7 Eylül “Mavi Gökyüzü için Uluslararası Temiz Hava Günü” Türkiye’de ve Dünyada İlk Kez Kutlandı

09 Eylül 2020 Dergi: Eylül-Ekim 2020

Birleşmiş Milletler tarafından “Mavi Gökyüzü için Uluslararası Temiz Hava Günü” olarak ilan edilen 7 Eylül, Birleşmiş Milletler, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve 81 ilden en üst düzeyde katılımla Türkiye ve dünyada ilk kez kutlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen AB destekli CityAir (Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kentlerde Farkındalığın Artırılması Teknik Destek Projesi) kapsamındaki kutlamalar bu yıldan itibaren düzenli olarak gerçekleştirilecek. AB, CityAir projesine destek veriyor. Ülke genelinde 31 il için yapılan hava kalitesi modellemesi ve Temiz Hava Eylem planlarının hazırlanmasıyla, proje politika yapıcılara ve uygulayıcı kurumlara hava kirliliği ile mücadele için doğru araçları sağlayacak.

Kutlamalar kapsamında ‘Temiz Hava Özel Etkinlik Oturumu’nda konuşan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, koronavirüs salgınının tüm dünyada temiz havanın önemini gösterdiğini belirterek, bu konuda kamuoyu bilinci oluşturulması açısından Birleşmiş Milletler’in kararına ilişkin görüş bildirdi.

Türkiye’de 31 il için hava kalitesi eylem planlarının revizyonu ve AB finansmanlı CityAir kapsamında bilinçlendirme faaliyetleri son iki yıldır devam ediyor. Proje tamamlandığında bu 31 şehir için hava kirleticileri belirlenecek, şehir ve cadde ölçeğinde mikro düzeyde faaliyetlerin yürütülmesi mümkün olacak.

Günümüzde hava kalitesinin korunması, insan sağlığıyla ilgili en kritik çevre sorunları gündeminin başında geliyor. Dünya çapında her 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor ve 8 milyon insan hava kirliliği nedeniyle çeşitli hastalıklara yakalanıyor. Bu kapsamda küresel çabaların birleştirilmesi ve işbirliği sağlamanın önemi, tüm dünyayı güçlü bir şekilde etkileyen COVID-19 salgını nedeniyle bir kez daha gündemin ön saflarına geldi.

Birleşmiş Milletler’in Aralık 2019’daki 74. Oturumunda 7 Eylül, “Mavi Gökyüzü için Uluslararası Temiz Hava Günü” olarak ilan edildi. Bu yıl ilk kez kutlanan “Temiz Hava Günü”, her düzeyde kamuoyunu bilinçlendirmeyi ve hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik faaliyetleri teşvik etmeyi amaçlıyor.

AB bu yönde çok çaba sarf ediyor. İddialı 2030 İklim ve Enerji Çerçevesi ve Avrupa Yeşil Anlaşması ile AB, kendisini 2050 yılına kadar ilk karbon nötr ekonomi olacak şekilde yeniden konumlandırıyor. AB, bu yıl İklim Yasasını da yürürlüğe koydu. Emisyon azaltımından kaynak verimliliğine, sürdürülebilir hareketlilikten sağlık ve çevre korumaya odaklanan AB, COVID-19 krizinin etkilerinden muzdarip olduktan sonra bu hedefi yerine getirmeye kararlı olduğunu gösterdi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Meyer-Landrut: “Hiçbir şey, soluduğumuz hava kadar değerli olamaz”
AB’de her yıl yaklaşık 6,5 milyon kişinin felç, astım ve bronşit gibi hastalıklardan muzdarip olduğunu ve bunun temelinde hava kirliliğinin yattığını ifade eden AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, şunları söyledi: “UNEP Avrupa Ofisi ile birlikte bu önemli etkinliği düzenlediği için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. CityAir projesi aracılığıyla Bakanlık tarafından atılan bu tür adımlar ve sarf edilen çabalar ile AB’nin başarıya ulaşacağına inanıyorum. Türkiye vatandaşları için de daha iyi hava kalitesi yönetimine ve daha yüksek yaşam kalitesine katkıda bulunuluyor. Hava kirliliğine bağlı nedenlerle her yıl 400 binden fazla kişinin yaşamı tehdit altında. Ancak hiçbir şey nefes almaktan daha değerli olamaz. Avrupa Birliği standartlarını mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaya ve şehirlerdeki hava kalitesini çok yakından izlemeye çalışmamızın nedeni de budur. Bu alanda bilgi ve deneyim paylaşımı için Türk hükümeti ve belediyeleriyle birlikte çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.”

Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar: “Uzun vadeli stratejiler oluşturuyoruz”
Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ev sahipliğinde 7 Eylül “Temiz Hava Günü”nün önemini vurgulamak amacıyla Türkiye’den İl Çevre Müdürlükleri temsilcilerinin katılımıyla geniş tabanlı bir Temiz Hava Özel Oturumu düzenlendi. Oturumda konuşan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, hava kalitesi ile ilgili her türlü konunun küresel ölçekte ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği “Uluslararası Temiz Hava Günü”ne dikkat çekti. Bakan Yardımcısı Birpınar şöyle devam etti: “Hava kalitesini iyileştirmek için ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli çabalar var. Dumansız Hava Sahası uygulaması, Millet Bahçeleri ve Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi gibi dünyaya örnek teşkil edecek çalışmalar birer birer hayata geçiriliyor. Birleşmiş Milletler Uzun Menzilli Sınır Aşan Hava Kirliliği Sözleşmesi ve İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf olarak sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Hava kalitesinin iyileştirilmesi, doğrudan iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına dahil olduğundan, bunu çok önemli ve birbirinden ayrılamaz buluyoruz. Ülkemiz enerji, ulaşım, sanayi ve tarım politikalarında çevre duyarlılığını ön planda tutuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına eğilim, enerji ve kaynak verimliliği ve ulaşımda altyapı projeleri, hava kalitesi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Yerli otomobilimizin elektrikli tercih edilmesi ve yerli güneş paneli üretim fabrikası yatırımı son dönemde en çok önem taşıyan projeler arasında yer alıyor.”

Birpınar ayrıca; “Şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda bisiklet yolu projelerini finansal olarak destekliyor, 2023 yılı sonu itibarıyla toplam 3000 km bisiklet parkuru ve 3000 km yeşil yaya yolunun tamamlanması için gerekli adımları atıyoruz. Avrupa Bisiklet Ağı-Eurovelo ile entegre olacak bisiklet yollarının yapımını destekliyoruz. Özellikle bu salgın sürecinde vatandaşlarımız toplu taşıma yerine bisiklet ve e-scooter tercih ediyor. Bu kapsamda, özellikle şehir merkezlerinde bisiklet ve e-scooter kullanımının yaygınlaştırılması için ilgili bakanlıklarla birlikte bir mevzuat üzerinde çalışıyoruz. Isınma için ülkemiz kaynaklarının en verimli ve etkin şekilde kullanılmasını hedefleyen stratejiler geliştiriyoruz. Temiz teknoloji kullanımı ve sanayide emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bakanlık olarak uzun süredir hava kalitesini izliyoruz. Mevcut istasyonlardan alınan veriler bize şehirlerdeki kirlilik hakkında fikir veriyor. Böylece kirlilikteki değişimleri yıllara göre takip edebiliyoruz. Ancak amacımız her mahallenin, her semtin ve her ilçenin kirlilik seviyesi hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bu hedef doğrultusunda yeterli sayıda istasyon kurulması ciddi bir maliyeti beraberinde getirmektedir. Bu nedenle dünya çapında uygulandığı şekilde ideal sayıdaki istasyonlarımıza modelleme çalışmaları ile destek vereceğiz” dedi.

Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde 2009 yılında müzakerelere açılan Çevre Başlığı kapsamında bugüne kadar çok sayıda projenin hayata geçtiğinin altını çizen Birpınar, şunları kaydetti: “AB Direktifini iç mevzuata aktardık ve uyguluyoruz. Şu anda ‘Çevre ve İklim Eylemi Sektör Operasyonel Programı’nı yürütüyoruz. Söz konusu program kapsamında Avrupa Birliği ülkemize 335 milyon Euro ayırmıştır. Sözleşmeye bağlanan 41 projeden biri olan ve bu etkinliğe vesile olan ‘Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi’ ile hedefimiz, hava kalitesini korumanın temeli olan halkın bilinçlendirilmesidir.”

UNEP Avrupa Direktörü Bruno Pozzi: “İnsan sağlığına karşı en büyük çevresel risk hava kirliliğidir”
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Avrupa Direktörü Bruno Pozzi
, Avrupa’da insan sağlığına karşı en büyük çevresel riskin hava kirliliği olduğuna dikkat çekti. Pozzi, “Önemli bir çevre sorunu olan hava kirliliği aynı zamanda insan sağlığına ve ekonomiye de zarar veriyor. Bu nedenle, BM Genel Kurulu 7 Eylül’ü ‘Mavi Gökyüzü için Uluslararası Temiz Hava Günü’ olarak ilan etmeye karar verdi. COVID-19 sürecinden sonra daha iyi bir gelecek inşa etmek için hep birlikte çalışmalara başlamışken, elimizdeki teknoloji ve çözümleri daha temiz bir gökyüzü hedefi için kullanabiliriz” dedi.

Prof. Dr. Alper Ünal: “Sürdürülebilir temiz hava için bireysel farkındalık hayati önem taşıyor”
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü, İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve CityAir Projesi Uzmanı Prof. Dr. Alper Ünal
, hava kalitesinin çevresel etkilerine değinerek, koronavirüs salgınının, hava kirliliği ile mücadelede bireyin oynadığı rolün ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkardığının altını çizdi. Ünal, “Nüfusun önemli bir bölümünün evde kalmasına bağlı olarak, özellikle büyük şehirlerde trafiğe çıkan araç sayısının azalması, PM10 partikül madde kaynaklı hava kirliliğini yüzde 32 azalttı. Bu çok önemli bir oran. Bunu sürdürülebilir kılmak için halk kadar bireylere de önemli görevler düşüyor” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler’in uluslararası düzeyde farkındalık yaratarak hava kalitesi konusunda küresel iyileşme sağlamayı hedeflediğini belirten Ünal, şöyle devam etti: “Bu konuda çalışan tüm aktörleri bir araya getirerek yerelden globale uzanan bir çözüm üzerinde çalışılıyor. Biz de CityAir Projesi kapsamında düzenlediğimiz Emisyon Envanteri Çalıştaylarında yerel yönetimler ve ilgili tüm paydaşların bu konuda bilgi sahibi olmalarını sağlıyoruz. Yerel düzeyde başlayan bu farkındalık, konunun önümüzdeki dönemde ulusal düzeyde ele alınmasını sağlayacaktır.'”

Isparta Emisyon Envanteri Çalıştayı online yapıldı
Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi’nin (CityAir) dördüncü büyük teknik çalıştayı olan Emisyon Envanteri Çalıştayı, Isparta ve diğer dokuz ilden (Afyon, Aksaray, Antalya, Burdur, Karaman, Kayseri, Konya, Nevşehir Niğde) katılımcılarla gerçekleştirildi. Çalışma, Güney-İç Anadolu Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü sorumluluğundadır. Şehirlerin taşra teşkilatları, belediyeleri ve hava kalitesi alanında çalışan yetkililerin katıldığı çalıştayda, bu illerin hava kalitesinin mevcut durumu ve gelecek planlamasına dair detaylar tartışıldı. Çalıştay kapsamında düzenlenen eğitimlerde, illere özgü emisyon envanterlerinin gelişim aşamaları, temel ilkeleri ve amaçları ile modellemeler ayrıntılı olarak ele alındı.

“Mavi Gökyüzü için Uluslararası Temiz Hava Günü”nün hedefleri:

  • Hava kalitesinin sağlık, çevre, ekonomi ve verimlilik açısından önemini toplumun her kesiminden insanların anlamasını sağlamak,
  • Hava kalitesinin iklim değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi diğer çevresel konularla arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymak,
  • Bilgi, yenilik ve başarı öykülerini paylaşarak hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çözümleri teşvik etmek,
  • Hava kalitesi yönetimi alanında yürütülen yerel, ulusal ve uluslararası projeler arasında ortak stratejiler geliştirmek ve uluslararası aktörleri bir araya getirerek hava kalitesi faaliyetlerini hızlandırmak.

CityAir (Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi) Hakkında
Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması Projesi (CityAir), Türkiye’nin 31 ilinde hava kalitesinin korunması ve halkın bilinçlendirilmesi amacıyla uygulanıyor. Bu amaçla düzenlenen eğitim ve işbirliği faaliyetleri, hava kalitesi çalıştayları ve saha ziyaretleri yerel personelin eğitimi açısından da büyük önem taşıyor.

Proje kapsamında hava kalitesi yönetimi ile ilgili konuların karar vericiler, belediyeler, çocuklar, kadınlar ve toplumun farklı seviyelerinde anlaşılması ve bu konuda farkındalığın artırılması için çalışmalar yapılıyor.

Proje illeri arasında Aydın, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla, Uşak, Adana, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Mersin, Osmaniye, Amasya, Çorum, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Afyon, Aksaray, Antalya, Burdur, Isparta, Karaman, Kayseri, Konya, Nevşehir ve Niğde bulunuyor.

Projenin temel amaçları:

  • Hava Emisyon Yönetim Sistemi içindeki envanter sisteminin kapasitesini “hava kalitesi” modellemesi, CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) ve diğer tüm “Bilgi Teknolojisi” araçlarıyla iyileştirmek;
  • Güney-İç Anadolu, Ege, Orta Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde bulunan 31 şehrin Temiz Hava Eylem Planlarını (TKAP) Temiz Hava Bölgeleri dağılımına göre güncellemek;
  • İl düzeyinde emisyon azaltma stratejileri geliştirmek ve halkı bilinçlendirerek hava kalitesini iyileştirmeye yardımcı olacak bir yol haritası hazırlamak.

Kamuoyunun bilinçlendirilmesi için atılan adımlar:

  • Hava kalitesi konusunda halkın bilinç düzeyini belirlemek için anketler yapılıyor.
  • Hava kalitesi yönetimi kapsamında çalıştaylar düzenleniyor. Emisyon envanteri eğitimleri yapılıyor. Hava kalitesi değerlendirme ve modelleme eğitimleri veriliyor.
  • Bilgilendirme broşürleri basılarak çocuklar ve yaşlılar gibi seçilmiş hedef gruplara, hamileler ve hastalar gibi risk gruplarına dağıtılıyor.
  • Genç kuşak için sosyal medya toplantıları yapılıyor. TV ve radyo spotları hazırlanarak hava kalitesinin toplumun geniş kesimleri tarafından anlaşılması için paylaşılıyor.
  • Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışmalar yürütülüyor.
  • Kamu alanlarında, okullarda, il ve ilçe belediyelerinde hava kalitesinin korunması için çalışmalar devam ediyor. Özellikle ilk ve orta öğretim seviyelerine göre eğlenceli ve öğretici paylaşımlarla akılda kalıcı etkinlikler planlanıyor.