Slider Altına

Nesli tükenen hayvanlar yapay zeka ile koruma altında

05 Kasım 2018 Dergi: Eylül-Ekim 2018

İlk olarak 1956 yılında bazı araştırmacılar tarafından hayatımıza giren yapay zeka kavramı, günümüzde hayatımızın daha fazla alanında yer almaya başladı. Günlük hayatımızı kolaylaştırma odaklı ortaya çıkan bu teknolojinin önümüzdeki 50 yılda pek çok işin üstesinden gelebileceği konuşuluyor. Artık fazlasıyla aşina olduğumuz bu kavrama istinaden, ben de geçtiğimiz günlerde haberiyle karşılaştığım, yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı bir çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.Microsoft’un yapay zeka çözümleri Kongo’da sayıları gitgide azalan fil popülasyonunu korumak ve artırmak için kullanılıyormuş. Doğal hayatın korunması için teknolojik çözümler geliştiren firma, azalan fillerin popülasyonunu yapay zeka teknolojileriyle koruma altına almış. Bu kapsamda geliştirilen yapay zeka çözümü, makine öğrenimi üzerinden doğal yaşamı takip ederek, verileri analiz ediyor ve koruyucu önlemlerin geliştirilmesine yardımcı olan bilgiler sunuyormuş. Firmadan yapılan açıklamaya göre, Kongo’daki Nouabalé-Ndoki Ulusal Parkında sürdürülen Fil Dinleme Projesi kapsamında, terabayt boyutunda, ormanlardaki yağmur, diğer hayvanların ve fillerin iletişimde kullandığı sesler ayrıştırılıyor; avcılık gibi doğal olmayan durumlar anında tespit ediliyor ve gerekli aksiyonlar alınıyormuş. Böylece araştırmacılar, işlenip analiz edilen bu sesleri kullanıp fillerin takibini yapabiliyor; rutinlerini, alışkanlıklarını ve çiftleşme bölgelerini öğrenebiliyormuş.

Dünyahalleri.com web sitesinde okuduğum bir yazı da yapay zekanın şehirlere etki edeceği yönünde. Bu kapsamda yapay zekanın Amerika’daki ortalama bir şehre nasıl etki edeceğine dair bir rapor yayınlanmış. Rapora göre 15 yıl içinde yapay zekanın şehirlerde dönüştürmesi beklenen alanlar şöyle:

  • Ulaşım: Otonom araçlar 2020’ye kadar büyük ölçüde yollardaki yerini alacak. Gelecekte sürücüsüz teslimat kamyonları, otonom teslimat drone’ları ve kişisel robotlar da sıradan hale gelecek.
  • Ev ve hizmet robotları: Önümüzdeki 15 yıl içinde teslimat yapan veya ofisleri temizleyen robotlar çok daha yaygın olacak.
  • Sağlık hizmetleri: Yapay zeka hasta kayıtlarını ve literatürü tarayarak teşhis aşamasındaki işlerin bir kısmını otomatik hale getirebilir. Bu tür bir dijital asistan, doktorların hasta bakımıyla daha fazla ilgilenmesine yardımcı olabilir.
  • Eğitim: Sınıf ve bireysel öğrenim arasındaki çizgi 2030 yılında iyice bulanıklaşacak. Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler (MOOC) akıllı öğretmenler ile gerçekleştirilecek ve yapay zeka teknolojilerinin kişiselleştirilmiş eğitim vermesini sağlayacak. Bilgisayar temelli öğrenim sınıfların yerine geçmeyecek fakat çevrimiçi araçlar öğrencilerin kendi temposuyla öğrenmesine imkan verecek.
  • Kamu düzeni ve güvenlik: 2030 yılına geldiğimizde, şehirlerde işlenen suçları tespit ve tahmin etmek için yapay zeka teknolojilerinin yoğun şekilde kullanılması bekleniyor.
  • İstihdam ve iş ortamı: Yapay zekanın etkilerinin en çok iş ortamında hissedileceği düşünülüyor. Yapay zeka 2030 yılında avukatların, mali danışmanların ve radyologların yerini alabilir. Fakat yakın zamanda, mesleklerin değil de görevlerin yerini alması daha muhtemel görünüyor.
  • Eğlence: 2030 yılında eğlence sektörü interaktif, kişisel ve bugünküyle karşılaştırılamayacak kadar ilgi çekici olacak. Sensör ve donanımlardaki yenilikler sayesinde yapay zeka ve haptik teknoloji evlerimize girecek. Kullanıcılar eğlence sistemleriyle konuşarak etkileşim kurabilecek. Eğlence sistemleri de bulundukları ortama uyum sağlama yeteneğine sahip olacak.

Önümüzdeki sayıda görüşmek üzere…