Header

Teknolojinin Usain Bolt’a nazire yaptığı zamanlar

24 Nisan 2017 Dergi: Mart-Nisan 2017

Teknolojinin hızına yetişmek gibi bir durum söz konusu değil artık. Fakat özellikle Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız, öylesine “hayati” sorunlarla hemhâl olmak zorunda bırakılıyorsunuz ki teknoloji, bilim, sanat, edebiyat gibi kavramlar hep ikinci planda kalıyor. Pek tabii dünyanın genelinde durum böyle değil. Teknoloji, bilim gibi dertleri var mesela.

Tam da bu noktada bir örnek iyi gelecektir:

Fransa, Singapur ve Hollanda’nın ardından İngiltere’de “sürücüsüz otobüs” denemelerine başlandı. Başkent Londra’da otonom otobüsler için test çalışmaları yapılıyor. Oxford Üniversitesi ile birlikte çalışmalarını sürdüren ve otonom araç geliştirme üzerine çalışan Oxbotica şirketi, Harry adı verilen otobüslerin test aşamasına, önümüzdeki birkaç haftalık süre içerisinde yolcularla birlikte başlanacağını açıkladı. Burada “yolculularla birlikte” lafzı çok önemli, zira bu testi Londralılar yapacak. Test süresi boyunca 100 Londralı, Greenwich’te, 2 kilometrelik rota üzerinde taşınacak. Şimdiden 5 binin üzerinde kişi otobüsü deneyecek 100 kişi arasına girmek için Oxbotica’ya başvuru yapmış durumda.

Daha önce Fransa, Hollanda ve Singapur’da gördüğümüz benzer otonom otobüsler gibi Harry de normal otobüslere kıyasla oldukça küçük ve az sayıda yolcu taşıyabiliyor (aynı anda 4 yolcu). Etrafını analiz etmek için 5 kamera ve 3 lazere sahip olan ve saatte yaklaşık 16 kilometre hızla hareket edecek olan Harry, bisikletlilerin ve yayaların yoğun olarak kullandığı The O2 Arena’nın yakınındaki bölgede hizmet sunacak.

Bu, sadece bir örnek. Belki bir gün Türkiye’de de göreceğiz. Ama ne zaman?

Teknolojide de, ülke olarak maalesef genlerimize neredeyse işlemiş “gidenin arkasından bakan” durumuna düşmemek gerekiyor. “Giden” biz olmalıyız. Hatta tozu dumana katmalıyız. Son sürat gitmemizi sağlayacak en önemli unsur da devlettir, idarecilerdir. Kamu ve özel sektörün birlikte atacağı adımlar bizi önemli seviyelere ulaştırabilir. Yeter ki tercihimiz, kısır kavgalar içerisinde günlerimizi heba etmek değil, hep birlikte barış şemsiyesinin altında yürümek olsun.