Bakan Erdoğan Bayraktar, TBMM'de 'afet öncelikli' kentsel dönüşüm planını anlattı...

28 Aralık 2011 Dergi: Kasım-Aralık 2011

"Enkaz kaldırmada dünya lideriyiz. Peki ya, kaliteli yapı üretiminde?"

 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye'nin deprem olduktan sonra oluşan enkazı kaldırmada dünyanın en ileri ülkelerinden daha ileride olduğunu, ancak kaliteli yapı üretimi ve yapı denetimi konusunda hâlâ belli bir noktaya gelinemediğini söyledi. Ülkenin bu genel problemini çözmek için çalıştıklarını belirten Bayraktar, "Bundan sonra çok kuvvetli bir yapı sistemi ve inşaat düzeni getirmek suretiyle hep beraber bunun üstesinden geleceğiz" dedi.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2012 bütçesinin ele alındığı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmede milletvekillerine seslenen Bakan Bayraktar, "Van depremi bizim nasırımıza bastı" diyerek, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine yönelik yasa taslağını Başbakanlığa sunduklarını söyledi... Taslağı geliştirip yasalaştırma arzusunda olduklarını belirten Bayraktar, "Ben bu işi beceririm ya da beceremem, ama bu işin hastasıyım. Titiz ve çalışkan birisiyim'' diyerek yasa taslağı hakkında şu bilgileri verdi: "Afet riski altındaki alanların dönüşümüne dair çıkarılacak olan yasada şehir ismi zikredilmeyecek. Bölge ve il bazında Bakanlar Kurulu'nda, ama parsel ve bina bazında Bakan yetkisiyle yerleri belirleyeceğiz. 'Yıkılması gereken binaları belediyeler yıkamıyor' deniyor. Biz şimdi Bakanlık olarak çok ciddi kaynak temin etmek suretiyle bu işi bütün Türkiye sathına yayacağız. Bir binanın ayakta duramayacak durumu var ise -deprem olmadan da yıkılan binalar var ülkemizde- bu durumdaki binalarda mülkiyettekilerin 3'te ikisinin rızasını almak suretiyle bu binayı yıkacağız. Yoksa diyelim bir apartmanda 15 kişi 'Tamam' diyor, ama biri aksini düşünüyorsa, nitelikli çoğunluğun dediğini yapmak şeklinde karar getireceğiz. Bunda kararlıyız. Yıkılmayı bekleyen binalardan başlayacağız. Örneğin İstanbul'da en eski ilçeler, Avcılar, Bakırköy, Bahçelievler, Büyükçekmece ve Anadolu yakasında bazı ilçeler var. Bu ilçeler başta olmak üzere ve Türkiye'de de büyükşehirlerden başlamak üzere, dalga dalga devam edecek. Bu belli bir süre alacak tabii. Beş, on, yirmi sene gibi periyotlar halinde... Ancak Türkiye'deki yaklaşık 19,5 milyon konut stokunun öncelikle deprem hattı üzerinde olanlarından, mühendisliği olmayan, kaçak binalardan başlayacağız. Dalga dalga Türkiyemizi modern hale getirmek boynumuzun borcudur".

Türkiye'de herkesin artık kentsel dönüşüm istediğini, ancak dönüşüm sürecinin 'rant'tan uzak geliştirilmesini arzuladığını belirten Bayraktar, 162 bölgede kentsel dönüşüm için adım attıklarını, bu işe hiçbir zaman siyasi düşünceyle yaklaşmadıklarını söyledi. Kentsel dönüşümde başarı için siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları işbirliğinin şart olduğunu belirten Bayraktar, çok önemli gelişmeler kaydeden Türk inşaat ve yapı sektörü ile yapı malzemeleri sektörünü önümüzdeki süreçte yeni görev ve sorumlulukların beklediğine işaret ederek şöyle sürdürdü: "Bakanlığımız ülkemizin yapım işleri ile ilgili faaliyetlerinde yetkili ve yol gösterici bir sorumluluk üstlenmiştir. İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler de ülkemizi, yapı malzemeleri alanındaki pek çok ürünün üretiminde ve ihracatında dünyanın ve Avrupa'nın en ön sıralarına taşımıştır. Ülkemizdeki mevcut yapı stokunun büyük bir bölümünün deprem dayanımının istenilen düzeyde olmadığı, kaçak, ruhsatsız ve mühendislik hizmeti almayan yapıların çoğunlukta olduğu biliniyor. Bu şartlar altında öncelikle kamu yapılarının güvenli, kaliteli ve çevreye duyarlı olarak yapımı sağlanacaktır. Projelerde teknolojik ve ekonomik yapı malzemeleri seçimi ile yeni yapım tekniklerinin inşaat sektöründe uygulanması yönünde sektöre öncülük edilerek, teknik destek verilecek... Bu çerçevede başka çalışmalar da sürdürüyoruz. Örneğin 'Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik' ile ilgili olarak depreme dayanıklı yapım bilgileri ve bina güçlendirmesi konularında 2660 inşaat mühendisine eğitim verdik. Bu çalışma 2012 yılında da devam edecek, tamamlandığında toplam 3500 inşaat mühendisinin bu önemli konuda eğitim alması sağlanmış olacak".

Şehirleri insan hayatını tehdit eden risklerden arındırarak daha modern ve yaşanılır mekânlar hale getirmeyi planladıklarını söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Şehirlerde öncelikli afet riskli alanlar ve gecekondu bölgeleri tespit edilerek, mahalli idareler başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle afet öncelikli kentsel dönüşüm çalışmalarına hiçbir siyasi ayrım gözetmeden süratle başlanacaktır" dedi.

 

Türkiye'de nüfusun üçte ikiden fazlasının kentler ve yakın çevresinde yaşadığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Hedefimiz, şehirlerimizi ulaşım sistemleri planlı, yeterli yeşil alanları olan, modern hayatın gerektirdiği sosyal donatılarla bezenmiş, afetlere dirençli, iklime ve çevreye duyarlı, planlı ve çağdaş bir yapıya kavuşturabilmektir" şeklinde konuştu. Bu doğrultuda Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 yılını hedef alan imar ve kentleşme vizyonunu Kentsel Gelişme Strateji Belgesi (KENTGES) ile ortaya koyduklarını kaydeden Bayraktar, çevre düzeni planlarının ülke genelinde yüzde 90 oranında tamamlandığını, 2014 yılı sonuna dek ülkenin tamamının bu planlara kavuşturulmasının hedeflendiğini de belirtti.

Mesleki saygınlığı artıracak düzenlemeler yolda...


Yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerinde saygınlığı sağlamak amacıyla yeni düzenlemeler yapılacağını dile getiren Bakan Bayraktar, mesleki hizmetlere ilişkin norm ve standartların ortaya konmasının önemine vurgu yaparak, "Projelendirme ve ruhsatlandırma süreçlerine ve uygulamaların denetlenmesine ilişkin usul, esas ve standartlar yeniden belirlenecek, bilirkişilerin niteliklerine ve mesleki yeterliklerine ilişkin kurallar yeniden düzenlenecek" diye konuştu. Bayraktar şöyle sürdürdü: "İnşaat ve tesisat işlerinde taahhüt üstlenen müteahhitlerin 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yetki belgesi numarası almaları zorunlu hale getirildi. Böylece yapı müteahhitlerinin faaliyetleri kayıt altına alınmış olacak. Yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve standartlara uygun yapılması, kontrolsüz-kalitesiz yapılaşmanın engellenmesi için, yapım işlerinde şantiye şefi olarak mimar ve mühendislerle birlikte tekniker ve teknisyenlerin görevlendirilmesi zorunlu hale getirilerek, yapılara mimarlık ve mühendislik hizmeti verilecektir. Ayrıca ara teknik eleman yetiştirilmesi de teşvik edilecektir. İnşaat ve tesisat işlerinde çalışan ustaların da 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren 'yetki belgeli' olmaları zorunlu hale getirilmiştir. Bundan böyle yapılar, teknolojiyi takip eden ve hizmet içi eğitime tabi tutulmuş sertifikalı ustalar tarafından inşa edilecektir".

Güçlü ve kurumsal bir yapı denetim sistemi için Bakanlığın koordinasyonunda 'teknik müşavirlik' sistemine geçileceğini de dile getiren Bayraktar, "Deneyimli mimar ve mühendislere ve yeterli donanıma sahip teknik müşavirlik kuruluşları Bakanlıkça yetkilendirilerek, vatandaşların uzman ve güvenilir meslek mensuplarından hizmet almaları sağlanacaktır. Böylelikle kaliteli ve nitelikli yapıların yapılmasının önü açılacak. Ulusal yapı denetim sisteminin geliştirilmesi ile yapılaşma süreci izlenebilir hale getirilecek, ruhsat üzerinden denetim ile birlikte süreçteki tüm aktörlerin yer aldığı sahada etkin bir denetim anlayışına geçilecek" diye konuştu.

"TOKİ mimarisini ben de eleştiriyorum"

Milletvekillerinin kendisine yönelttiği soruları da yanıtlayan Bayraktar, "Türkiye'nin kendine has bir şehir ve bina mimarisi olmadığı", "TOKİ binalarının bulundukları şehrin siluetini bozacak yapıda olduğu" eleştirileri karşısında, ''Biz TOKİ olarak mimari karakter bakımından gereğini yapamadık. Bu bir vak'adır. Ben de eleştiriyorum bu binaları. Fakat Türkiye'de planlı kalkınmaya geçildikten sonra oluşan mimari siluet bellidir. Biz bunu biraz daha iyileştirdik" yanıtını verdi.

Kentsel dönüşüm, Şehircilik Bakanlığı tasarrufunda oluşturulacak "Afete Hazırlık Hesabı"ndan finanse edilecek...

Deprem riski bulunan alanlarda yapılacak kentsel dönüşümün hangi usuller çerçevesinde ilerleyeceği ve gerekli finansmanın nasıl sağlanacağı konuları yavaş yavaş açıklığa kavuşuyor. Riskli bölgelerdeki yapıların tahliye edilerek yıkılması söz konusu olduğunda öncelikle vatandaşla anlaşma yolu denenecek. Eğer anlaşma sağlanamazsa devreye hızla "kamulaştırma" girecek. Yapı sahibinin, yapılan bildirime rağmen evinden çıkmak istememesi durumunda tahliye ve yıkımdan mülki idare amirleri sorumlu olacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Başbakanlık'a sunduğu yasa taslağıyla "kentsel dönüşüm" konusunda en yetkili merci haline geliyor ve geniş yetkilere kavuşuyor.
Taslağa göre, kentsel dönüşüm kapsamında yürütülecek (kamulaştırma, yıkım ve dönüştürme) projelerinin finansmanı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tasarrufunda bir "Afet Hazırlık Hesabı" açılacak... Bu hesabın içini doldurmak üzere herhangi bir ek vergi öngörülmüyor. Buna karşın mevcut vergi gelirlerinin bir kısmı afet hesabına aktarılacak. İmar Yasası'na aykırı davrananlara verilen cezaların yüzde 50'si, trafik cezalarının yüzde 1'i afet hesabı için ayrılırken, illerin genel bütçeye aktardığı vergi gelirlerinden de her bir ilin kendi deprem riskiyle orantılı kesintiler yapılacağı dile getiriliyor...

 

Buna karşın genel bütçeden belediyelere aktarılan paylardan da 'deprem riski yüksek belediyelerden daha fazla', 'düşük olan belediyelerden ise daha az' olmak üzere kesintiler yapılacak... 2012 yılında genel bütçeden belediyelere 27.6 milyar TL. aktarılacağı göz önünde bulundurulursa, büyükşehir belediyelerine aktarılacak kaynağın yüzde 50'sinin, diğer illere aktarılacak kaynağın ise yüzde 15'inin 'Afet Hazırlık Hesabı'na yönlendirilmesi düşünüldüğüne göre, ciddi bir meblağ bu yolla toplanmasının mümkün hale geleceği anlaşılıyor...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı bu konuda tek yetkili merci haline getiren yasa taslağına göre, afet riski altındaki alanlarda bulunan taşınmazlara her türlü yapılaşma, kullanım ve işletme konularında geçici kısıtlamalar uygulanabilecek. Bakanlık, Türkiye'nin yapı risk haritasının çıkarılmasından riskli yapıların tapuya bildirilmesine kadar birçok konuda yetki sahibi haline geliyor.

 


Etiketler