Slider Altına

“Haydi Türkiye Bisiklete!” projesi kentlerde bisikletli ulaşımı teşvik edecek

03 Eylül 2019 Dergi: Temmuz-Ağustos 2019

WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler, Dutch Cycling Embassy ortaklığında Nisan 2019’da başlattığı proje ile “Haydi Türkiye Bisiklete!” diyor. 15 ay sürecek proje kapsamında WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler, Türkiye’den İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Lüleburgaz Belediyesi olmak üzere üç belediye ile çalışarak kapsamlı iletişim kampanyaları ile ilgili kentlerde bisikletli ulaşımı teşvik edecek.  Projenin detaylarını WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Haydi Türkiye Bisiklete Proje Koordinatörü Dr. Çiğdem Çörek Öztaş anlatırken, Eskişehir, İzmir, Lüleburgaz büyükşehir belediyeleri  yetkilileri de projenin kentlerine sağlayacağı faydalardan bahsetti.

WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Haydi Türkiye Bisiklete Proje Koordinatörü 
Dr. Çiğdem Çörek Öztaş:

“Bisikleti ulaşım aracı haline getirmek isteyen belediyelerin farkındalık kampanyalarına destek olacağız”

‘Haydi Türkiye Bisiklete!’, WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler’in Dutch Cycling Embassy ortaklığında yürüttüğü ve bisikletli ulaşımın iletişim kampanyasını hedefleyen bir proje. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Sivil Toplum Destek Programı II çerçevesinde fon alan ve bisikleti ulaşım aracı haline getirmek isteyen belediyelerin farkındalık kampanyalarına destek olmayı hedefleyen proje kapsamında İzmir, Eskişehir ve Lüleburgaz pilot olarak seçildi. 
Nisan 2019’da başlayıp Haziran 2020’de son bulacak projenin en temel amacı ise; belediye, sivil toplum ve merkezi yönetim arasındaki işbirliği kültürünü pekiştirmek. Bu amacı gerçekleştirmek için de projemizde İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Lüleburgaz Belediyesi’nin yanı sıra bu kentlerde bilhassa bisikletli ulaşım konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları ile yakından çalışıyoruz. Proje kapsamında düzenlenecek kampanyalarda da belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının süreci birlikte tasarlayıp yönetmesini bekliyoruz. 

Projenin temel faaliyetleri şu şekilde:
1.    Dutch Cycling Embassy öncülüğünde Hollanda’da bir saha çalışması
Temmuz 2019’da gerçekleştirdiğimiz bu çalışmaya İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Lüleburgaz Belediyesi’nden, bu kentlerden bisikletle ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarından BİSUDER, Eskişehir Bisiklet Derneği (Vel ESBİD) ve Lüleburgaz Motosiklet Bisiklet Gençlik Spor Kulübü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İlbank ve Türkiye Belediyeler Birliği’nden temsilciler katılım gösterdi. İki tam gün süren programa Hollandalı uzmanlar katılım göstererek kendi deneyimlerini paylaştılar. Hollanda’daki çalışmaların, pilot kentlerde yapılacak kampanyalara ışık tutmasını bekliyoruz.
2.    Kentlerde stratejik ve etkili iletişim eğitimi
Eylül-Kasım ayları arasında her kentte hem belediyenin teknik ve basınla ilişkiler dairelerinde çalışan personeli hem de sivil toplum temsilcilerini hedefleyen bir eğitim düzenleyeceğiz. Bu eğitimde iyi örneklerle stratejik iletişim nedir, etkili kampanya nasıl düzenlenir gibi konuları işleyeceğiz. 
3.    Pilot kentlere kampanya geliştirme sürecinde mentorluk
İki ay süreyle, pilot kente kendi geliştirecekleri kampanya için mentorluk vereceğiz.
4.    Pilot kentlerde bisikletli ulaşım kampanyası
Mart-Nisan ayına denk gelen süreçte, kentlerin 15 gün boyunca bisikletli ulaşımı teşvik eden kapsamlı kampanyalar düzenlemesini bekliyoruz. Her bir kentin ölçeği farklı olduğu için aynı kampanyayı yapmak zorunda değiller.  
5.    Proje raporu
Kampanyaların ardından WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler tüm süreci ele alan bir proje raporu hazırlayacak. Bu raporda Hollanda’daki saha ziyaretinden göze çarpan uygulamalar, iyi örnekler; stratejik iletişim eğitimi ile kentlerde yapılan kampanya örnekler ele alınacak. Böylece hazırlanan raporun, kentinde bisikletli ulaşım kampanyası düzenlemek isteyen, ister 100 bin ister 3 milyon kentler için bir yol haritası niteliği taşımasını bekliyoruz. Bunun için de rapor tamamlandıktan sonra Türkiye’de bisikletten sorumlu üst kuruluş Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, diğer belediyeler ve STK’lar ile de paylaşacağız.

Projenin diğer illere aktarımı konusunda neler yapılacak? 
Proje raporu ile aslında en büyük amacımız diğer illerimizdeki hem belediye hem de sivil toplum temsilcilerine bir kaynak oluşturabilmek. 
Bunun yanı sıra ‘Haydi Türkiye Bisiklete!’yi Türkiye’de daha yaygınlaştırmak için aklımızda bazı fikirler de var ama şimdilik bunları dillendirmek için biraz erken. Ama belki şunu söyleyebiliriz, Hollanda’daki saha çalışmamızda uzmanların bahsettiği ‘Tour de Force’ platformu çok ilgimizi çekti. Tour de Force ile önümüzdeki 10 yıl içerisinde Hollanda’daki bisikletle yapılan yolculuk kilometresi yüzde 20 arttırılması planlanıyor. Bunun için de merkezi yönetim bisikletin daha çekici bir seçenek haline gelmesinin önündeki engelleri araştırıyor. Bir yandan da özel sektör, sivil toplum ve bilgi kuruluşlarıyla işbirliği yaparak akıllı çözümler geliştirmeye çalışıyor. Biz de ‘Haydi Türkiye Bisiklete!’yi böyle bir platforma dönüştürmeyi çok isteriz açıkçası.  

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İnşaat Mühendisi Fulya Pinici:
“Sürdürülebilir ve entegre planlamada bisikletli ulaşımın önemi büyük”

Kentsel nüfus oranının hızla artması; yıllar içerisinde denetimsiz kullanımı nedeniyle doğal kaynakların tahrip olması, kentsel yoksulluk ve kentsel güvenlik gibi  sorunları beraberinde getirmiştir. Sürdürülebilir gelişme bugünün ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların da ihtiyaçlarını sağlamasına imkan tanıyarak karşılarsak mümkün olacaktır. Enerji verimliliği, doğal kaynakların verimli kullanılması gibi hedeflere ulaşılabilmesi için sürdürülebilir ve entegre planlamada bisikletli ulaşımın önemi büyüktür. Bisiklet başka ulaşım tiplerinin destekleyicisi olabileceği gibi alternatifi de olabilir. Kentin önemli çekim noktalarına bisiklet ile ulaşılabilmesi, bireysel araç kullanımını azaltır. Bisiklet kullanımı fiziksel aktivite ile insan sağlığını artırır, diğer ulaşım araçlarına göre çevrecidir, ekonomik ve ergonomiktir. Aynı zamanda bisiklet ile ulaşım seyahat başlangıç süresini kullanıcıya bıraktığı için esnektir, bisiklet ulaşımının diğer ulaşım tiplerine göre daha az altyapı maliyetine sahip olması nedeniyle yatırım maliyeti düşüktür. 

“Eskişehir’de bisiklet ulaşımının artması Eskişehirliler ile kent arasındaki bağı güçlendirecek ve kent kimliğine katkı sunacak”

Topoğrafik açıdan düz bir yapıya sahip olan Eskişehir’de geçmiş yıllarda bisiklet rahatça kullanılmaktaydı. İşçiler iş yerlerine bisiklet ile gider hatta fabrikaların bahçelerinde katlı bisiklet park yerleri bulunurdu. Yıllar içerisinde diğer kentlerde olduğu gibi otomobil kullanımına yenik düşen bisikletin yeniden hak ettiği değere ulaşabilmesi için teknik çalışmalar kadar iletişim çalışmalarının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Bir taraftan bisiklet altyapısının geliştirilmesi ve niteliğinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yaparken diğer taraftan nüfusunun % 87’si kent merkezinde yaşayan ve bünyesinde 3 üniversiteye ev sahipliği yapan Eskişehir’de Haydi Türkiye Bisiklete Projesi kapsamında geliştireceğimiz teşvik çalışmaları ile bisiklet kullanımını daha kısa sürede artırabileceğimize inanıyoruz. 
Günlük yaşantıda ulaşım araçlarını sadece bir yere varmak için kullanıyoruz. Bisiklet ise bir yere ulaşmak kadar keyifli bir yolculuk halidir. Bisiklet ulaşımı insanları kentleriyle buluşturur, kentleri hakkında daha fazla haberdar olmalarını sağlar, diğer insanlar ile etkileşimlerini artırır. Bu nedenle insan odaklı ulaşım deyince aklımıza ilk yaya ve bisiklet ulaşımı gelir. İstatistiklerde en yaşanabilir kentler arasında yer alan Eskişehir’de bisiklet ulaşımının artması Eskişehirliler ile kent arasındaki bağı güçlendirecek ve kent kimliğine katkı sunacak. 

“Projenin WRI Türkiye işbirliğinde gerçekleşmesi bilinçli yurttaş katılımını güçlendirecek”
2017 yılında hazırlamış olduğumuz Eskişehir Ulaşım Ana Planı Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik İlkelerine uygun hazırlanmış Türkiye’nin ilk Ulaşım Ana Planı’dır. Temel hedeflerinden biri ise yaya ve bisiklet ulaşımını arttırmaktır. Katılımcı planlama, vatandaşların ve paydaşların Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planına ve desteklediği politikalara sahip olmaları için ön koşuldur. Kamuoyuna kabulü ve desteği daha olası kılar ve böylece karar vericiler için riskleri en aza indirir ve planın uygulanmasını kolaylaştırır. Planlama aşamasında olduğu gibi uygulama projeleri aşamasında da Eskişehir’de faaliyet gösteren bisiklet dernekleri ile birlikte saha çalışmaları yapmaktayız. Haydi Türkiye Bisiklete Projesi ile planlama ve uygulama projelendirinde katkı sunan Sivil Toplum Kuruluşları ile iletişim sürecinde de birlikte çalışmak bilinçli yurttaş katılımını güçlendirecek ve toplum yararına olan çalışmaların el birliği ile yapılmasına olanak sağlayacaktır. 

“Bisiklet kullanımını teşvik etmeye yönelik eğitimler düzenleyeceğiz”
Bisiklet kullanımına etki eden faktörleri incelediğimizde altyapı alanında iyileştirmemiz gereken yönlerimizi belirledik. Yine de kullanımı artırmak sadece nitelikli bir altyapı sunmakla yeterli olmuyor. Proje kapsamında  17-18 Ekim 2019 tarihlerinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak WRI Türkiye’nin ilgili kurumların ve bisiklet derneklerinin temsilcilerinin katılımıyla bir iletişim eğitimi düzenleyeceğiz. Bu eğitim sonucunda Büyükşehir Belediyemizin başlatmış olduğu çalışmalarda kamu kurumları, STKlar, üniversiteler ve iş verenlerin sürece nasıl katkı sunabileceğinin belirlenmesini ve bir yol haritası çizilmesini hedeflenmekteyiz. Başlanacak ve sürdürülebilir nitelikte devamı gelecek olan çalışmalarda ortak akıl toplantılarından çıkan kararlar belirleyici olacaktır. Eğitim, bisiklet kullanımını teşvik etmeye yönelik teknik, tanıtım ve pazar temelli hizmetleri kapsayacaktır.


İzmir Büyükşehir Belediyesi Bisikletli ve Yaya Erişim Şefi Dr. Özlem Taşkın Erten:
“Bisiklet kullanımı kente ekonomik, çevresel ve sosyal anlamda yarar sağlar”

Bir kentteki sürdürülebilir kentleşmenin hedefleri arasında yer alan maddelerden birisi; yaşam kalitesinin geliştirilmesidir. Sürdürülebilir kentlerde; çevre en az düzeyde kirletilir, kaynaklar etkin ve verimli kullanılır, kentsel hareketlilik en aza indirilir. Sürdürülebilirlik ise toplum ve doğa arasında sosyal olarak şekillenmektedir, aralarındaki ilişki uzun vadede yaşatılmalıdır. Eğer bir kentte yaşanabilir çevre oluşturulması amaçlanıyorsa sürdürülebilir kent yaşamının gelişimi “ekolojik temele” dayandırılmalıdır. Bu yüzden de sürdürülebilir kent yaşamının gelişimi için bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması çok önemlidir. Bisiklet kullanımı kente ekonomik, çevresel ve sosyal anlamda yarar sağlamaktadır. Ekonomik anlamda; doğal kaynakların tüketimini azaltarak enerjiden verim sağlamakta, yerel yönetimlerin ulaşım altyapısına yaptıkları harcama maliyetlerini düşürmekte, temiz hava ve hareketlilik sağlamaktadır. Çevresel anlamda; kent sakinlerine hava kirliliğinin daha az olduğu, trafik probleminin azaldığı, trafikten kaynaklı gürültüden uzaklaşmış, daha temiz ve daha yaşanılabilir bir çevre sunabilmektedir. Bisiklet kullanımının belki de en büyük faydaları fosil yakıt tüketmemesi ve buna bağlı olarak hava kirliliğine neden olmamasıdır. Kent içi yolculuklarda otomobil yerine bisikletin tercih edilmesi önemli ölçüde karbon emisyonunu azaltmaktadır. Sosyal anlamda ise; bisiklet kullanımı insanların hareketliliğini arttırarak sağlık sorunlarını azaltmakta ve dolayısıyla yaşam kalitelerini yükseltmektedir. Böylelikle bisiklet kullanımının artırılması çok yönlü sorunların çözülmesinde önemli adımlar atmamıza olanak sağlayacaktır.

“İzmir’de mevcut bisiklet yolu 453 kilometreye çıkarılacak ve ulaşım ağlarına erişimi artırılacak”
 Trafik yoğunluğuna çare bulmak, küresel iklim değişikliğinin etkisini azaltmak amacıyla çevreci ulaşım modellerine yönelerek kentte bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak önemlidir. İzmirlilerin bisikleti daha çok tercih etmesi için çalışmalar yürütülerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi “Haydi Türkiye Bisiklete” projesinde pilot belediye olarak seçildi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki belediyeler, şehir içi bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak için İzmir’i örnek alacak.
İzmir’de mevcut bisiklet yolu 453 kilometreye çıkarılarak, kentin iç kısımlarına da bisikletle ulaşım imkanı sağlanacak, bisiklet istasyonlarının raylı sistem ağlarına ve aktarma merkezlerine erişimini artırılmış olacaktır. Haydi Türkiye Bisiklete projesi gibi projelerin de katkısıyla kentte bisiklet ve bisikletli ulaşımla ilgili farkındalık artmış olacak. Bu sayede toplumun yaşam kalitesi daha hızlı bir şekilde gelişecek ve verimlilik daima canlı tutulacak. Ulaşım için harcanan bütçe azalacak, refah düzeyi artacak ve farkındalık bilinci oluşacak.

“Aktif ve doğru iletişim kampanyaları için sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmak önemli”
Çalışmalarını gönüllük esasına göre yapan ve yürüten sivil toplum kuruluşları sokak ortamlarını iyileştirme çabalarının bir parçası olarak bisiklet kullanımının yaygınlaştırma çalışmalarını destekleyebilirler. Özellikle kaldırım iyileştirmeleri ve trafik sıkışıklığıyla ilgili konularda bu kuruluşlardan katkı sağlanabilir. Bu kuruluşlar, motorsuz ulaşım ile ilgili sorunların saptanmasında ve önceliklerin belirlenmesinde sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmak çok önemli. Aktif ve doğru iletişim kampanyaları ile bisiklete dair çalışmalar yürütülerek proje kapsamında, belediye ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapılacak, bisikletli ulaşım konusundaki farkındalığı artırmaya yönelik kampanyalar hayata geçirilecek. 

“Yeni bisiklet satın alanlara katkı payı ödenecek, en çok bisiklet kullanan belirli sayıdaki kişiler ödüllendirilecek”
Halkı bisiklet kullanımına teşvik etmek; hem toplum sağlığına hem de çevrenin korunmasına katkı sağlayacaktır. Özellikle yayaların, bisikletlilerin ve araç sürücülerinin trafik eğitimi alması bisiklet kullananların güvenliği için çok önemlidir. Bisikletlilerin ve yayaların haklarını ve güvenliğini içeren; sürücüleri, bisikletlileri ve yayaları hedef alan halk eğitim kampanyaları düzenlenecektir bu da kazaların ve bisiklet kullanımın teşviki için en etkili ve en az maliyetli yöntemlerden biridir. Bisiklet yollarında olası kaza ve yaralanma riskinin azalması için güvenlik çalışmaları yapılacak. Halka açık toplantılar yapılarak, vatandaşlara bilgi sunulacak geri bildirim almak amacıyla uygulayıcılara soru sorma imkanı sağlanacak. Bisiklet yollarının tanıtımı en etkili şekillerde (videolar, reklam panoları, posterler vb.) yapılacak. İstasyonların çevresi bisikletler için park yeri olarak ayrılacak. Yeni bisiklet satın alanlara katkı payı ödenecek program üzerinden kontroller sağlanarak en çok bisiklet kullanan belirli sayıdaki kişiler ödüllendirilecek. Bisiklet yollarının araç ve yayalar için de dikkat çekici bir hal alması sağlanacak, aynı zamanda uyarı levhalarıyla da belirgin hale getirilecek. Belediyelere ait tesislerde veya sivil toplum kuruluşlarında bisiklet becerileri ve kullanım tekniklerine ilişkin sınıflar oluşturularak eğitim verilecek. Böylelikle her yaştan bireyin kursa katılımı gerçekleştirilerek bisiklet kullanımına teşviki artırılacak. Bisiklet yolunun bakım ve onarımının yapıldığı yerlerde tedbir olarak uyarı işaretleri ve sinyalizasyon kullanılacak. Okullarda yaya ve bisiklet dersi sınıfları oluşturularak küçük yaştaki çocuklara farkındalık kazandırılacak. Tüm bu teşvik çalışmaları gerçekleştirildiği takdirde büyük ölçüde bisiklet kullanımının yaygınlaşacağı öngörülüyor.

Lüleburgaz Belediyesi Endüstri Mühendisi Zeynep Altan:
“Sürdürülebilir kentsel gelişmenin ideal olarak sağlanacağı kentleşme yapısını kurmak için bisiklet ana model”

Kentler için  hizmet kalitesinin artırılması ve yaşam kalitesinin sağlanabilmesi  önem arz ediyor. Bu noktada da sürdürülebilir kent yaşamı kavramı ve bu hedefe uygun kent planlarının geliştirilmesi konuları gündeme geliyor. Sürdürülebilir kentleşme hedefini oluşturan kentler; çevrenin en az düzeyde kirletildiği, iklim değişikliği ile mücadele edildiği, kaynakların etkin ve verimli kullanıldığı, insan ölçeğinde ve yaşanabilir niteliğe sahip planlı kentleşme ile mekânsal tasarımların gerçekleştirildiği yerleşimler. Bu bağlamda sürdürülebilir kentsel gelişmenin ideal olarak sağlanacağı kentleşme yapısını kurmak için bisiklet ana bir model olarak ortaya çıkıyor. Bisiklet daha sürdürülebilir kentsel ulaşım sağlaması açısından önemli bir rol oynamaktadır. Alternatif temiz ulaşım kaynağı olan bisiklet, kentin zararlı etkilerini kısıtlı bir alanda tutup hem altyapı masraflarının azaltılması hem yaşanabilir çevrelerde sağlıklı toplumların oluşması için önemli.

“Lüleburgaz’ı diğer kentlerden farklı kılan önemli özelliklerinden birisi, bisiklete- bisikletliye karşı tavrı ve bisikleti kent içi ulaşımın bir parçası haline getirmek yönündeki yaklaşımı”
Bu projede yer almak Lüleburgaz Belediyesi’nin, “Bisikletli ulaşımı yaygınlaştırmak” vizyonundan hareketle; bisikleti bir yaşam şekli haline getirmek, kent ve kentlinin yaşamında “Bisiklet Kültürü”nü yaratmak, Lüleburgaz’ı öncü ve örnek bir kent haline dönüştürerek yaşanabilir kılmak hedefine ulaşmasında kentsel gelişimin iyileştirilmesine yönelik tüm unsurların değerlendirilip, bisiklet kullanımının maksimum potansiyeline ulaştırılmasına dair çalışmaların gerçekleştirilmesine katkı sağlayacak. Proje aynı zamanda, daha sürdürülebilir, sağlıklı, katılımcı ve demokratik bir kentsel gelişimi amaçlamaktadır. Bisikletli ulaşımın diğer ulaşım türlerine entegrasyonu ve uygun standartlarda güvenli bir ulaşım alternatifi olarak düzenlenebilmesi için Hollanda’da mevcut bilgi ve deneyimin edinilebilmesi konusunda fırsat sunuyor. Uluslararası ağlarda Lüleburgaz’ın aktif bir şekilde kendini gösterebilmesi için ‘Daha iyi ne yapabiliriz? Başka ülkelerde neler yapılıyor? Nasıl etkileşebiliriz?’ gibi konuların araştırması içerisine girilmesine imkan veriyor. Lüleburgaz’ı diğer kentlerden farklı, ayırt edici en önemli özelliklerinden birisi, bisiklete- bisikletliye karşı tavrı ve bisikleti kent içi ulaşımın bir parçası haline getirmek yönündeki yaklaşımıdır. Lüleburgaz’daki bu güzel ortamı yeni projelerle destekleyerek geliştirmeye çalışacağız.

“Sosyal konularda gerçek bir fark yaratılması sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmadan mümkün değildir”
Sosyal konularda gerçek bir fark yaratılması sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yapmadan mümkün değildir. STK’lar toplumsal sorun ve ihtiyaçlara yaratıcı çözüm getirme konusunda fikirlerini rahatlıkla ortaya koymaktadırlar. Hizmet verdiği topluluğun ihtiyaçlarını ve özelliklerini çok iyi bilmeleri nedeniyle belli bir problemin çözümünde, hizmetin sağlanmasında veya müdahale edilmesinde işbirliği yapılması önemli. Toplumsal dönüşüm için yapılacak her türlü çalışmada STK’larla ortaklık kurmak ve STK’ların çalışmalarını daha fazla desteklemek gün geçtikçe daha büyük bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor.
“Lüleburgaz’da Bisiklet Kullanımı” konusundaki hedeflerin ve bu hedeflerin önündeki önemli engellerin incelendiği bisiklet ağı uyumluluğu, Bisiklet altyapısı/ağ güvenliği, başlangıç- bitiş noktaları, tehlikeli kavşaklar/geçitler, otomobil odaklı kamusal alan ve toplu taşıma hizmetleri sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalıştaylarda değerlendiriliyor.
Lüleburgaz Belediyesi tarafından, bisikleti bir yaşam şekli haline getirmek ve kentlilerin hayatında  yer etmesini sağlamak, bisiklet kültürünün oluşturulması ve Lüleburgaz’ın sosyal, kültürel,  bilimsel ve ekonomik gelişimine katkı sağlayacak,  kentimizi öncü ve örnek bir kent haline dönüştürecek “Özel Yıl” adı ile anılması amacıyla 2016 Kadın Yılı’ndan sonra 2017 yılı “Bisiklet Yılı”  olarak ilan edilmişti. Bu özel yıl kapsamında gerçekleştirilen birçok faaliyet Lüleburgaz’da var olan sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması sonucunda başarıyla sonuçlandırılmıştır.
Lüleburgaz Belediyesi olarak Lüleburgaz halkının sağlık ve yaşam kalitesini yükseltmek, arabalara olan bağımlılığı ve trafik yoğunluğunu azaltmak, iklim değişikliği üzerindeki insan sağlığının olumsuz etkilerini azaltarak ve kentlilik bilincini artırmak amacıyla bisiklet temalı projelerimizi sürdürmeye devam etmekteyiz.
•    İklim değişikliğinin önlenmesi ve küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin azaltılması için yerel aktörler düzeyinde yapılacak çalışmalar ile ilçeye yönelik müdahale, araç ve yöntemleri içeren bir bisiklet eylem planının oluşturulması,
•    Lüleburgaz’a yeni bisiklet yollarının yapılması ve tabela, işaret ve sinyalizasyon önlemleri alınması,
•    Ulusal ve uluslararası bisiklet rotalarında yer alınması,
•    Her yaştan bireyin şehir içi ulaşımda bisiklet kullanmasını teşvik etmek amacıyla güvenli sürüş eğitimlerinin yinelenmesi,
•    Bisiklet taksi uygulamasının sürdürülebilirliğinin sağlanması,
•    2020-2024 dönemi Stratejik Planında kent içi ulaşım, politika ve yatırımlarının bisiklet ulaşımını da kapsaması
•    Bisiklet yollarının ve bisiklet park yerlerinin kent içi merkez alanlarda ve transfer noktalarında yeterli kapasitelerin sağlanması ve tüm kentlilerin bu konularda bilgilendirilerek teşvik edilmesi,
•    Lüleburgaz Yıldızları Motosiklet ve Bisiklet Akademisinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, ücretsiz bisiklet kiralama hizmetinin devam ettirilmesi planlanmaktadır.