WICS 2014 Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi, akıllı şehir konseptini masaya yatırdı

30 Aralık 2014 Dergi: Kasım-Aralık 2014

EurAsia Strategies tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen WICS-Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi, 10-11 Aralık 2014 tarihlerinde Conrad İstanbul Otel’de gerçekleştirildi. Türkiye ve dünyanın akıllı şehirler gündeminin tartışıldığı etkinliğe yerli ve yabancı 100’ün üzerinde uzman konuşmacı katıldı. Zirvede kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan EurAsiaStrategies Genel Müdürü ve Dünya Akıllı Şehirler Zirvesi Direktörü Fatih Aydın, günümüzde toplumlar için devam ettirilebilir, yaşanabilir ve altyapısı güçlü şehirler oluşturmanın ehemmiyet kazandığını söyledi.

Özellikle Asya ve Afrika’daki hızlı kentleşmenin, global olarak akıllı şehir teknolojileri pazarındaki güçlü büyümeyi de tetiklediğinin altını çizen Aydın, “Bu yeni teknolojilerle enerji şebekelerimizi, ulaşım sistemlerimizi, su ve atık su altyapı sistemlerimizi, binalarımızı daha modern hale getirebilir ve bu sistemlerin birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayabiliriz” dedi.

 

Sağlıklı, altyapısı güçlü ve yaşanabilir bir Kağıthane için çalışıyoruz”

Başkanlar Oturumu’nda konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, sağlıklı ve doğal afetleri dayanıklı modern şehir yapılaşmasını tamamlamak için Kağıthane’de gerçekleştirilen çalışmaları anlattı. Başkan Kılıç, “Modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap verecek, sağlıklı, altyapısı güçlü ve yaşanabilir bir Kağıthane için başlatılan çalışmalarda büyük bir mesafe aldık. Programlı olarak devam eden çalışmalarımız başarılı plan neticesinde başarılı bir dönüşümü getirmektedir” dedi. Başkan Kılıç, “Şehirler canlı organizmalar. Zaman içerisinde değişiklikler olması gerekiyor. Şehirlerin bazı bölümleri zaman içerisinde önemini kaybederken bazı bölümlerinin önemi artıyor. Bu değişimin içerisinde doğru planlamalarla yapılması gereken güncel çalışmalar kaçınılmaz” açıklamasında bulundu. Kağıthane’nin yerleşim alanı olarak yaşadığı süreçten bahseden Başkan Kılıç, “Kağıthane 1950 yıllarında sanayi bölgesi olarak planlanmış ama günümüze geldiğimizde çevresinin sanayi alanı olarak planlanması doğru olmamış. Kağıthane’nin sanayi alanı olarak planlanmasıyla ilçenin sanayi yapıları ile çevrelendiğini görüyoruz. Bununla birlikte sanayileşmenin etkisiyle gecekondulaşma ve çarpık yapılaşma da oluşmuş. Bugün bakıldığımızda gerekli olan Kağıthane’nin sanayileşmeden ve bununla birlikte oluşan yapılardan arındırılması. Bu arındırmada da eski ve plansız yapıların yıkılarak yerine dayanıklı yapıların yapılması yerini alıyor” dedi. Başkan Kılıç sözlerine şöyle devam etti: “Dayanıksız ve ömrünü tamamlamış yapıların uygun koşullarda yeniden yapılması için yerel yönetimlere ve merkezi yönetime önemli görevler düşüyor. Halk arasında defter yasası olarak biline yasa ile yenilemenin ve kentsel dönüşümün önü açılıyor. Kentsel Dönüşüm çalışmalarında yerel yönetimlerimizin olduğu gibi merkezi yönetimimizde sorumluluklarını yerine getiriyor. Birçok teknolojik uygulamayı aktif olarak kullanan Kağıthane Belediyesi olarak vatandaşa en iyi hizmeti sunmak için teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Eskiden verginizi ödemek ve çeşitli işlemlerinizi yapmak için ilgili kurumlara gidip sıra beklemeniz gerekirdi ve çok uzun kuyruklar olurdu. Şimdi artık bu şekilde değil. Bir tuşla verginizi öğrenip, çeşitli işlemlerinizi telefonunuzdan ve bilgisayarınızdan yapabiliyorsunuz. Biz tüm bunları Kâğıthane Belediyesi olarak bir adım ileriye götürdük. Odamda kamera var. Odamı ve nikâh salonumuzu internetten canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Şeffaflık adına bunun gibi pek çok çalışma yaptık.”

“Sosyal medya ile belediye hizmetleri daha etkin ve interaktif”

 

Zirve’de konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ise, artan nüfusla birlikte hayatın daha kaotik bir noktaya geldiğini belirterek, “Böylelikle karşılaştığımız sorunlar da daha kompleks bir hale geliyor. Sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi her alanda, hatta bireysel gündelik hayatta bile küreselleşmenin iletişim teknolojileri ile kazandığı ivme başımızı döndürüyor. Bu baş döndürücü değişim ve dönüşüm, dünya nüfusunun belli başlı öbeklerini oluşturan şehirleri de şehircilik anlayışımızı da baştan  başa değiştiriyor, dönüştürüyor. Elbette bu durum, yani, yeni  dünya düzeni, ‘Küresel Kent-Akıllı Şehir’ konseptiyle yeni, yepyeni bir şehircilik ve yönetim anlayışı oluşturdu, oluşturuyor” dedi.

Sosyal medyanın insan hayatında vazgeçilmez bir noktaya geldiğine değinen Başkan Türkmen, “Klasik, reel dünya ile bu yeni sanal dünya arasında yeni bir yönetim modeli geliştirmek zorundayız. Elbette bu model, akıllı şehir modelidir. İşte bu noktada sosyal medya bizim imdadımıza yetişiyor. Artık vatandaşlarımız sosyal medyanın sağladığı kolaylıklar neticesinde, belediye hizmetlerine etkin ve interaktif bir şekilde katılabiliyor. Yerel yönetimler bu mecralar sayesinde hizmetlerini daha sağlıklı bir şekilde ulaştırabiliyor. Bu sayede, hem katılım ve denetim mekanizması çalıştırılmış oluyor, hem de daha şeffaf, daha etkili hizmetler üretilebiliyor” dedi.

Başkan Türkmen, Üsküdar’da hayata geçirdikleri projelerle de ilgili bilgi vererek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bütün Üsküdar için temel oluşturacak bir projeyi, Üsküdar Veri Analiz Kontrol (VAK) sistemini hayata geçirdik. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ödüllendirilen bu projeyle Üsküdar’da insana,  binaya, sokağa dair her şeyi tek bir veri tabanında topladık.  Biraz açmam gerekirse, bu veri tabanında, Üsküdar’da bulunan bir tarihi eser, bir cami, bir okul da var. Hizmetlerimize, projelerimize dair yaptığımız harcamalar da var. Herhangi bir bakanlıkla yaptığımız yazışma da var, herhangi bir sokağımızda vatandaşlarımızla yaptığımız görüşmeler de var. Kısaca Üsküdar’a dair her şey, her türlü döküman bu sistemde yerini alıyor. Hâlihazırda kurum içi bir işleyişe hizmet eden bu projeyi, pek yakında bütün halkımızın hizmetine sunacağız.”

 

“Sürdürülebilir ulaşım için belediyelerle işbirliği yapacağız”

 

Etkinliğin Akıllı Ulaşım panelinde konuşan Avrupa Birliği Delegasyonu Ulaştırma Sektörü Takım Lideri Göktuğ Kara, 2014-2020 yılı için Avrupa Birliği fonu destekli ulaşım projelerini anlattı. Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarından bahseden Kara, 2014-2020 yılı operasyonel programı için belediyelerle daha yakın çalışarak sürdürülebilir ulaştırma ve hareketlilik planları hazırladıklarını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sürdürülebilir ulaştırma hareketlilik planlarının altındaki önemli konulardan bir tanesi sürdürülebilir hareketlilik. Çünkü kentlerin önümüzdeki dönemde açmazlarından bir tanesi bu.  Kentler ekonomik hareketin, ulaştırmadaki hareketin ve birçok sosyo kültürel hareketin merkezi. Bu denklem içerisinde de ulaştırmanın özel bir yeri var. Çünkü bir kenti kent yapan, kentin bel kemiğini oluşturan, kenti birbirine erişilebilir kılan ve bu erişilebilirlik içerisinde sürdürülebilirlik perspektifini ortaya koymanızdaki en önemli konu aslında bu başlık. Şöyle bir denklem düşünemezsiniz; ben bir stat yaptım ama buraya nasıl erişeceğimi bilmiyorum. Bir hastanem var ama insanlar hastaneye gelip hastane hizmetlerinden faydalanamıyorlar. Ulaştırmanın düşünülmediği, önceden proaktif olarak risk değerlendirilmesiyle birlikte konunun ele alınmadığı kentte açmazımız var demektir. Türkiye üzerinden örnek vermek gerekirse; Türkiye şuanda 30-40 yıllık performansıyla çok önemli bir başarıya imza attı ve ekonomik anlamda orta gelir sınıfına yükseldi. Bundan sonra bu hızlı gelişimi ve bu kentsel gelişmenin getirdiği dışsallıkları nasıl absorbe edeceğiz nasıl çözeceğiz buna odaklanmamız lazım.  Bizim Dünya Bankası ile beraber yürüttüğümüz sürdürülebilir kentler projesiyle ilgili bir programımız daha var. Bu projede İller Bankası ile çalışıyoruz. Bizim için önemli olan hangi şehirlerin buna talip olacağı. Belediyelerin konuyla ilgili nasıl bir vizyon ortaya koymak istedikleri, ellerini ne kadar taşın altına koymak istedikleri çok önemli. Bu proje bir vizyon belgesi ve temelinde bundan 30 yıl sonra kentlerin ulaştırma alanında nerede olmak istiyoruz sorusunu kendilerine sordukları bir soru var. Bu vizyon belgesi, sıkı hazırlık yapmayı gerektiren, artıları eksileri, kurumsal kapasiteyi, insan kaynaklarını ortaya koyabilecekleri bir belge. Böyle bakıldığı zaman her belediye bunu istemeyebilir ama biz çalışmak isteyen belediyelerle önümüzdeki dönemde bu projeyi hayata geçireceğiz.”

 

“İETT olarak Akıllı şehir konseptine uygun akıllı ulaşım sistemleri geliştiriyoruz”

 

İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci ise, dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler neticesinde Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan İETT’nin de bir yapılanma süreci içine girdiğini anlatarak yaptıkları faaliyetlere ilişkin bilgi verdi. Akıllı ulaşım sistemiyle akıllı şehir konseptine girebilmek için yola yeni bir jenerasyon ile devam etme kararı aldıklarını ifade eden Kahveci, 30 yaşın altındaki yeni kadro ile beraber empati yapmaya başladıklarını ve gençlerin en çok kullandıkları uygulamalar ile şehir konsepti içerisinde akıllı enerji sistemleri, akıllı ulaşım sistemlerinin altyapılarını kurmaya başladıklarını söyledi. Kahveci konuşmasına şöyle devam etti: “Akıllı binalarla akıllı altyapı ile örtüştürmeye başladığımızda dolayısıyla bütün ulaşım networkumuzu tek bir merkezden yönetebilecek elektronik bilgi data altyapısını geliştirmeye başladık. Bunun yanında akıllı araçlarımızla ilgili bir çalışma yaptık ve araç üreticileriyle çok iyi iş birliktelikleri kurduk. Araçlara içinde bulunan ekranlardan yolcu bilgilendirme sistemleri bulunan, şoförlerle sürekli online irtibatı olan ve araçların doluluk oranlarını sürekli takip edebildiğimiz altyapı sistemlerin kurmaya başladık. Bununla birlikte aracın seyahat esnasındaki veya şehirdeki enerji tüketimini de yönetebilir hale gelmeye başladık ve arkasından daha az enerji tüketebilecek araç konseptlerimizle çalışmaya başladık. Toplu ulaşımda yolcuyla interaktif bilgilendirme sistemi çok önemli. Bununla birlikte MobiİETT yazılımımızı ürettik. Artık her akıllı telefonun aynı zamanda bir akıllı durak olduğu bu yeni sistemi yaklaşık 1 milyon insan Iphone ve Android uygulamalı telefonlarına yükleyerek kullanıyor. Bulunulan yere en yakın durak, o duraktan geçen otobüsler ve varış saatleri gibi başlıklar üzerine günde yaklaşık 2 milyon sorgu yapılıyor. Bunun haricinde güneş enerjisiyle beslenen duraklar, garajlar yaptık. Akıllı şehrin temel ölçütlerinden bir tanesi de atıklarımızı yönetebiliyor olmamız gerektiğidir. Dolayısıyla kurduğumuz bu sistemler sayesinde araçlarımızı yıkadığımız suyu tekrar yeniden çevrim içerisine alarak arıtıp kullanmaya başladık. Böylece daha az su tüketmeye ve kaynakları daha üretken bir şekilde kullanmaya başladık.”

 

“Yaşanabilir kent için otoparkçılık düzenli ve sistemli bir yapıya kavuşmalı”

Oturumda İSPARK’ın İstanbul’da hayata geçirdiği kara, hava ve deniz taşıtları otopark alanları ve sistemleri konusunda sunum yapan İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik, Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinde verilen danışmanlık hizmetlerine dikkati çekerek otoparkçılığın yaşanabilir kentlerin oluşmasında düzenli ve sistemli bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti. İSPARK’ın stratejik planlama ve otopark master planı çalışmalarına da değinen Çevik, zemin altı, üzeri yeşil alan modern katlı otoparkların yapılarak yol üstü parklanmanın önüne geçilmesi için gerekli hazırlıkların yapıldığını dile getirdi. 10 yıl içinde sayısız yeniliği vatandaşların hizmetine sunduklarını ifade eden Çevik, “Eğitimli çalışanlarımızla ve teknolojik donanımlarla kaliteli hizmetin yanı sıra, ‘Park Et Devam Et’, ‘Otopark Bilgilendirme Sistemi’, Network Altyapı’, ‘Akıllı Telefon Uygulamaları’, ‘Tekne Park’, ‘Heliport’, ‘Cep Otogarı’ gibi projeler ile İstanbul’daki trafik yoğunluğunun çözümüne çok güçlü katkılar sağladık” dedi. Çevik Ayrıca “İnovasyona verdiği önem ile yenilikçi uygulamalarını sürekli olarak artıran ve geliştiren İSPARK, taksileri tek merkezde toplayacak çağrı merkezi, elektrikli otomobiller için şarj istasyonları, Apartpark sistemi, tam otomatik park gibi teknolojik projeleri hayat geçirerek kalıcı çözümler sunacak” dedi.

“Akıllı şehirlerin öncelikli şartı akıllı trafik sistemleri”

Türkiye’de MOBESE sistemini 2005 yılında ilk kez kuran ve dünyadaki ilk akıllı devriye olan “ekin Patrol” teknolojisini geliştiren ekin Technology Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin, zirvede akıllı trafik odaklı sunum gerçekleştirdi. Akıllı trafik sistemlerinin akıllı şehirlerin öncelikli şartı olduğunu belirten Ekin, “Günümüzde şehir hayatının hızı ve artan nüfus, hepimizi yoğun trafikle baş başa bırakmakta ve büyük bir zamanı trafikte kaybetmemizi sebep olmaktadır. Üstelik güvenlik açısından da trafik akışı büyük önem taşımaktadır. Ancak trafik akışının düzenli ve güvenli olduğu, zamanların ve her şeyden önemlisi hayatların kaybolmadığı şehirler akıllı olabilirler. Bu vizyonla, ölüm ve yaralanmaların en önemli sebebi olan trafik kazalarının azaltılmasının akıllı şehirlerin ilk şartı, dolayısıyla da akıllı trafik sistemlerini akıllı şehirlerin olmazsa olmazı olarak görüyoruz”dedi. Akıllı trafik sistemlerinin daha az enerji tüketimi sayesinde de doğal kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını ve karbon salımının azalmasını sağlayarak yeşil bir gelecek sunduğunu da ifade eden Ekin sözlerini şöyle sürdürdü: “ekin safe Traffic çözümleri ile; hız tespit sisteminden kırmızı ışık ihlal sistemine kadar onlarca teknolojiyi entegre bir yapıda sunuyoruz. Bu sistemler sayesinde trafik ihlalleri ve dolaylı olarak kazaların da azalması en önemli hedefimiz. Sürdürülebilir bir dünya geliştireceğimiz teknolojilerle ve akıllı şehirlerle mümkün olacak.”

 


Etiketler