Akıllı araçlara alıştık, şimdi sıra akıllı yollarda

04 Eylül 2015 Dergi: Temmuz-Ağustos 2015

Gelişen teknoloji, ticaretin sınırlar ötesine giderek aşina olması ve globalleşme gibi durumları üst üste koyduğumuzda artık dünyanın çok daha “küçük” bir yer olduğunu söyleyebiliriz. Bu “küçük” gezegeni birbirine bağlayan yollar da artık teknolojiden nasibinden almaya başladı. “Akıllı yol” kavramıyla tanışma dönemi bitti, sıra kaynaşmaya geldi.

Seyahat ve ticaretin yerellikten kurtulup sınırların ötesinde de kendine yer edindiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Soyut ve somut bağlantı yollarının her geçen arttığı bir dünya. Somut tarafı göz önüne alacak olursak, bağlantıyı sağlayan aktörlerin karayolları, demiryolları ve havayolları olduğu bir gerçek. Demir ve havayollarına haksızlık etmeyelim ama hem Türkiye hem de dünya genelinde ulaşım denilince insanların aklına gelen ilk kavram karayolları. Demir ve havayollarına yapılan onca yatırıma ve çevreci çalışmalara rağmen, gelişmiş ülkelerde yolcu ve yük taşımacılığının %80’i karayolu üzerinden yapılıyor. Bir diğer deyişle, karayolları taşımacılığı, dünyadaki fosil yakıt tüketiminin %60’ından, atmosfere salınan sera gazlarının da %25’inden sorumlu.

Tüm bu bilgiler bizi aslında aynı kapıya çıkarıyor: “Akıllı yol”. Araçların akıllı olanlarına alıştık, peki ya yolun akıllı olanı nasıl olacak? Bu noktada altı çizilen üç farklı kavram var: Ekonomik sürdürebilirlik, enerji tüketiminde dönüşüm ve işlevlerdeki değişkenlik.

Elektrik santrali yollar

“Akıllı yol” kavramı ile güneş enerjisi ilintili iki konu. Zira akıllı yollar birçok güneş gözesinden meydana gelir. Fotovoltaik güneş ışınlarından, güneş gözeleri yardımıyla elektron enerjisine sahip asfaltlar meydana getirilir. Bunu takiben, oluşturulan bu fotovoltail asfalt panelleri, otoyollara, yürüyüş ve bisiklet yollarına ve park alanlarına döşenir. Bu aşamadan sonra elde edilen enerji, yollarda ısıtma ve aydınlatma alanlarında kullanılır. Yani bir başka deyişle bu sistemle amaçlanan; ısınmayla yollardaki karlanma ve buzlanmayı önlemek, aydınlatmayla da yolları karanlıktan kurtarmaktır.

Bu ısıtma ve aydınlatma konularını biraz daha detaylandıralım. Isıtma konusunda, örneğin sıcaklığa duyarlı boyalar sadece sıfırın altında uyarılarak aktif hâle geçebilir. Bu durumdan yararlanarak  yollara kar şekli gibi uyarıcı işaretlerler çizilerek sıfırın altındaki sıcaklıklarda yollardaki kar ve buzlanmaya karşı sürücü açık ve görsel bir şekilde uyarılmış olur.

Aydınlatma gelince, akıllı yollarda şu yol izlenebiliyor. Otoyollar üzerindeki trafik işaretlerine ve yol üzerindeki çizgileri oluşturan boyaların içerisine kristal yapıdaki tozlar karıştırılır. Bu tozların özelliği de şu: gündüz güneş ışığını emerek gece yeşil bir ışık yakmak. Bu malzeme, doğal ışık enerjisini ve yapay elektrik enerjisini soğutur ve depolar. Ortam karanlık olunca bu enerjiyi yavaş yavaş ortama verir. Gün boyu ışığı bu şekilde soğuran işaretler ve çizgiler hava karardığında ortama yaklaşık 10 saat boyunca ışık verebilirler.

Yollar bir nevi pil işlevi görecek

Güneş enerjisiyle ısıtma, aydınlatma, sinyalizasyon gibi alanlarda olacak değişimleri sağlayan yolların bir nevi pil işlevi göreceği mâlum. Özellikle kilometrelerce uzayan yollarda, yol kenarlarına döşenen paneller yolun enerji ihtiyacını karşılar. Ayrıca yakın gelecekte elektrikli araçların sayısının artacağı gerçeğini de unutmamak gerekir. Servis noktaları ve hatta yol/araç temasıyla araçların enerji ihtiyacı karşılanabilir. Uzmanlar servis noktaları fikrine biraz uzak. Zira zaman kaybı yaratabilir endişesi taşıyorlar. Alternatif olarak, yolla temasa bile gerek kalmadan, yapılacak elektromanyetik beslemeyle ve yollara döşenen bobinler yardımıyla araçlar sürüş boyunca şarj edilebilecek.

İlk “akıllı yol” Hollanda’dan

“Akıllı yol” kavramını somutlaştıran ilk ülke Hollanda oldu. Sanatçı Daan Roosegaarde, bir mühendislik şirketi olan Hejimas ile birlikte bir yandan tasarruf sağlarken diğer yandan da kazaları azaltacak akıllı yolları tasarladı. Bu anlamda, Amsterdam’ın güneyindeki Oss bölgesinden geçen N329 akıllı otoyolu gelişmiş pek çok teknolojiye sahip. 500 km uzunluğundaki otoyolda şeritler özel bir düşüncenin ürünü olarak dizayn edilmiş. Yeşil lit boya işaretli şeritler gündüzleri enerji depoluyor; geceleri ise yaklaşık olarak 10 saatlik kesintisiz bir performans gösterebiliyorlar. Bu sayede bir yandan tasarruf ettiklerini söyleyen yetkililer diğer yandan da fazla aydınlatma sayesinde kaza sayısını düşürdüklerini belirtiyorlar.

N329 akıllı otoyolu ayrıca elektrikli araçları şarj edebiliyor. Hava durumu hakkında da sürücüleri bilgilendiren otoyol, kaygan zeminlerde yolda buz kristali şeklinde desenler oluşturarak sürücüleri uyarıyor. Yine yol kenarındaki küçük fırıldak jeneratörler de araba geçişi esnasında oluşan rüzgârla dönerek elektrik üretiyorlar.

 



Slider Altına