Hazır Pompa İstasyonları Önümüzdeki Dönemde Çok Konuşulacak…

07 Eyl 2012

Anadolu Flygt Genel Müdürü Feyyaz Yumurtacı:

“Hazır pompa istasyonları küçük yerleşim yerleri için ideal bir çözüm”

Türkiye pompa sektöründe yeni yeni gündeme gelmeye başlayan paket pompa istasyonları hakkında konuştuğumuz sektörün öncü firmalarından Anadolu Flygt’ın Genel Müdürü Feyyaz Yumurtacı; Hazır pompa istasyonlarının düşük maliyetleri, kolay kurulup, çalıştırılabilmeleri dolayısıyla sektörde yoğun ilgiyle karşılaştığını söyledi.   

Betonarme istasyon yapılarına göre iki gün gibi kısa bir sürede monte edilip, çalıştırılabilmeleri ve işletme kolaylığı sebebiyle önümüzdeki dönemde talebin daha da artmasını beklediklerini söyleyen ve Flygt hazır pompa istasyonlarının tanıtımlarına ağırlık verdiklerini anlatan Yumurtacı; yaklaşık 22- 30 kW’lık, 100- 150 litre/sn debi’ye kadar kurulabilen Flygt hazır pompa istasyonlarının, kendini temizleyebilen patentli tasarımı ile küçük yerleşim yerleri ve belediyeler için ideal bir pompalama çözümü olduğunu söyledi.

İçindeki pompası, elektrik tesisatı, mekanik aksamıyla en son teknoloji ürünü olan

Flygt Hazır Pompa İstasyonlarının çaplarının 2,2 metreye kadar genişleyebildiği ve yüksekliğinin de 7 metreye kadar çıkabildiğini ifade eden Yumurtacı; “Ürünümüz tanındıkça, ortaya koyduğu faydalar görüldükçe bu alanda da yine önder olacağız ve rakiplerimiz de peşimizden gelecek” dedi. Yumurtacı şöyle sürdürdü: “Flygt Hazır pompa istasyonları, paket olmaları dolayısıyla kolay kurulabildikleri için maliyetleri oldukça uygun. Tabanındaki patentli özel dizaynı sayesinde katı atıklar pompa istasyonunun tabanında birikmiyor ve koku oluşturmuyor”. Aşınmayan bir madde olan CTP’den üretilen Flygt Hazır pompa istasyonunun yaşam ömrünün sınırsız olduğuna dikkat çeken Yumurtacı; “İçine sürgülü kapak, sepet ızgara, çalışma platformu koyabiliyorsunuz veya vanaları dışarıya alabiliyorsunuz. Pompalar kesici bıçaklı olabiliyor dolayısıyla katı madde gelirse pompa onları kesip doğrayıp, arıtma tesisine gönderebiliyor ” dedi.

Bu pompaların her idarenin isteklerine cevap verecek durumda olduklarını dile getiren Yumurtacı, ürünün daha çok belediyeler tarafından tercih edildiğini, Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’nde de yaygın olarak satıldığını söyledi. 

Yumurtacı,“Hazır pompa istasyonu paket halinde verildiği için, içinde Flygt’ın üstün teknolojisiyle üretilmiş 150 litreye kadar pompaları var. 22- 30 kW’lık bu pompalar, küçük pompalar değildir. Bunların çalıştığı hazır pompa istasyonları, orta ölçekli kasabaların rahatlıkla kullanılabileceği istasyonlardır” dedi.

Yumurtacı eski bir tesisi de hazır pompa istasyonu ile yenileyebildiklerini ve pompa olmayan yerlere yeni pompa istasyonları da yaptıklarının altını çizerek şöyle konuştu: “Eski teknolojiyle yapılan pompa istasyonlarının bir kısmı su sızdırıyor ve yer altı suları pompa istasyonunun içine giriyor. Pompa, atıksu olmadığı halde yer altı suları içine girdiği için çalışıyor ve boşuna enerji harcıyor. Yani diyelim 50 litreatıksu geliyor; dışarıdan da 30 litre geliyor; pompa 80 litre basıyor ve boşuna enerji sarf ediyor. Veya içerideki atıksu yer altına kaçıyor, doğayı kirletiyor. Dolayısıyla bu eski pompa istasyonlarının içine bizim hazır pompa istasyonlarımızı yerleştirerek, pompa istasyonunu sızdırmaz hale getirebiliyoruz. Yeni teknoloji ve yeni pompalarla, eski pompa istasyonlarını yenileyip, enerji verimli hale getiriyoruz”.

Enerjinin Türkiye’de çok pahalı olduğuna da dikkat çeken Yumurtacı, “Eğer ki saatte 10 kW enerji tüketen bir pompa istasyonu 8- 8,5 kW enerji harcarsa bu Türkiye ekonomisine katkı demektir. Dolayısıyla bu konu çok önemli” dedi.

Türkiye’de altyapı işlerinin yüzde 50’lerde olduğunu dolayısıyla 10-15 yıl içerisinde bir çok küçük yerleşim yerinde, kasabada, şehirde daha pek çok arıtma tesisi, pompa istasyonları kurulacağını dile getiren Yumurtacı, burada önemli olanın başta enerji verimli olmak üzere doğru yere doğru çözümlerin uygulanması gereğidir dedi.

Yeni atıksu pompamız “Flygt Experior™” çok konuşulacak”

Flygt’nin yeni atıksu pompası “ Flygt Experior” hakkında da bilgiler veren Yumurtacı, şunları söyledi: “Flygt’ın son teknolojisi Flygt Experior’un elektrik motorunun verimi yükseltildi. Hidrolik ve akıllı kontrol özelliklerindeki gelişmelerin de bir araya getirildiği tek bir paket olarak sunulan yeni Flygt Experior, geleneksel atıksu pompalarına göre % 50’ye varan enerji tasarrufu sağlıyor. Ayrıca bizim ‘uçan pervane’ diye tabir ettiğimiz, lifli katı maddeler geldiği zaman, pervanenin alt parçası sabit kalarak, üst parçası havalanıyor ve katı maddenin geçmesine izin verip tekrar iniyor. Bu cidden atıksu pompalarında devrim yaratacak bir yenilik.

Bunun haricinde Flygt’ın dalgıç atıksu pompalarına uygun yeni frekans konvertörü var. Bu da pompa istasyonunun en ekonomik şekilde çalışması için yazılımlar yüklenmiş bir frekans konvertörü. O yüzden Flygt’ın Experior elektrik motorları önümüzdeki dönemde çok konuşulacak, çok tutacak, çok da rağbet görecek”.

Bu arada Anadolu Flygt standında sergilenen “Flygt Hazır Pompa İstasyonu” ziyaretçiler tarafından da yakından incelendi. Flygt ayrıca, İller Bankası Genel Müdürlüğü yetkililerini de ağırladı.


Grundfos Türkiye Müşteri Hizmetleri Müdürü Derya Çuha:

“Grundfos, EUP Direktifi’nin 2015 şartlarına bile hazır…”

Türkiye’nin Avrupa EUP Direktifi’ni kabul etmesiyle 1 Ocak 2013 tarihinde pompalar açısından EUP’un devreye gireceğini söyleyen Grundfos Türkiye Müşteri Hizmetleri Müdürü Derya Çuha, elektrikli motorlar açısından bu uygulamanın Nisan ayında başladığını ve en az IE2 verimlilik sınıfında olması gerektiğini belirtti. Bu direktifle pompaların frekans konvertörlü olmasının yetmediğini ifade eden Çuha, enerji verimlilik indeksinin EU standartlarında 0,27 olması gerektiğini söyledi. Çuha, şu anda sadece pazarda A sınıfı frekans konvertörlü pompaların bu şartı sağladığına dikkat çekerek, “Diğerlerinin 1 Ocak 2013 itibarıyla pazarda satılmaması lazım. Bayiler ellerindeki stokları eritene kadar bir süre daha satabilir ama ithalatçı firmalar ithal edip, satamayacaklar” dedi.

Grundfos’un bu şartlara hazırlıklı olduğunu belirten Çuha, yeni ürünü olan Magna 3 serisi pompanın EUP Direktifi’nin değil 2013, 2015 şartlarına bile uygun olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Verimlilikler % 30- 40 civarında arttı. Hem hidrolik olarak hem de motor olarak verimliliklerde artış oldu ve birçok özellik eklendi. BB’yi, sıcaklığı ve pompanın içinden geçen kalori miktarını okuyabiliyorsunuz. iPhone ve iPad ile kontrol edilmesi mümkün olan, yüksek verimli, kullanıcı ve montajcı dostu olan oldukça şık bir cihaz…”

Çuha, bu pompanın ısıtma ve soğutma sistemlerinde kullanılabildiğini vurgularken, “Binaların veya konfor amaçlı kullanımların her yerinde hem -10 derecede hem de yüksek sıcaklıklardaki ısıtma sistemlerinde çalışabiliyor” açıklamasında bulundu.  Fabrikalarda da yardımcı hizmetler tarafında kullanılabileceğini söyleyen Çuha, serinin, basma yüksekliğinin ve debisini geliştirildiğini hem de ürüne çeşitli özellikler eklendiğini belirterek, ürünün şu anda pazarın en verimli sirkülasyon pompası olduğunun altını çizdi.

Grundfos ile sağladığın enerji tasarrufunu anlat, büyük ödülü kazan!

2011 yılında ‘Enerji İsrafına Son’ isimli bir kampanya başlattıklarını belirten Çuha, bu konuda bilinçlendirme çalışmasının devam ettiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Grundfos olarak EUP yönetmeliği direktifini anlattık. Bu kampanya devam ediyor. Bu bilinçlendirmeyi daha da arttırmak ve insanları enerji tasarrufuna özendirmek için de bir yarışma açmaya karar verdik. Bu yarışma kapsamında Grundfos pompa kullanan endüstriyel tesisler, arıtma tesisleri, belediyeler veya bina işletmeleri bunun hikayesini yazarak, bunu anlatan resimleriyle, yüzde kaç tasarruf ettiği ve bunu nasıl yaptığı gibi bilgileri Eylül ayına kadar web sitemize yükleyecekler. Dışarıdan bağımsız olarak oluşturduğumuz ve sektörün uzmanlarının yer aldığı jürimizin bunları değerlendirmesi sonucu 1. olan ekibi veya kişiyi, Dubai’deki sıfır enerji kullanımı olan Masdar City’e götüreceğiz. 2.’ye enerji verimli televizyon ve iPad vereceğiz. 3. seçilenin ise firmasının pompalarına servis hizmeti vereceğiz. Yarışma Eylül ayında sone erecek”. 

NKG serisi ağır hizmet tipi yatay pompayı da pazara sunduklarını belirten Çuha, bu ürünün ağır çalışma şartları ve agresif ortamlar için geliştirildiğini söyledi. Çuha, bir diğer yeni ürünleri olan atıksu dalgıç pompasının ise sektörde rakipsiz olduğunu düşündükleri iddiasında bulunarak, ürünün verimlilik ve katı parça geçirgenliği anlamında oldukça yeni ve gelişmiş olduğunu da sözlerine ekledi. 


Wilo Pompa Sistemleri A.Ş. Bina Teknolojileri Satış Müdürü Alp Yılmaz:

“Paket tip terfi istasyonlarıyla belediyelere verimlilik sunuyoruz”

Avrupa Birliği’nin gelecek yıl devreye girecek enerji tasarrufu ve çevreyi koruma amacıyla hazırlanan EuP Yönetmeliği’ne uygun ürünler geliştirdiklerini söyleyen Wilo Pompa Sistemleri A.Ş. Bina Teknolojileri Satış Müdürü Alp Yılmaz, konuyla ilgili sirkülasyon pompaları, herhangi bir su transferinde kullanılan kuru veya ıslak motorlu pompalar ve hidrofor pompalarının verimlilikleri artırılmış yeni ürünler eklediklerini belirtti. Söz konusu yeni ürünler hakkında bilgi veren Yılmaz, belediyelere yönelik geliştirilen katı partikül ayırıcılı paket tip Wilo EMUport, terfi merkezlerini de Türkiye’de kurmaya başladıklarını söyledi.

Yılmaz, son 1 yıldır ciddi projelerde paket tip terfi merkezlerini kullandıklarını bildirerek, “Belediyelere yönelik sunduğumuz bu ürün, hem yer olmayan bölgelerde yani sıkışık nizamlarda hem de inşaat yapısının zorlaştığı noktalarda ürünü emme ve basma hattını bağlayarak kullanılabiliyor. İşletmesi çok kolay olan bu ürün herhangi bir şekilde tıkanmıyor ve koku yapmıyor. En önemli özelliği de enerji verimliliğinin yüksek olması” açıklamasını yaptı.

Yılmaz, şöyle sürdürdü: “Normalde terfi istasyonlarımızda katı partiküller pompanın içinden geçer. Bundan dolayı da ya parçalayıcı bıçaklı pompa kullanılır ya da ortex dediğimiz -verimi diğer pompa tiplerine göre düşük olan- pompa kullanılır. Ama biz burada katı partikül ayırıcı sistemle yüksek verimli pompalar kullanıyoruz. Pompanın içine direk katı partikül girmediği için durma süresi ve bakım maliyetleri de fazlasıyla düşüyor. Böylece işletmeden dolayı hem verimli pompadan, hem de bakım olarak elektrik tasarrufundan bir kazanım sağlıyoruz”.

İnsandan, yakıttan ve enerjiden tasarruf sağlıyor

Paket terfi istasyonlarının 600 m3’e kadar çıkabilen değişik kapasitelerde bulunduğunu belirten Yılmaz,  ürünün dünyada yaygın olduğunu ancak Türkiye’de yeni lanse edildiğini ve bu ürünle belediyelerde enerji tasarrufunu öne çıkarabildiklerini ifade etti.

Paket terfi merkezlerinin pahalı ürünler olmadığına dikkat çeken Yılmaz, “Bazı ürünler vardır ki yatırım maliyeti çok yüksektir ve kendini amorti etme süreci uzun zaman alır. Bu ürünün hem yatırım maliyeti yüksek değil hem de sağladığı enerji tasarrufuyla 1-2 sene içerisinde kendini amorti edebiliyor. Müşteriler, eski tip bir terfi istasyonu yerine paket tip terfi istasyonları kullandıkları zaman mevcut yatırımlarını % 10-20 kadar artıyor ancak o farkı da çok kısa sürede amorti edebiliyorlar” dedi. 

Sistemin sağladığı enerji verimliliğine de değinen Yılmaz,  belediyelerin kullanım noktalarına göre % 10 - % 30 arasında elektrik tasarrufu sağladıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bunun yanı sıra burada kullanılan pompalar bakım maliyetlerinden dolayı da belli bir miktar tasarruf ediyorlar. İnsan çalıştırmıyorsunuz, uzaktan otomasyonla kontrol edebiliyorsunuz, herhangi bir arıza sinyali vs. alabiliyorsunuz. Eski sistemler; insan kaybı, yakıt kaybı ve enerji kaybına sebep oluyordu, bu sistemle bunların hepsinin önüne geçebiliyorsunuz”.

Yılmaz, bir yıldır düzenledikleri seminerler, reklam çalışmaları ve diğer girişimlerle aktif bir şekilde tanıtımını yaptıkları ürünlerinin çok talep gördüğünü belirterek, belediyelerden eski sistemlerin değiştirilmesi konusunda da istekler geldiğini söyledi ve şöyle konuştu: “Sistemler katı partikülleri ayırdığı için pis bir ortam var ve buralar çok fazla müdahale edilmesi istenmeyen yerler. Eski sistemlerin çevreye koku yayması sebebiyle, kokunun giderilmesi için tamamen toprağın altında bulunan paket sistem istenebiliyor. Türkiye’de son 5 yılda altyapı yatırımları arttığı için ve önümüzdeki yıllarda da yeni yatırımlar olacağı için talebin daha da artacağını düşünüyoruz”.

EMUport (FOTO)

EMUport; Wilo’nun yeni katı madde ayırıcılı hazır atıksu terfi istasyonu. Sistem, enerji tasarruflu çalışması, üst düzey dayanıklılığı, korozyona ve deniz suyuna dirençli HDPE bileşenleri ve ömür boyu düşük maliyetli özellikleriyle geleneksel atıksu terfi sistemlerinden ayrılıyor.

Sadece yeni kurulumlarda değil yeniden yapılandırma sistemi sayesinde de WILO, eski pompa istasyonlarının yenilenmesine yönelik ekonomik çözümü sunuyor. Katı madde ayırıcılı WILO EMUport 80 mm’den daha küçük katı parça geçirgenliğine sahip olduğundan enerji tüketimini ve isletme maliyetlerini azaltıyor.

Pompa odasının kuru, temiz ve kokusuz olması sayesinde bakım ve montaj çalışmaları için hijyenik koşullar sağlarken koku önleyici filtrelerle koku problemlerini de çözüyor.

 

 

 

 

 


Etiketler