Header Reklam
Header Reklam

Türk inşaat sanayinin devleri '5. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi'nde buluştu. İMSAD inşaat sektörünün geleceğine 'Güvenli Yapılar Yol Haritası' ile ışık tutuyor...

24 Ocak 2014 Dergi: Kasım-Aralık 2013

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliği ile Türkiye İMSAD’ın, enerji tasarrufu konusunda,  kamuoyunu bilinçlendirme kampanyası kapsamında ilk adım olarak hazırladığı “Enerjimizi Boşa Harcamayın”  kamu spotunun lansmanı,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından yapıldı.

2012 yılının başından itibaren ‘Enerji Verimliliği’ seferberliği başlattıklarını belirten Bakan Taner Yıldız, “Kamuda yalıtımın ilk adımını Bakanlık olarak biz attık. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı binamızda yaklaşık yüzde 46'lık bir verim elde edildi. Bundan sonra 150 kadar kamu binasının yalıtımıyla yaklaşık 45 milyon liralık enerji tasarrufu hedefliyoruz” dedi.

Ülkemizde, güvenli, sürdürülebilir ve çağdaş yapılar için Yapı Yasası’nın yasalaştırılmasına ve tüm bina tasarımı ile yönetmelikleri bünyesinde toplayan ‘Ulusal Bina Yönetmeliği’ne ihtiyaç olduğunu söyleyen Türkiye İMSAD Başkanı Dündar Yetişener de “Her şeyi devletten beklemeyen, bütüncül bir sistem kurulması, güvenli ve çağdaş yapıların inşası için atılacak ilk adımdan biridir” dedi.

Ülkemizin önde gelen 75 inşaat malzemesi sanayi firması ve 29 sektörel derneğin çatı kurumu olan Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın katılımı ile gerçekleşti. Türk inşaat sanayinin devlerini buluşturan zirvenin bu yılki ana teması “Güvenli Yapı ve Kentsel Dönüşüm” oldu. Zirve’de “Güvenli Yapılar” konusu tüm yönleri ile gündeme taşındı.

5. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Dündar Yetişener’in ev sahipliğinde, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açılış konuşmaları ile başladı. Türkiye İMSAD tarafından, inşaat sektörünün geleceğine ışık tutması amacıyla hazırlanan ‘Sürdürülebilir, Güvenli, Çağdaş Yapılar ve Kentsel Dönüşüm’ konulu, ‘Güvenli Yapılar Yol Haritası 1’  raporunun tüm yönleriyle gündeme taşındığı Zirve’ye çok sayıda yerli, yabancı konuk ve sektör temsilcisi, uzmanlık konularda yaptıkları konuşmalarıyla katıldı.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkan Vekili Mahmut Küçük, Tekfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Özdemir, Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer, Türkiye’nin uluslararası ödüllü mimarları Hasan Çalışlar ile Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, yapı bilgi modellemesi konusunda dünyanın önde gelen danışmanlarından 3-im Başkanı Edmondo Occhipinti, Sürdürülebilir Binalar Destek Merkezi Kurucu Başkanı ve enerji verimliliği stratejisti Ronald Rovers ile uluslararası projelerdeki uzmanlığıyla tanınan Avrupa Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Kurucu Başkanı Chris Hamans, Zirve’nin panelistleri olarak konuşma yaptılar.

Gazeteci Yazar Cüneyt Özdemir’in moderatörlüğünü yaptığı zirvede, Kentsel Dönüşümün Hukuki, Sosyal ve İşlevsel Yönü, İnşaat Sektöründe Malzeme Geliştirme Teknolojileri, Kentsel Dönüşümde Denetim ve Finans, Bilgi Modellemesi ve Entegre Projeler ile Sürdürülebilir Yapılar, tüm yönleriyle gündeme taşındı.

 

“Köklü sanayici üyeleri ile Türkiye İMSAD 30’uncu yaşında daha güçlü.”

Türkiye İMSAD Başkanı Dündar Yetişener, konuşmasında, Türkiye İMSAD’ın ülke ekonomisi içindeki konumunu anlattı. 50-60 yıllık köklü geçmişe sahip olan sanayici üyeleriyle Türkiye İMSAD’ın 30’uncu yaşını kutlayacağı yeni yıla daha güçlü bir performansla girdiğini belirten dile getiren Yetişener, “Her biri kendi alanında küresel marka olan ve inovatif sanayi ürünleriyle dünya pazarlarında ülkemizi birinci lige taşıyan Türkiye İMSAD üyeleri, bugün dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefleyen Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasında önemli kilometre taşları olmuşlardır” dedi. İnşaat malzemeleri ihracatında sektörün bu yıl 22 milyar dolara ulaşarak bir önceki yılı aşacaklarını belirten Yetişener, bu ihracatın yüzde 75’inin Türkiye İMSAD üyelerince gerçekleştirildiğine işaret etti. Yetişener, “Türkiye’nin 2023 ihracat hedefi olarak belirlenen 500 milyar Dolar’ın yüzde 20’sini, yani 100 milyar Doları’nı bizler inşaat malzemesi ihracatıyla karşılamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.   

 

“İnşaat sektörü 2014’de yüzde 4-5 arasında büyüyecek”

2014 yılında, inşaat harcamalarının içinde olduğu özel sektör yatırım harcamalarında yüzde 5,6 büyüme hedeflendiğini, kamu yatırım harcamalarında ise yüzde 3,7 gerileme beklendiğine işaret eden Dündar Yetişener, “2014 yılında özel sektörün sürükleyiciliği ile inşaat sektöründe yüzde 4-5 arasında büyüme bekliyoruz” dedi. Yetişener, şöyle devam etti: “Ülkemiz ekonomisinin itici gücünü oluşturan stratejik bir sektörün en büyük bileşenlerinden biri olan Türkiye İMSAD, üyelerinin üretici konumundan aldığı güçle sektöründe kuralların oluşmasına katkı sağlamayı toplumsal sorumluluğu olarak görmektedir. Bu amaçla hazırladığımız ve sizlerle paylaştığımız Güvenli Yapılar Yol Haritası 1 raporunun, sektörümüzün ve ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir kalkınmasında önemli bir fonksiyon üstleneceğine inanıyoruz” dedi.

 

“Her şeyi devletten beklemeyen bütüncül bir sistem oluşturmamız şart”  

Yetişener, ülkemizde, güvenli, sürdürülebilir ve çağdaş yapılar için Yapı Yasası’nın yasalaştırılmasına, bina tasarımını da kapsayan tüm yönetmelikleri bünyesinde toplayan ‘Ulusal Bina Yönetmeliği’ne ihtiyaç olduğunu vurguladığı konuşmasında, “Her şeyi devletten beklemeyen, denetimin de içinde olduğu bütüncül bir sistem kurulması, güvenli ve çağdaş yapıların inşası için şarttır. Ekonomi tarihimizin en önemli hamlesi olan kentsel dönüşümün başladığı bu dönemde, kamu, sivil toplum ve tüm paydaşlar iyi bir işbirliği iklimi oluşturarak bu hamleyi, güvenli ve sürdürülebilir yapı için fırsata çevirmeli, bu dinamiği birlikte harekete geçirmeli ve bu sinerjiyi tüm sektöre yaymalıyız” diye konuştu.

 

“Enerjimizi Boşa Harcamayın’ kamu spotu lansmanını yaptı”

Türkiye İMSAD’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliği ile hazırlanan “Enerjimizi Boşa Harcamayın” konulu kamuoyunu bilinçlendirme kampanyası kapsamında hazırlanan kamu spotunun lansmanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından yapıldı.  Toplantıda yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak 2012 yılının başından itibaren ‘Enerji Verimliliği’ seferberliği başlattıklarını belirten Bakan Yıldız, konutta, sanayide, evlerde, aydınlatmada kısacası hayatın her alanında küçük adımlarla büyük tasarruf etme imkânlarının adımlarını attıklarını belirtti. Yıldız, “Enerji Verimliliği kültürünü her alanda yaygınlaştırmak ve öncelikli politika haline getirmek Bakanlık olarak en önemli hedeflerimizden biridir” dedi. Binalarda 1 Ocak 2011'den sonra yalıtımı olmayan herhangi bir binanın ruhsat alma imkânını ortadan kaldırdıklarını hatırlatan Taner Yıldız, Türkiye'de yalıtıma muhtaç yaklaşık 17 milyon adet hane olduğunu, yeni binalarda ise herhangi bir problemin bulunmadığını söyledi. Yıldız, “asıl yapılması gereken, mevcut binalarımızı eski hallerinden kurtarmaktır” şeklinde konuştu.  

 

“150 kamu binasının yalıtımı ile 45 milyon liralık tasarruf bekliyoruz”

Kamuda yalıtımın ilk adımını Bakanlık olarak kendilerinin attığını, bundan sonra 150 kadar kamu binasının yalıtımıyla yaklaşık 45 milyon liralık enerji tasarrufu hedeflediklerine dikkati çeken Taner Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı binamızda yaptığımız çalışmada yaklaşık yüzde 46'lık bir verim elde edildi. Bunu elde etmek için camların çift cam olması, duvarlarda da yalıtım yapılmış olması şartı var. Yuvarlak bir hesapla yarı yarıya tasarruf ettiğiniz bir işlem aslında yatırımcı içinde, kamu içinde, özel sektör kullanıcıları için de karlı olacak. Biz bu anlamda Bakanlık olarak tasarrufun ve verimlilik kültürünün oluşmasının, yerleşmesinin öncüsü olmaya devam edeceğiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarımızın da bu sürece aktif katılımını sağlayacak ve hedeflerimize birlikte ulaşacağız.”

 

“Enerji harcamalarının yüzde 40’ı binalarda kullanılıyor”

Türkiye İMSAD Başkanı Dündar Yetişener de konuşmasında, sektör hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla, enerji ve güvenli yapı konusunda kamuoyunu bilinçlendirme kampanyası başlattıklarını ve bu kampanyanın ilk adımını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın katılımı ile gerçekleştirmekten son derece memnuniyet duyduklarını belirtti. Ülkemizde toplam enerjinin yüzde 40’ının yapılarda kullanıldığını, oysa bu miktarın yüzde 40’lara varan kısmının doğru tasarlanan yapılar ile tasarruf edilerek, ülke ekonomisine yılda 12-15 milyar dolar tutarında katkı sağlanacağını söyleyen Yetişener, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya inşaat malzemesi ihracatında 5.sıraya ulaşmış inşaat malzemesi sanayicileri olarak, uluslararası arenada ödüller kazanan değerli tasarımcılarımız, dünya sıralamasında ikinci olan başarılı müteahhitlerimize, ‘gelin artık enerjimizi boşa harcamayalım, doğru sistemi hep birlikte kuralım’ diyoruz. İhtiyacımızın yüzde 70’ini dışarıdan karşıladığımız enerjide tasarruf yoluna giderek, en büyük kalemlerden biri olan ülkemiz cari açığının düşürülmesine destek olalım. Sadece özel sektör değil, kamu kesimindeki yasa koyucular, denetleyiciler, bürokratlar, akademisyenler tüm taraflarla birlikte, güvenli yapı iklimi için gerekli ortamı birlikte oluşturalım ki, hem insanlarımız, hem sektörümüz sağlıklı yaşasın.” 

 

 

 

‘Güvenli Yapılar Yol Haritası-1’ Raporu’ndan Başlıklar

 

İnşaat malzemesi üretici firmaları, sektör dernekleri, üniversiteler ve akademisyenlerden oluşan geniş çalışma grubu tarafından multidisipliner bir yaklaşımla hazırlanan ‘Güvenli Yapılar Yol Haritası-1’ raporu,  “güvenli sürdürülebilir ve çağdaş bir yapıda yaşamak bütün vatandaşlarımızın hakkıdır ve bu hakka ulaşmaları sağlanmalıdır” temel görüşü üzerinde şekilleniyor. Güvenli Yapılar Yol Haritası-1’den bazı başlıklar şöyle:

 

Standartlarda ve denetimlerde karmaşa

Yapı malzemeleri, tasarım ve yapım işlerinde standart, yönetmelik ve teknik şartnamelere uygunluk ve denetimde karmaşa yaşanmaktadır. Kamu-özel tüm yapım işlerinde, sigorta sistemini kapsayan bir zincirde denetim sisteminin oluşturulmalıdır. Yapı Yasası’nın henüz uygulamada olması nedeniyle boşluk 5543 sayılı İskan Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Yasası gibi yasalarla doldurulmaya çalışılmaktadır. Her bir yönetmeliğin farklı birimlerce hazırlanması sonucunda ise birbirleriyle ve standartlarla çelişkiler ve boşluklar yaşanmaktadır.

 

Ulusal Bina Yönetmeliğine ihtiyaç var

Standart geliştirme çalışmaları yetersiz kalınmaktadır. Mevzuat kargaşasının giderilmesi, güvenli, sürdürülebilir ve çağdaş yapıların inşası için Yapı Yasası’nın son şekline getirilerek yasalaştırılması önemlidir. Bina tasarım ve yapımı ile ilgili tüm yönetmelikleri bünyesinde toplayan Ulusal Bina Yönetmeliği’nin acil olarak hazırlanmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bakanlıklar, üniversiteler, meslek kuruluşları, STK’lar ve odaların temsilcilerinden oluşan Bina Yönetmeliği Koordinasyon Kurulu adı altında bir sivil platformun oluşturulmalıdır.

 

‘Güvenli Bina Belgesi’’ zorunlu olmalı

Ülkemizde, yapıların doğru şekilde denetlendiği ve güvenli olduğunu kanıtlayacak belge bulunmamaktadır. Güvenli Bina Belgesi, kamu-özel sektör tüm binalar için zorunlu hale getirilmelidir. Belge kapsamının Güvenli ve Sürdürülebilir Bina Belgesi olması halinde, kentsel dönüşümde yenilenecek ve/veya yeni yapılacak binalar, ulusal ve uluslararası finans kuruluşlar tarafından daha fazla desteklenecektir. Ayrıca, yapı mevzuatında kısa vadede yapılacak iyileştirmeler yerini, orta ve uzun vadede bütüncül denetim sistemine bırakmalıdır.

 

Yürürlükte olmayan ancak hayati öneme sahip yönetmelikler

Ülkemizde henüz yürürlükte bulunmayan yönetmeliklere bulunmaktadır. Kentsel dönüşüm yaşanan bu süreçte acil olarak uygulanması beklenen yönetmelikler şunlardır: Su Yalıtımı Yönetmeliği, Rüzgar Yönetmeliği, Yüksek Yapılar Yönetmeliği, Çelik Yapılar Yönetmeliği, Ahşap Yapılar Yönetmeliği, Hafif Çelik Yapılar Yönetmeliği ve İklimlendirme Yönetmeliği.

 

Revize edilmesi gereken yönetmelikler var

Güvenli yapı kültürü kapsamında yenilenerek günümüz koşullarına uyarlanması gereken yönetmelikler ise şöyledir: Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik, Deprem Yönetmeliği, Yüksek Yapılar, Betonarme Yapılar, Yığma Yapılar, Yapısal Güçlendirme, Yapı Malzemelerinin Tabi Olacağı Kriterler Hakkında Yönetmelik, Isı Yalıtım ve Enerji Verimliliği, Çevresel Gürültünün Yönetimi ve Binaların Yangın Korunması Hakkındaki Yönetmelik.

 

 

Eurocode uyum önemli

Yapı ve bina yönetmeliğinin Avrupa’daki karşılığının Eurocode manzumesi, ABD’da ise International Building Code (IBS)’dur. Ülkemizde, Deprem Yönetmeliği ile betonarme yapılar için TS-500 Yönetmeliği ciddiyetle uygulanmaktadır. Rüzgar ve kar gibi meteorolojik etkilerin yük yönetmeliklerinin yenilenmeye ihtiyacı bulunmaktadır.  Çelik, ahşap, yığma gibi diğer yapı standartlarının ise çağdışı kalmıştır.

 

AB uyumu sağlanan malzeme kriterlerinin kullanılması

Bilindiği üzere, teknik şartnameler yasa, yönetmelik, standart ve ulusal teknik onay belgeleriyle çelişemez. AB uyumu sağlanan yapı malzeme kriterleri birçok teknik şartnamede kullanılmamaktadır. Bu nedenle teknik şartname yazımı, güvenli yapı kültürünün bir parçası olarak uygulanmalıdır.

 

Şartnameler, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’ne uygun değil

Dünyadaki büyük proje ve müşavirlik firmalarınca hazırlanan ve standartların nasıl uygulanacağını gösteren Tip Şartnameleri olduğu halde, Türkiye’de karışıklık yaşanmaktadır. Kamu ve özel şartnameler, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’ne uygun değildir. Sistemler üzerinden tanımlar yapılmalıdır.

 

Standartların geliştirilmesinde TSE’nin rolü ve eksikler

1 Temmuz 2013’te yürürlüğe giren Yapı Malzemeleri Yönetmeliğin, standartlar yönünden eksiklikleri bulunmaktadır. CE ve G dışında hiçbir yapı malzemesinde başka işaret taşımaması zorunluluğu varken, TSE’li malzemeler hala dolaşımdadır. TSE’nin hem standartları hazırlayan ve geliştiren hem de hazırladığı standartların uygulanmasını kontrol eden bir kurum olmaması gerekir. Bağımsız bir denetim şirketi oluşturularak TSE’nin kuvvetler ayrılığı prensibine uygun yapılanması önemlidir.

 

Yenilikçi ürünlerin kullanılmasında kota önerisi

Yenilikçi ürünler için kota ve kullanım kolaylıkları getirilmelidir. Bu yaklaşım, uluslararası alanda rekabet edebilecek ürünlerin geliştirilmesini ve yerli sanayi teşvik edecektir. Standartlarda karşılığı olmayan tüm yenilikçi ürünler için ATO (Avrupa Teknik Onayı) veya UTO (Ulusal Teknik Onay) alınması gerekmektedir.  Yenilikçi ürünlerde ulusal standartların geliştirilmesi ve Avrupa’da geçerliliğin sağlanmasında TSE’ye büyük görevler düştüğü söylenebilir. Ülke olarak yenilikçi ürünler için geliştirilen standartların, Avrupa’da kullanılır hale getirilmesi de sektör için önemli bir konudur.

 

Su yalıtımı zorunluluğu ile gelen bina güvenliği

Yapıların temelinde su yalıtımının ihmali halinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanabilmektedir. Türkiye genelinde 19 milyon konutun yüzde 85’i su yalıtımsızdır. Korozyon tehdidinden uzak tutulması için yeniden yapılacak binalara su yalıtımı ile başlanmalıdır. Bakanlığın bu konuda çalışmaları devam etmektedir. Kamu otoritesi ve ilgili STK’larımız birlikte çalışarak en kısa zamanda doğru mevzuat ve doğru yöntemlerle su yalıtımı zorunluluk haline getirmelidir.

 

Isı, su, ses ve yangın yalıtımında Türkiye standartların neresinde?

Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, sürdürülebilir bir yapının temel unsurlarını oluşturmaktadır. Günümüz koşullarında artık sadece ısı kayıplarına yönelik sınırlamaların getirilmesi yeterli olmamakta, Binaların Enerji Performansı Direktifinde belirtildiği gibi; ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma, sıcak su temini gibi enerji tüketimine neden olan tüm kullanım alanlarında kümülatif sınırlamalara gidilmelidir. Enerji verimliliği konsepti, tasarım aşamasında, yalıtım ve binanın konumu gibi pasif önlemlerle başlamalı, tüm sistemlerin verimleri otomatik kontrol önlemleriyle güçlendirilmelidir.

 

Haksız rekabete CE ve G işaretli üretimin denetlenmesi önlemi

Malzeme ve yapıların katalog ve bilgilendirme dokümanlarında gerçek olduğundan farklı yazılarak tüketici yanıltılabilmekte ve haksız kazanca neden olabilmektedir. Öte yandan, G işareti mevzuatın, kalite düzeyini sağlayacak şekilde geliştirmesi, CE ve G işareti prosedürlere uygun üretimin denetlenmesi ile haksız rekabetin önüne geçilebilir.

 


Etiketler


Slider Altına