Türkiye’deki Kentler de İklim Liderliğine Oynayabilir

10 May 2019

350

İklim değişikliğine karşı ulusal boyutta atılacak somut adımların yanı sıra yerel yönetimleri de sorumluluk almaya çağıran “İklim için Kentler” kampanyası bugün başladı. 350 Türkiye tarafından başlatılan kampanya, yerel yönetimlerin şu an içinde bulunduğu altı aylık stratejik planlama döneminde iklim değişikliğine karşı somut taahhütler vermesini ve iklim eylem planlarını oluşturmasını amaçlıyor.

Salt Galata’da Yerel İzleme, Araştırma ve Uygulamalar Derneği ile 350 Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen kampanya lansmanı kapsamında düzenlenen “İklim Değişikliği Eylem Planları” panelinde konuşan Dr. Barış Gencer Baykan, yerel yönetimlerin iklim değişikliğine karşı harekete geçmesi için stratejik planlama döneminin önemine dikkat çekerek, Türkiye’de belediyelerin bu konuda geciktiğini ancak hala atabilecekleri adımlar olduğunu vurguladı. Baykan, belediyelerin iklim değişikliği ile mücadelede özellikle kentleri fosil yakıtlardan arındırma ve yenilenebilir enerji üretme konusunda adımlar atması gerektiğini belirtti.

Panel konuşmacılarından ve kampanyanın “İklim için Kentler: Yerel Yönetimlerde İklim Eylem Planı” rehberininin yazarı Dr. Baran Alp Uncu da iklim eylem planlarının, kentlilerin taleplerini karşılayacak şekilde katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmasının öneminin altını çizdi. Lansmanda ayrıca İBB Sistem Geliştirme Şefi Seda Özdemir ve Kadıköy Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Şule Sümer, kendi belediyelerinin iklim eylem planlarını nasıl hazırladıklarını anlattılar.

350 Türkiye’den Efe Baysal ise, “İklim için Kentler”in asıl amacının iklim hareketinin sesini yerelden yükseltmek olduğunu belirtti. Nasıl bir gezegende yaşayacağımızı adil, eşitlikçi, iklim dostu kentleri nasıl kuracağımızla ilgili olduğunu belirten Baysal, tüm kentlileri aktif yurttaş olmaya çağırdı ve yerel yönetimlerinden iklim için harekete geçmelerini talep etmeye davet etti.

Kentlerde yenilenebilir enerji dönüşümü başlamalı

Kampanya kapsamında yerel yönetimlere yol göstermesi amacıyla hazırlanan rehbere göre, küresel ölçekte kentler doğal kaynak tüketiminin %75’inden, birincil enerji kullanımının %60 ila %75’inden ve karbondioksit salımlarının %70’inden sorumlu durumda. Küresel ısınmayı ortalama 1,5 °C sınırında tutabilmek için, 2050 yılına kadar kentlerde binalardan kaynaklı sera gazı salımlarının bugünkü seviyesinin %80 - %90 altına çekilmesi, toplam elektrik üretiminin en az %75 - %80’inin yenilenebilir enerji yoluyla elde edilmesi ve ulaşımda enerji kullanımının en az %30 azaltılması gerekiyor. AB’de bulunan 885 kentin ⅔’ü de bu yönde adım atmak için salım azaltım ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı uyum çalışmalarında bulunuyor. Küresel ölçekte ise 9400 kent, 20 bin civarında iklim dostu projeyi hayata geçirmekte

Rehber aynı zamanda, hem dünyadan hem Türkiye’den örneklerle iklim değişikliğiyle mücadelede belediyelerin iklim eylem planının adım adım nasıl katılımcı bir şekilde hazırlanabileceğini anlatıyor.

Kampanya ve rehber hakkında bilgilere iklimicinkentler.org sitesinden ulaşılabilir.