Akıllı şebekeler ve akıllı şehirler ICSG 2016’da masaya yatırıldı

28 Haziran 2016 Dergi: Mayıs-Haziran 2016

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın birlikte gerçekleştirdiği 4. Uluslararası Akıllı Şebekeler ve Şehirler Kongre ve Fuarı, 20-21 Nisan tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Kongreye Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra, İsveç Enerji Bakanı İbrahim Baylan, Avusturya Viyana Eyaleti Şehircilik Bakanı Michael Ludwig, İstanbul Valisi Vasip Şahin, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ile 50’nin üzerinde ülkeden 5 bin sektör temsilcisi katıldı.

“Akıllı şehircilik konusunda çok önemli adımlar attık”

Etkinliğin açılış töreninde konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ali Rıza Alaboyun, akıllı yönetimin hayatımızın her alanına girdiğini belirterek, “Akıllı enerji, akıllı yönetim bir gerekliliktir. Scada sistemi ile nereden, ne zaman ve ne kadar enerjiye ihtiyacımız olduğunu ortaya koyabilirsek, doğru zamanda doğru enerjiyi verimli şekilde kullanabiliriz” dedi. Alaboyun ayrıca enerjide en büyük sorunun depolama olduğunu ifade etti. 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise, 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyar olacağını ve bunun 7 milyarının da şehirlerde yaşayacağını belirterek, çok daha çevreci çalışmalar yapmak gerektiğini vurguladı. Şehirlerde teknolojiyi en iyi şekilde kullanmaya özen gösterdiklerini ifade eden Topbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bilim ve teknoloji o kadar çok gelişti ki artık çalışmalarda insan gücü yerine akıllı sistemler tercih ediliyor. 2-3 yıl önce yaptığınız çalışmanın bile güncellenmesi ya da yenilenmesi gerekiyor. Böyle bir süreçte şehrin altyapısını buna göre düzenlemek zorundasınız. İBB olarak, akıllı trafik ve ulaşım sistemlerinden başka birçok alana kadar akıllı şehircilik konusunda çok önemli adımlar attık. Dünyanın neresinde bir teknolojik gelişme varsa ekiplerimizi anında oraya gönderiyoruz. Halkın beklentilerini önceden hissetmek gerektiği ve hatta talep gelmeden çözüm aranması gerektiği hususunun yerel yöneticiler olarak üzerinde hassasiyetle duruyoruz ve bütün belediyelere bunu tavsiye ediyoruz”.

“Akıllı şehirler konusunda Türkiye’de önemli bir potansiyel var”

Etkinlikte İtalya Ticaret Ajansı’nın (ITA), İtalya İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın desteği ve NOVUSENS Akıllı Şehirler Enstitüsü işbirliği ile düzenlenen “İtalya-Türkiye İş Forumu” bu yıl odağına “Akıllı Şehirlerde Girişimcilik” temasını aldı. ENEA Akıllı Enerji Bölümü Direktörü Mauro Annunziato, akıllı şehirlerin vatandaşların, şehir altyapılarının ve hizmetlerin güçlü bir şekilde birbirlerine entegre olduğu kentsel eko sistemler; akıllı hizmetlerin ise kentsel hayatın değişik alanlarından gelen verilerin, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması ve söz konusu hizmetlerin etkinliklerinin artırılması için fırsatlara dönüştürülmesi olduğuna dikkat çekti. Dr. Sinan Tandoğan ise akıllı şehir teknolojilerinin disiplinler arası araştırma karakterine sahip olduğunu, bu tip alanların yoğun bir yenilik üretme potansiyeli taşıdığını, birbirini besleyen, tamamlayan ve etkisini artıran işbirliği oluşumları sayesinde bu kapasitenin daha etkin değerlendirilebileceğini söyledi.  Bu alanda uluslararası işbirliklerinin önemini vurgulayan Dr. Tandoğan, uluslararası işbirliklerini teşvik eden mekanizmalarla Türk ve İtalyan girişimcilerin kendi ülkeleri dışında finansmana erişim ve iş geliştirme konularında desteklenebileceğini belirtti. Dr. Tandoğan, izleyen, değerlendiren ve dönüştüren politikalarla geliştirilecek akıllı şehirler konusunda Türkiye’de önemli bir potansiyel bulunduğuna da işaret etti.

“Yerel yönetimler kamunun isteklerini dijital dönüşümle karşılamalı”

Etkinlikte düzenlenen Akıllı Şehirler ve Çözümleri Paneli’nde bir araya gelen iletişim dünyası yetkilileri de akıllı şehirlerde iletişim sektörünün yerine dair görüşlerini katılımcılarla paylaştılar. Konuya ilişkin açıklama yapan Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü Cenk Alper, kaynakların hızla tükenmeye başlamasıyla birlikte şehir altyapısının yetersizleştiğini buna karşın da kamunun isteklerinin arttığına dikkat çekti. Yerel yönetimlerin bu istekleri dijital dönüşümle karşılaması gerektiğini vurgulayan Alper şöyle devam etti: “Biz de bu kapsamda Vodafone olarak dijital endeks çıkarıyoruz. Amacımız farkındalık yaratmak. Akıllı şehirleri gerçekleştirebilmek için fiber altyapı gerekiyor. Vodafone Türkiye olarak ihtiyaca yönelik kolay kullanılabilir çözümler sunuyoruz. 4.5 G altyapısı da dijital dönüşümü oldukça hızlandıracak. Nesnelerin interneti bakış açısı çok önemli. Artık servis odaklı bir yapıya dönüldü. Anlık ihtiyaca göre servis üretilebiliyor olması hayatı çok kolaylaştıracak. Buna hazır olmak da çok önemli. Burada veriyi toplamak ve yönetmek çok önemli. Bulut bilişim ve veri merkezi ile biz bu hizmeti anında veriyoruz. 2016’nın başında ‘nesnelerin interneti’ni duyurduk. Öncelikli endüstrileri belirledik. Akıllı meracılık, akıllı hayvancılık konusunda çalışmaya başladık. Çiftçilik Kulübü’nü kurduk. Burada endüstri bazlı bakabilmek çok önemli. Sahadan ne kadar anlık veri toplarsanız bu katma değer olarak dönüyor”.

“İletişim teknolojileri olarak şehrin sinir sistemini ayakta tutmaya çalışıyoruz”

Turkcell Kurumsal Stratejik Pazarlama ve M2M Müdürü Engin Çomakçı ise, akıllı şehri insana benzeterek şöyle konuştu: “İnsan doğasını ayakta tutan reflekslerin çok iyi olmasını sağlayan sinir sistemi var. Şehrin de buna ihtiyacı var ve biz de iletişim teknolojileri olarak buna odaklanmaya ve şehrin sinir sistemini ayakta tutmaya çalışıyoruz. En teknolojik, en hızlı, en kapsamlı, en geniş altyapıyı sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye’de 2 milyon makine Turkcell network üzerinden birbiriyle haberleşiyor. 950 bin araç bir şekilde birbirine bağlı. Nesnelerin interneti denilen kavram, olayı basit nesnelerin de bağlandığı yere götürüyor. Örneğin aydınlatma direğinin akıllı olmasını beklemiyorsunuz ama bunlar bile devreye giriyor. Bunun yanı sıra yaklaşık 1 milyon araç bağlı olmasına rağmen hala trafik kazalarını önleyemiyoruz. Belki de bunu çözmek çok kolay ama çözmek için büyük veriyi kullanmıyoruz. Çevrede başka ne olduğunu bilmeden kazayı önleyemezsiniz. Tam da bu noktada belki başka bir bilime ihtiyaç var. Bu anlamda büyük veriyi somut şekilde öne çıkarmamız ve ülke stratejisi haline getirmemiz gerektiğini düşünüyorum”.

“Yaptığımız işin kalbine büyük veriyi koyuyoruz”

Hitachi Europe Ltd. Türkiye Ülke Müdürü Erman Akgün, panelde yaptığı konuşmada, yaptıkları tüm işlerin kalbine büyük veriyi koyduklarını ifade etti. Washington’da suçu önleme alanında büyük veriyi kullandıkları bir proje gerçekleştirdiklerini söyleyen Akgün, “Bütün verileri harmanlayarak suç gerçekleşmeden suçun gerçekleşeceğini haber veriyoruz. Başka bir segment olan raylı sistemlerde ise büyük veriyi planlama için kullanıyoruz. Metro mu, havaray mı, otobüs mü koymamız gerektiğini planlıyoruz. Bütün işin kalbi aslında büyük veri”.

İsveç’in partner ülke olduğu kongrede Akıllı Elektrik Dağıtım Şebeke ve Panelleri, Akıllı ve Uluslararası Marka Şehirler, Akıllı Şebekelerde Siber Güvenlik gibi konular görüşüldü. Yurtdışından birçok sektör liderinin katıldığı kongreye İran’dan Batı Azerbaycan Vali Müşaviri ve Serbest Bölge Başkanı Ticari Müşaviri Fatemeh (Fatma) Ghana Poor ve heyeti de katıldı. Heyet gerçekleştirdiği sunumda Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi için MAKU Serbest Bölgesinin kurulduğunu açıkladı.