Slider Altına

Festo Türkiye Genel Müdürü Otto W. Bauer: 'Teknoloji ve eğitimi birlikte uyguluyoruz'

15 Temmuz 2013 Dergi: Mayıs-Haziran 2013

Festo A.Ş., düzenlediği  “Su Arıtma Uygulamaları İçin Mekatronik Trendler” toplantısında paydaşlarıyla bir araya geldi. 21 Mayıs’ta Cevahir Hotel İstanbul Asia’da Festo yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Festo’nun uyguladığı çözümlerle ilgili bilgi verildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Festo Türkiye Genel Müdürü Otto W. Bauer, Festo’nun dünyanın 60 ülkesinde faaliyet göstererek, su işleme, su arıtma ve su dağıtımı alanlarında yeni teknolojiler ve ürünler geliştirmek üzere proses otomasyon iş alanında ar-ge çalışmaları yürüttüğünü ifade etti. Festo’nun 1989 yılından bu yana Türkiye’de de faaliyet gösterdiğini söyleyen Bauer, “Türkiye bugün büyüyen bir sanayi ülkesi oldu. Teknoloji geliştirmek ve teknolojiyi uygulamak içina gelişmiş ülkelerle birlikte işbirliği yapıyor” dedi. Su işletmelerinin karmaşık süreçleri olan bir üretim tesisi olduğunu kaydeden Bauer, Festo’nun konuyla ilgili yeterli donanıma sahip olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Su işletmelerinde tüm teknik uygulama düzeylerinde yüksek vasıflı personel lazımdır. Festo’nun mekanik teknolojisi, proses otomasyon teknolojisi var. İşletme maliyetleri çok önemli ve bu nedenle Festo çok ciddi teknolojiler kullanıyor. En modern, en akıllı kontrol sistemleri uygulanıyor. Proses eğitimleri veriyoruz ve en önemlisi teknoloji ve eğitimi birlikte uyguluyoruz. Festo, didaktik kanalıyla tüm kademelerdeki personele vasıf kazandırıyor. Aynı zamanda proses kanalıyla da su arıtma, su işletme ve su dağıtım alanlarına yönelik güvenli teknoloji çözümleri için geniş bir ürün yelpazesi var.”

“Üretim olan her yerdeyiz”

Festo hakkında bilgi veren Festo Türkiye Satış Müdürü Tuncay Soydaş ise, 16 bin üzerinde çalışanla, 3 bine yakın patentle, 30 bin çözüm ve 300 bin adet müşteriyle iş ortakları şeklinde çalıştıklarını söyledi. “Optimum enerji malzeme kullanımı ile ürün ve en anlaşılabilir, sade çözümlerle, farklı segmentlerdeki tecrübelerimizle sizlerle sorunları aynı dilde konuşup, aynı dilde çözüm üretmek ve güvenilir iş ortağınız olmak amacındayız” diyen Soydaş, birlikte iş yaparken katma değer üretebilmenin tarafların birlikte ve verimli çalışmasıyla olabileceğini sözlerine ekledi. Üretim olan her yerde iş yapabildiklerini söyleyen Soydaş, proses otomasyonunun ise Festo’nun son 4-5 yıldır ağırlıklı olarak üzerinde durduğu ve çok ciddi yatırım yaptığı bir konu olduğunu ve önümüzdeki yıllarda proses otomasyonuyla ilgili yeni ürünleri görebileceğimizi açıkladı. Soydaş, Festo ile ilgili şu bilgileri de katılımcılarla paylaştı: “Tuzla’da bulunan genel merkezimizin yanı sıra İstanbul Avrupa yakasında, Bursa, Ankara, Konya, İzmir, Eskişehir, Gaziantep ve Kayseri’de de hizmet ofislerimiz var. Bütün aktivitelerimizin orta noktasında müşterilerimiz var. Arkadaşlarımızın tamamı müşterilerimizi düzenli olarak ziyaret ederler. Dökümantasyonlarımızın olabildiğince Türkçe olmasına özen gösteriyoruz. “Contact Center” dediğimiz günlük iletişimde kullandığımız bir çağrı merkezimiz var. Türkiye’deki bütün çağrıları bu merkezde toplayıp tek bir kanaldan iletişime geçiyoruz. Bunun yanında müşterilerimiz internet üzerinden siparişlerini gerçekleştirebiliyorlar. Online Shop’tan alışveriş yapma imkanı sunuyoruz. Festo olarak önem verdiğimiz bir başka konu da fuarlar ve mobil fuarlar. Mobil fuarlar aracılığıyla farklı bölgeleri, lise veya üniversiteleri ziyaret ederek Festo’nun yeni çözümlerini anlatıyoruz.”

“Yatırım maliyetine değil, aynı zamanda yaşam döngüsü maliyetine de odaklanmak gerekir”

Festo Almanya Proses Otomasyon Direktörü Dr. Eckhard Roos, “Arıtma Tesislerindeki Maliyet Optimizasyonu” konulu sunumunda bir tesis kurarken sadece yatırım maliyetine değil aynı zamanda yaşam döngüsü maliyetine de odaklanmak gerektiğinin altını çizdi.  Bir tesisin 25 yıllık bir operasyon süresi olduğunu belirten Roos, “Bir mühendislik tesisinin yaşam döngüsü var. Mühendislik, kurulum, devreye alma ve ondan sonra da 25 yıla yakın da bir operasyon süresi var. Demek ki biz 25 yıl boyunca bu tesisi işletiyoruz. O nedenle işletme ve idame maliyetleri çok önemli” dedi. Roos, bir teknolojiye yatırım yapma kararı alırken eğer bunun alternatiflerle karşılaştırılmazsa tesisin bütün yaşamı boyunca yanlış bir karar almış olunabileceğini vurgulayarak, “Mesajım; teknolojiyi seçerken sadece ilk yatırım maliyetini değil, idame, işletme ve bakım maliyetlerini de düşünmek lazım” açıklamasında bulundu.  Almanya’daki bir tesiste pnömatik aktüatörlerle elektrik aktüatörleri yatırım, işletme ve bakım maliyeti açısından incelediklerini belirten Roos, ortaya çıkan verilerle ilgili şunları söyledi: “Pnömatik sistem elektrikli sistemin 3’te 2’si kadar bir yaşam döngüsü maliyetine sahip. Bu durumda yatırım maliyetinin daha az önemde kaldığını görüyoruz. Çünkü bu tür aktüatörler günde bir kez açılıyorlar. Bu nedenle enerji tüketimi yatırım maliyetine göre çok düşük kalıyor. Aynı konuyu bir fabrika otomasyon tesisinde düşünelim. Aktüatörler dakikada 10 kere açılıp kapanacaktır. Bu durumda tam tersi bir sonuç çıkacaktır. Bunun ne tür bir tesiste kullanılacağı da önemli. Bu bir genel kural değil ve her seferinde duruma göre değerlendirme yapılması lazım. Çok net bir şekilde görüyoruz ki, proses otomasyon tesislerinde pnömatik çözümün yaşam döngüsü maliyeti elektrik çözümüne göre daha düşük.”

“Elektrik kesintisinde güvenilir bir çözüm”

 “Su Yönetiminde Pnömatik Kullanımının Faydaları” konulu bir sunum gerçekleştiren Festo Almanya Su Segmenti Müdürü Armin Müller, pnömatik sistemlerin güveni çözümler oluşturduğunu belirtti. Festo’nun bu konuda çok iyi uygulamaları olduğunu belirten ve bunu örneklerle destekleyen Müller, sunumunda şu bilgilere yer verdi: “En tepeden sahaya kadar inen bir proses kontrol ve SCADA sistemimiz var. Bütün bu alanlarda ürün sağlarken özellikle saha alanını ve valf terminal düzeyindeki uygulamaları da sağlayabiliyoruz. Valf sistemlerimizde çözümlerimiz var. Pnömatik aktüatörleri çalıştırabiliyoruz. Bunlar farklı valfleri harekete geçirebiliyorlar. Aynı şekilde havanın hazırlanması için de sistemlerimiz var. Elektrik tarafında merkezi kontrolörlerimiz var. Mesela bu merkezi kontrolörleri bir kum filtrasyonu ünitesinde kullanabiliyorsunuz. Bunun özelliği hem bizim SCADA sistemimize hem de başka sistem sağlayıcılarının sunmuş olduğu SCADA çözümlerine bağlanabilmesi. Sizin uygulamalarınıza göre farklı çözümler getirebiliyoruz. Kendi sisteminize ne kadar otomasyon istiyorsanız o kadar seçim yapabiliyorsunuz.” Güvenlik açısından bakıldığında pnömatik aktüatörün elektrikli aktüatöre göre avantajları olduğunun altını çizen Müller, şu bilgilere yer verdi: “Pnömatik aktüatörde avantajınız her zaman 3 güvenlikli bir çözüm olabileceği. Mühendislik ve tasarım anlamında valf ayarında güvenlik pozisyonunuzun ne olduğuna karar verebilirsiniz. Siz acil bir durumda hangi pozisyonda kalmasını istiyorsanız öyle duracaktır. Dolayısıyla bu elektrik kesintisi anlamında çok güvenilir bir çözüm. Valfin normalde belli bir oranda kapanması gerekiyor. Aksi takdirde contanıza hasar vererek valfinizin toplam ömrünü kısaltabilirsiniz. Elektrikli aktüatörlerde bunu manuel olarak ayarlamanız gerekir. 2 yıl sonra bunu değiştirdiğinizde içerisinde elektriği kalmadığı için bütün ayarları kaybedebiliyorsunuz.  Pnömatikte ise herşey mekanik. Burada kapanma noktalarını siz belirliyorsunuz. Bunun yanı sıra herhangi bir sorunun tespit edilmesi anlamında da farka baktığınızda elektrikli bir aktüatör sadece teknisyeni tarafından tamir edilebilir. Pnömatik aktüatörler ise çok basit bir teknoloji olması dolayısıyla özel bir beceriye gerek yok.  Tüpü çıkartıyorsunuz ve ledler sayesinde hava olup olmadığını kontrol ediyorsunuz. Pnömatik valflerde bir sorun varsa ışıkla bunu size gösteriyor. Çok basit bir şekilde bunu tespit edebiliyorsunuz.”

“Orta ölçekli bir sistem entegratörü gibi çalışmaktayız”

Toplantıda “Prosos Otomasyonuna Yönelik Müşteri Çözümleri” sunumunu gerçekleştiren Festo Türkiye Müşteri Çözümleri Müdürü Fikret Kemal Akyüz, Festo’nun üzerinde çalıştıkları konularla ilgili bilgi verdi. Bu konulardan birinin projeler ve çözümler olduğunu belirten Akyüz, bunun dışında özel ürünler, ürün modifikasyonu ya da tamamen yeni bir ürünün oluşması ve servis konusunun çalıştıkları konular olduğunu dile getirdi. Servisin arıza konusuna yapılan servisler olmadığını vurgulayan Akyüz, “Daha ziyade bir parça numarası ve bir içeriği olan servisleri kastediyoruz. Bu servisleri basınçlı havanın kalitesinin ölçülmesi, hava kaçaklarının aranması, enerji izleme kompresör analizi vs. şeklinde tanımlayabiliriz” dedi. Anahtar teslim otomasyon projesi de yaptıklarını kaydeden Akyüz konuşmasına şöyle devam etti: “Bu, elektrik dizaynı, mekanik dizaynı, kontrol kabinin ya mekanik sistemin üretilmesi, saha montajının yapılması, software yazılması ve devreye alınması şeklinde. Biz yapı olarak kendi içimizde yetkinlik merkezleri oluşturduk. Mekanik tasarım, çoğunluğu taşıma sistemleri olmak üzere fabrika otomasyonları ve proses otomasyonları yapıyoruz. Bazen makine üreticilerine aynı parçadan defalarca lazım olabilir. Bu sebeple bir sistemi parça parça da alabilirsiniz ya da monte edilmiş ve tüm testlerden geçirilmiş halde tek bir parça üzerinden de sipariş verebilirsiniz.  Bunun dışında her yıl pek çok sayıda kontrol kabini üretmekteyiz. Bunlar pnömatik içerikli olduğu gibi elektrik panosu da olabilir. Kontrol kabini içerisinde sadece Festo ürünleri olmayabilir. Sonuç itibariyle biz orta ölçekli bir sistem entegratörü gibi çalışmaktayız.”

“Sadece ürün tedarikçisi değiliz, mevcut projenize yönelik özel çözümler de verebiliriz”

“Üretim olan her yerde varız” diyen Festo ekibinin etkinlik alanlarından biri olan içme suyu arıtma tesislerinde kullanılan otomasyon çözümleriyle ilgili bilgi veren Festo Türkiye Proses Otomasyon Müdürü Alpay Özkan, “Arıtma sektöründe vanaların otomasyonunda Festo’yu ağırlıklı olarak görebiliyoruz. Bunlar kelebek ya da küresel vana olabilir. Bunların üzerinde pnömatik aktüatörler ve diğer ekipmanları da çözüm olarak sunabiliyoruz” dedi. Özkan şu bilgileri verdi:  “Vanalarımız gerçekten açıldı mı kapandı mı bilgisini işleyebilmek için sensör kutularımız, hortumlarımız ve diğer pnömatik ekipmanları tek bir kaynaktan da müşterilerimize sunabiliyoruz. Bunun dışında kontrol pano çözümlerimiz ve denetim diye tabir ettiğimiz yine sistemlerimiz içerisinde “PLC” gruplarımız var. Böylelikle de sistemin arızasının nerede olduğunu bularak duruşlarımızı minimize etmiş oluyoruz. Proses endüstrisinin temel elemanlarına bakarsak altlardaki vana kısımlarımız var. Bunları mekanik olarak açıp kapamak için aktüatörlere ihtiyacımız var. Pnömatik aktüatörler de 0-90 derece arasında bir dönüş yaparak vanamızı açıp kapatıyor. Yine bunun üzerine anahtar kutusu koyabiliyoruz ve bu anahtar kutusuyla vanamız gerçekten açıldı mı kapandı mı bilgisini PLC üzerinde işleyebiliyoruz. Aynı zamanda da doğrusal aktüatör içinde de bu çözüm geçerli. Atıksuda çok fazla bıçaklı vana da kullanılıyor. Farklı çaplarda farklı boylarda bıçaklı vanalar sağlayabiliyoruz. Biz Festo olarak sadece bir ürün tedarikçisi değiliz, sistem olarak da çözüm verebiliriz. Hatta mevcut projenize yönelik özel çözümler de verebiliriz.”

“Personelin niteliklerini geliştirmek üzere eğitim programları düzenliyoruz”

Festo Didaktik konusunda bilgi veren Festo Türkiye Didaktik Müdürü Savaş Erişen ise, su döngüsü ve su yönetimi konusundaki eğitimlerini anlattı. “Bunların hepsi su ve atıksu yönetimindeki personelin niteliklerini geliştirmek üzere uyguladığımız eğitim programları” diyen ve su ve atıksu arıtmayla ilgili temel süreçleri simüle eden dörtlü set yapısına değinen Erişen, şu bilgileri verdi: “İlk modül su arıtmayla, ikinci modülümüz ise su beslemeyle ilgili. Bu konuda farklı pompa tiplerinin özelliklerinden başlayarak su kayıplarının tespiti ve giderilmesi noktasındaki işlemleri ele alıyor. Üçüncü modülümüzde atıksu taşımalar var. Burada değişen sularda katıların da taşınması, sürüklenmesiyle ilgili işlemler devreye giriyor. Aynı zamanda katıların akış havzasında bıraktıkları tutumlarla ilgili mekanizmalar incelenebiliyor. Atıksu arıtmayla ilgili olan dördüncü modülümüzde ise çamurun çökeltilmesinden oksijen miktarının ölçülmesine kadar olan süreçlerde bize simülasyon yapma fırsatı tanıyor. Bütün bu modüllerin izleme, kontrol ve optimizasyonuyla ilgili Festo’nun kendi öz parçaları var.”

 


Etiketler