Dünyada ve Türkiye'de e-Atıklar

19 Kasım 2009 Dergi: Temmuz-Ağustos 2009

e-Atık pazarı son yıllarda gelişen teknoloji ve ürün ömürlerinin kısalması nedeniyle büyük bir ivme kazanmıştır. Özellikle bilişim ve tüketici elektroniği alanlarındaki hızlı teknolojik gelişmeler sayesinde kullanıcıların mevcut teknolojilerini yenileme talepleri hızla artmaktadır. Bunun sonucunda e-atık günümüzde en hızlı gelişen üretim atığı türü olmuş,  açığa çıkan çevreye zararlı atığı geri toplamak, işlemek, hammadde piyasasına ve dolayısıyla ekonomiye kazandırmak büyük bir sektör halini almıştır.

Dünya üzerindeki elektronik atık pazarında her yıl % 5 ila % 8'lik bir artış gözlenmektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre dünya genelinde tüm elektronik atık kaynakları hesaplanacak olursa yıllık 20 ila 50 milyon ton arasında e-atığın oluştuğu tahmin edilmektedir. Bu da tüm dünya üzerindeki yıllık atığın % 5'ine denk düşmektedir. (Nairobi Declaration; United Nations Environment Programme, 2006)
OECD Çevre Raporu'na göre; Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, 2010 yılı itibariyle çevreyi tehdit eden e-atık miktarının 3 katına çıkacağı tahmin edilmektedir.
Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından gerçekleştirilen çalışma, AB27 ülkelerinde 2005 yılında ortaya çıkan 8,3 milyon tonluk e-atığın yalnızca 2,2 milyon tonunun toplanabildiğini ortaya çıkarırken, yine aynı araştırmanın sonuçlarına göre; 2011 yılında AB27 ülkelerinin toplamında ortaya çıkan e-atık miktarı 10 milyon ton sınırına yaklaşacak ve bu atığın 5.3 milyon tonu toplanabilecektir. 
Bugün dünya üzerinde 1 milyardan fazla bilgisayarın olduğu tahmin edilmektedir. Ülke gelişmişliğine bağlı olarak bir bilgisayarın ortalama ömrü 2 ila 5 yıl arasında değişmektedir. Cep telefonlarında ise bu süre ortalama 18 aydır. Dayanıklı tüketim malzemeleri; TV, buzdolabı, fırın vs. ortalama 15 yıl kullanılmaktadır.
Elektrik ve Elektronik Ekipman Arıkları "Waste Electrical and Electronic Equipment - (WEEE)" Yönetmeliği 13 Şubat 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir fakat elektrikli ve elektronik atıkların evsel çöple birlikte atılmaması ve çevreye uygun geri dönüşümünün sağlanması için İsviçre'de diğer AB ülkelerinden bağımsız olarak 1. Temmuz 1998 yılında VREG yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile atıkların bedelsiz geri verilmesi amaçlanmıştır ancak WEEE ile tam anlamıyla örtüşmemektedir. Son kullanıcı atıkları verirken değil ürünü alırken geri dönüşüm masraflarını ödemiş oluyor! 2006 yılında İsviçre'de 13,1 kg/kişi başı elektronik atık toplanmıştır.

ElektroG Almanya'da 24 Mart 2006'da  yürürlüğe giren ve RoHS direktifini de içinde barındıran bir yasadır (ElektroG=WEEE+RoHS). Elektronik ekipmanların üretimi sırasındaki ve işlevini kaybettikten sonra ki çevresel etkilerinin düzenlenmesine yönelik çıkartılmıştır.

Almanya'da 2006 yılında 1,8 milyon ton elektrikli ve elektronik cihaz satılmıştır, bu rakam kişi başına 22 kg'a denk gelmektedir.
Aynı yıl toplama noktalarından, üreticilerden ve satıcılardan 1,2 milyon ton elektrikli ve elektronik atık toplanmıştır; kişi başı 15 kg atığa denk gelmektedir.

Almanya'da 1500 toplama noktası ve bunları toplamak üzere 7000 konteyner vardır; yaklaşık 300 adet elektronik atık demontaj şirketi, 120 adet de elektronik atıkları manuel ve mekanik olarak işleyen tesis vardır.

Türkiye ile gelişmişlik bakımından yakın olan Yunanistan'da ise 2005-2007 yıllarında 442 ton pil, 32.000 ton akü toplanmış. 2006 yılında 9.800 ton e-atık, 2007 yılında ise 28.900 ton e-atık toplanmış, yani bir yılda % 300'lük bir artış olmuştur.

 

Türkiye'de Yürürlüğe Giremeyen WEEE

 

İçinde bulunduğumuz sektörün gelişebilmesi için insanların çevre bilincinin bir şekilde gelişmesi gerekmektedir. Çevre konusundaki bilinçlendirme çalışmalarında, vatandaşlık sorumluluğumuz çerçevesinde, birey olarak daha fazla sorumluluk almamız gerektiğini bir kez daha ifade etmek isterim.

Dünya standartlarında, çevreye en az etkiyi sağlayacak olan, mümkün olan en iyi geri dönüşüm ve geri kazanım tekniklerinin uygulayıcısı olmak için, şirket olarak daha fazla kararlı adımlar atacağımızdan emin olabilirsiniz.

Ülkemizde en büyük problemimiz anlaşılamamak. İnsanlarımız (kurumsal firmaların tepe yöneticileri dahil) hala elektronik atıklarının karşılığında yüksek ödemeler bekliyorlar. Avrupa'da sistem tam ters şekilde işliyor. Yani elinizde bulunan ömrü bitmiş bir ürünü çöpe atmak ve bertaraf ettirmek için ücret ödemek zorundasınız. Bu bizim mentalitemizde çalışan firmaların hayatta kalması için çok önemli. Bizim gibi lisanslı olan ve çevre bilinciyle hareket eden geri kazanım firmalarının maliyetleri daha yüksek olduğu için atıklar için hurdacılar kadar iyi ödeme yapamıyoruz. Maliyetlerin yüksek olmasının nedeni atığın doğaya en az zararı verecek şekilde işlenmesidir. Halkımızı ürettiği atıktan nasıl kurtulacağı konusunda bilinçlendirmek için gerek belediyelerle gerekse eğitim kurumlarıyla ortaklaşa projeler yürütmekteyiz. Bu bilincin kazandırılmasının hemen olmayacağının da, bunun ilk öğretimden

başlayan uzun bir süreç olduğunun da farkındayız. Ayrıca bu belirli bir devlet politikasının sonucunda başarılabilecek bir hedeftir.

Avrupa'da 2003 yılında yürürlüğe giren ve sistematik bir şekilde her geçen gün iyileştirilerek devam eden WEEE, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2005 yılından beri sürdürdüğü çalışmalarla Türkiye'ye de getirilmeye çalışılmakta ancak karşılaşılan çeşitli engeller ve itirazlar neticesinde yürürlüğe giriş tarihi her seferinde ertelenmektedir. Öncelikle elektronik ve elektrikli ekipman üreticilerine büyük sorumluluk yükleyen WEEE, bu özelliği nedeniyle öncelikle üreticiler tarafından olumsuz karşılanmakta, adeta her büyük üreticinin direktifi kendi lehine değiştirme çabalarına sahne olmaktadır.

AEEE direktifinin ülkemize getireceği fayda göze alındığında, Türkiye'ye Avrupa Birliği uyum yasaları beraberinde gelen ve şuan bakanlıkta Türkiye'ye uyumu incelenen WEEE Direktifleri'nin onayı ve bu yasa ile Türkiye'ye gelen sorumluluklar dahilinde bilinçlendirme çalışmalarımız hızlandırılmalıdır. Avrupa'daki sistem, hizmet tecrübeleriyle bu konunun Türkiye'de de üretici, son kullanıcı zincirinde yer alan her referansı bu sorumluluğa davet edilmelidir.  Büyük ithalatçı firmaların bu konudaki çözümsüzlükleri ve sistemin Türkiye'ye entegrasyonunu zorlaştırmaları,  sistemin Türkiye'deki yerini almasını geciktirmiştir. Ancak dünya genelinde ve Avrupa genelinde sistemin direktifleri hızla kullanılması gereken şartlar haline getirmesiyle de Türkiye'de hızlı dalgalanmalar olmuş ve herkes üzerine düşen görevi öğrenmiştir. Uygulanması ise tam olarak direktifin bakanlık tarafından resmi olarak açıklanmasıyla olacaktır. Uygulanarak da didaktiflik kazanacak olan WEEE, Türkiye'de de doğru yerini alacaktır.

 

Exitcom

1997 yılında Almanya'nın Hannover şehrinde kurulan Exitcom, 2002 yılından beri yapmış olduğu yatırımlarla, atık elektrikli ve elektronik ekipmanların (WEEE) geri dönüşümü konusunda uzmanlaşmış, bu alanda hizmet veren ilk Türk şirketi unvanına sahip olmuştur. 2003 yılında başladığı Türkiye faaliyetleriyle, birçok projede başarıyla yer almıştır. Almanya/Hannover ve Türkiye/Kocaeli olmak üzere 2 ana noktada hizmetlerini devam ettiren şirket; e-atık, çevre teknolojileri, tersine tedarik zinciri yönetimi konularında bütüncül çözümler ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.  

Yıllık 15 bin ton atık işleme kapasitesine sahip olan Exitcom, uçtan uca bütün proseslerine entegre ettiği ISO 14001, ISO 9001, OHSAS 18001 yönetim sistemleriyle; çevreye, insana ve kaliteye verdiği önemi göstermektedir. Ortalamanın çok üzerinde; % 99 oranında geri kazanım oranına ulaşan Exitcom, her biri birer çevre gönüllüsü olan deneyimli ve uzman kadrosu, yenilikçi ve dinamik yönetim anlayışıyla, daha yaşanabilir, temiz bir çevre ve gelecek yaratma hedefiyle faaliyetlerine artan bir hızla devam etmektedir.

 

 

Murat Ilgar

Genel Müdür

Exitcom Recycling Atık Taşıma Toplama

Depolama ve Elk. San. Tic Ltd. Şti

 


Etiketler


Slider Altına