstriyel ayağına bakıldığında geri dönüştürülebilir atıkların onlarca yıldır ayrı toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını görüyoruz. Endüstriyel nitelikteki atıklar ekonomik bir değer ihtiva ettiği için bu noktada serbest piyasa koşulları atıkların efektif bir şekilde değerlendirilmesini mümkün kılıyor. Dolayısıyla ülkemize endüstriyel atıkların değerlendirilmesi konusunda 9 puan verebiliriz.

Ancak evsel nitelikteki değerlendirilebilir atıklar için aynı şeyleri söyleyebilmemiz mümkün değil. Önceki soruda vurguladığım gibi evsel nitelikteki geri dönüştürülebilir atıkların yüzde 20’sini bile değerlendiremiyoruz. Bu orandan yola çıkarsak evsel atıkların değerlendirilmesi konusunda Türkiye’ye ancak 2 puan verebiliriz.

e-Belediye: 2014-2017 Ulusal Geri Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planı’na göre hareket etme konusunda ne kadar başarılıyız?

Vedat Kılıç: Ulusal Geri Dönüşüm Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı toplamda 11 farklı atık türü için hazırlanmış geniş kapsamlı bir doküman. Dolayısıyla TÜDAM Derneği Başkanı olarak eylem planının tamamını değerlendirmem uygun olmaz. Ancak sektörümüzü yakın olarak ilgilendiren ambalaj atıklarıyla ilgili yorum yapacak olursam; tanımlanan eylemleri harekete geçirme konusunda oldukça ataletli davranıldığını söyleyebilirim. Maalesef ambalaj atıkları özelinde halen 2011 yılının gerisindeyiz. Diğer birçok yönetmelikte olduğu gibi üretici sorumluluğu ilkesinin tam, hatta yarım olarak bile uygulanamaması, sektörü ve atık toplama oranlarını geriye götürüyor. 

Bununla birlikte Bakanlığımızın 2017 yılında yürürlüğe girmek üzere hazırlamış olduğu bir taslak yönetmelik söz konusu. Taslağın genel itibariyle olumlu olduğu görüşündeyiz. Umalım ki taslak yönetmelik uygulama aşamasında da başarıya ulaşsın.

e-Belediye: Ürün bazında baktığınızda hangi tür atıkları değerlendirme konusunda başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz? Ve öte yandan hangi tür atıkların değerlendirmesi konusunda daha önümüzde uzun bir yol var?

Vedat Kılıç: Bu konuyla ilgili olarak Ulusal Geri Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda malzeme bazında geri kazanım oranları belirtilmiş. Ancak bu oranları dikkate alarak yorum yapabilmek mümkün değil. Toplama oranları üreticilerin beyan ettikleri piyasaya sürülen ambalaj miktarlarına göre belirlendiği için, özellikle kâğıt-karton atık grubunda yüzde 139 gibi gerçeküstü toplama oranı ortaya çıkıyor. Bu veri aslında bize üreticilerin piyasaya sürdükleri miktarları doğru beyan etmediği sonucunu gösteriyor.

Resmi rakamlara göre yorum yapamayacağımız için mecburen sektörel deneyimlerimize güvenmemiz gerekiyor. Atık değerlendirme hususunda en başarısız olduğumuz grup cam ve kompozit atıklar. Muhtemelen en başarılı olduğumuz grup ise kâğıt-kartonlar. Pek tabii bu başarının ülkemiz koşulları çerçevesinde bir başarı olduğunu da vurgulamam gerekiyor.

Genel olarak özellikle evsel nitelikteki geri dönüştürülebilir atıklarda tüm atık grupları için bir toplama sorunumuz olduğu aşikar. Ancak toplanabilen atıkların değerlendirilmesi konusunda pek sorun yaşamıyoruz. Kompozit atıklar haricinde hemen hemen tüm atık gruplarının geri dönüştürülmesiyle elde edilen ikincil hammaddeler piyasada rağbet görüyor.Fakat bu noktada kâğıt-karton grubu için ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Çünkü bu atık grubunun toplanma oranlarını genel ölçüde kâğıt geri dönüşüm fabrikalarının ihtiyacı belirliyor. Mevcut koşullarda ülkemizdeki atık kâğıt-kartonların yüzde 100 toplanabilse dahi, yerli üreticilerin bu atıkları geri dönüştürebilecek kapasitesi mevcut değil. 2011 yılından itibaren atık kâğıt-kartonlarla ilgili ihracat kısıtlaması da söz konusu olduğu için, bu atık grubunda toplama ve değerlendirme maalesef kapasite ile sınırlanmaktadır.

e-Belediye: Atık değerlendirme konusunda daha iyi olma yolunda atılması gereken adımlar neler? Hem devlet hem de özel sektöre düşen görevler neler?

Vedat Kılıç: Bu sorunun cevabı olarak onlarca yapılması gereken adım sıralanabilir. Ancak bu noktada anahtar kelime üretici sorumluluğudur. Yani ürünlerini son tüketiciye ulaştırmak için ürünle birlikte ambalaj malzemesi kullanan ve sonucunda ambalaj atığı oluşumunda sebebiyet veren piyasaya sürenler, bu atıkların toplanması, ayrıştırılması, geri dönüştürülmesi, geri kazanılması ve bertarafına ilişkin tüm maliyetleri karşılamakla yükümlüdürler. İşte bu yükümlülüğe üretici sorumluluğu diyoruz.

Çevre Kanunu’nda ve ilgili yönetmeliklerde açıkça belirtilen bu yükümlülük tam manasıyla uygulanamadığı sürece arzu edilen atık değerlendirme oranlarına ulaşılabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla devletin üzerine düşen ödev; üretici sorumluluğu ilkesinin hakkıyla uygulanmasını sağlamak, bu hususta piyasaya sürenleri denetlemek ve yönlendirmektir.

Elbette ki geri dönüşüm sektörünün de özellikle teknolojik altyapısının iyileştirilmesi hususunda atması gereken bir çok adım söz konusudur. Ancak finansal destek ve yatırım yapılabilir bir piyasa oluşturmadan mevcut koşullarda sektörün yatırım yapabilmesi söz konusu değildir.

e-Belediye: Yurt dışında bu işin gerçekten hakkıyla yapıldığı yerler var mı? Bu yerler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Vedat Kılıç: Dünyanın birçok yerinde ve özellikle Avrupa’da sürdürülebilir bir geri sistemi oluşturan onlarca ülke var. Avrupa’dan Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Fransa gibi ülkeler örnek olarak verilebilir. Ancak Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında, atık değerlendirme ve yönetimiyle ilgili katı hedefler konulduğu, bu hedefler sıkı bir şekilde takip edildiği ve üretici sorumluluğu ilkesi işletildiği için, genel olarak bu ülkelerde atık yönetimi ülkemize nazaran çok daha iyi bir şekilde sürdürülmektedir.

e-Belediye: Atık değerlendirme konusunda bilincin artması noktasında TÜDAM olarak eğitici programlar düzenliyor musunuz?

Vedat Kılıç: Çevre Kanunu ve diğer yönetmeliklerde çevre bilincinin arttırılmasıyla ilgili olarak birçok paydaşa görev yüklenmiştir. Özellikle 2008 yılından sonra, Yetkilendirilmiş Kuruluşlar’ın da desteği ile Türkiye’nin birçok metropolünde kapıdan kapıya bilgilendirme çalışmaları yapılmıştır. Bu süreçte sektör temsilcilerinin çevre mühendisleri ve eğitim ekipleri de gerek hane sakinlerine gerekse okullara yönelik eğitimlerde aktif rol almışlardır. TÜDAM Derneği olarak biz de öncelikli olarak sektörümüzün gelişimi ve yasal mevzuatlara uyumu başta olmak üzere eğitim programları düzenlemekteyiz.

e-Belediye: Son olarak Türkiye’nin bu konudaki geleceğini nasıl gördüğünüzü soralım.

Vedat Kılıç: Şahsen sektörümüzün son 5-10 yıl içerisinde önemli bir değişim geçirdiğini düşünüyorum. Bu süre zarfında hem atık üreticileri hem de sektör temsilcileri artık atıkların gelişi güzel yönetilemeyeceğini kavradılar. Ancak kendimizi dünyanın geri kalanıyla kıyasladığımızda, başta da söylediğim gibi teknolojik altyapı ve bakış açısı olarak daha katetmemiz gereken önemli bir mesafe olduğu da açık.

Bununla birlikte ülkemizde geri dönüşüm sektörü için genel algı halen atığı veya hurdayı alıp-satanlar şeklinde. Aslında bu algı biraz da “atık” veya “hurda” kelimelerinin oluşturduğu negatif çağrışımdan kaynaklanıyor. Bu algıyı yıkabilmek ve tüm Türkiye genelinde çok daha başarılı bir atık yönetimi sistemi oluşturabilmek için öncelikle atıkların birer hammadde olduğunu benimsememiz gerekiyor. Artık tüm dünya atıklara ‘ucuz ve ulaşılması kolay bir kaynak’ olarak bakıyor. Dolayısıyla atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüştürülmesi işleri başlı başına bir sanayi haline gelmiş durumda.

TÜDAM Derneği olarak biz, sektörün geleceğinin entegre atık yönetimi anlayışından ve geri dönüşüm sanayisinden geçtiğinin farkındayız. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte altyapı yatırımlarına önem vermeyen ve en önemlisi sanayici olmaktan kaçan işletmeler, artık bu sektörün geçmişinde kalacaklar.

Genel olarak ülkemizin bu konuyla ilgili geleceğini ise tüm dünyanın benimsediği üretici sorumluluğu ilkesini ne kadar uygulayabileceği belirleyecektir.

 

 

 

 

 

 



Slider Altına