Header Reklam
Header Reklam

İller Bankası 'İLBANK A.Ş.' oldu...

04 Mart 2011 Dergi: Ocak-Şubat 2011

İki yıldır TBMM gündeminde bulunan İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün anonim şirkete dönüştürülmesi hakkındaki yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nun 26 Ocak tarihli oturumunda kabul edildikten sonra 8 Şubat 2011 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, kısa adı "İlbank" olacak İller Bankası AŞ. özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip bir kalkınma ve yatırım bankası statüsünde olacak. Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin ve bunların üye olduğu mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılayıp projeler geliştirirken, bu idarelere danışmanlık hizmeti de verecek...

Kanun yürürlüğe girmeden önce parti gruplarının konu üzerinde Meclis'te yaptığı görüş ve değerlendirmelerden bazıları özetle şöyleydi...

 

CHP İzmir milletvekili Bülent Baratalı: "Belediyelerin bütün hizmetleri fiyatlandırılacak ve bu maliyetler halkın sırtına yüklenecek"

 

CHP Grubu adına değerlendirmelerde bulunan İzmir milletvekili Bülent Baratalı, tasarıda yer alan bazı düzenlemeleri doğru bulmadıklarını; köklü bir geleneğe sahip, insan odaklı ve sosyal bir kurum olan İller Bankası'nın bu nitelikleri yerine, ticari bir kurum olmaya yönlendirilmesinin yanlış olacağını savundu. Tasarlanan yeni yapı içerisinde belediyelerin bütün hizmetlerinin fiyatlandırılacağını ve bu maliyetin de halkın sırtına yükleneceğini belirten Baratalı, "Tasarı bu haliyle yasalaşacak olursa, özellikle kentlerde yaşamak ciddi bir bedel gerektirecektir" diye konuştu. İzmir milletvekili Bülent Baratlı, 1935 yılında kurulan ve o tarihten bu yana çağdaş kentlerin oluşumuna ve insan yaşamını kolaylaştıracak hizmetlere rehberlik eden, ekonomik ve proje bazında katkılar sağlayan İller Bankası'nın kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bu kurumun süregelen sıkıntılarına çözümün "piyasa mantığına göre çalışacak bir banka yapısında ve o doğrultudaki Dünya Bankası yönlendirmelerinde" aranmaması gerektiğini söyledi.

Baratlı şöyle konuştu: "İller Bankası, kurulduğu günden bugüne belediyelerin ve diğer yerel yönetim birimlerinin altyapı hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde finansman ve teknik destek bakımından vazgeçilmezdir. İller Bankası yerel yönetimler ile ilgili sahip olduğu bilgi ve uzman kadrosu ile de Türkiye için çok önemlidir. Banka'nın geçmişten bugüne sorunlar yaşadığı da açıktır. Bunların başında siyasal baskı ve siyasal kadro atamaları, bankanın ortakları olan yerel yönetimlere verilen kredilerin geri dönüşünün olmaması gelmektedir. Ayrıca kuruluş sermayesine ortak olan yerel yönetimlerin karar verme mekanizmalarında yer almaması da katı merkeziyetçilik eleştirilerine maruz kalmasına neden olmaktadır. Yerel yatırımlarda merkezi planlama, merkezi uygulama ve merkezden kontrollük yapılmakta, çoğu zaman belediyelere hiç görüş sorulmaması ve sürece dahil edilmemeleri yerel yönetimlerce eleştirilmektedir. Diğer taraftan, merkezi bütçeye bağımlılık ve bu nedenle uzun vadeli kredi verememesi nedeniyle çağdaş olmamakla, mali bakımdan özerk olmamakla, merkezi hükümet bürokrasisinden kurtulamamakla eleştirilmektedir. Banka aynı zamanda kamu kaynaklarını kullanması ve kamu denetimine tabi olması nedeniyle de faiz oranlarını kendisi belirleyememektedir. Ama İller Bankası'nın karşı karşıya olduğu bu sorunların çözümü, piyasa mantığına göre çalışacak bir banka amacını güden dış kaynaklı projeler olmamalı, ülkemize özgü bu kurumun sorunları yıkıcı değil, yapıcı eleştirilerle düzeltilmelidir".

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş; "İller Bankası piyasadaki kâr amaçlı bankalardan biri haline gelecek"

 

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş da, ise İller Bankası'nın sadece kâr odaklı bir yapıya dönüştürülmek istendiğini belirterek, "Küçücük bir yerleşim biriminde toplumun temel ihtiyacını karşılamak üzere hayata geçirilecek bir altyapı projesini bile kâr güdüsüyle ilişkilendirmek doğru yaklaşım olabilir mi?" diye sordu. Getirilecek olan yeni yapıyla birlikte İller Bankası'nın piyasadaki kâr amaçlı bankalardan biri haline geleceğini savunan Karabaş, "İller Bankası A.Ş.'nin getirilecek yeni düzenlemeyle piyasa kurallarına göre hareket etmesi, hele özellikle mevcut belediye yapılarımız dikkate alındığında, yarın öbür gün birçok yerleşim alanında belediyeleri artık kredi alamaz ya da ancak yüksek faizle alabilen veya farklı koşulların dayatıldığı bir konuma getirecektir" dedi.

MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural; "Bir sonraki aşamanın özelleştirme olacağı açıktır"

Mersin milletvekili Kadir Ural da, kanun tasarısıyla İller Bankası'nın tasfiye edilmek istendiğini, bunun salt bir örgütlenmenin son bulması anlamına gelmediğini ifade ederek şunları söyledi: "Yerel yönetim mali sistemindeki bu dönüşümle, yerel yönetim hizmetlerinin merkezi planlama dışına çıkarılarak bireysel yatırım sürecine geçildiği görülmektedir. Bir sonraki aşamanın özelleştirme olacağı açıktır. Zaten özelleştirmenin sinyalleri tasarı incelendiğinde net olarak görülmektedir. Yerel yönetimlerin merkezden koparılması ve zayıf bırakılması, kendi ayakları üzerinde duramayacak birçok yerel yönetimin mali sermayenin eline düşmesine ve onu beslemesine neden olacaktır. Hazine garantörlüğünde alınan dış borçlar, krediler ödenemediğinde Hazine, 6183 sayılı Yasa çerçevesinde belediye mallarını haczedebilecektir. Görünen odur ki, bu kârlı alan yerli ve yabancı özel sektöre bırakılmak istenmektedir. İller Bankasının tasfiyesi ulusal politika değişiminin bir göstergesidir. Belediyelerin temel hizmetlerinin kamu hizmeti olarak görüldüğü, kamu hizmetlerinin kamu personeliyle verildiği ve hizmetlerde kamu yararının ön plana çıkarıldığı anlayışının tasfiye edilmesiyle birlikte, bu hizmetlerin piyasalaştırılması ve ticarileştirilmesinin önü de açılmış olacaktır. Halbuki kamu hizmetlerinin yerel talepler doğrultusunda merkezce koordine edilmesi, finansman desteği sağlanması, teknik kontrollük, yapım ve danışmanlık hizmeti verilmesini sağlayan birikimli, deneyimli, sosyal devlet anlayışında yer bulan İller Bankası'nın gerçek sorunları üzerinden iyileştirilmesi gerekmektedir".

CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal; "Bankanın yaşadığı en büyük sıkıntı, siyasi baskı!"
Amasya milletvekili Hüseyin Ünsal ise getirilmek istenen düzenlemenin İller Bankası'nın yaşadığı sıkıntılara çare olmasının mümkün görünmediğini söyledi. Belediyeler ve diğer yerel yönetim birimlerine altyapı hizmetlerinin gerçekleştirilmesi konusunda teknik hizmet ve finansman desteği sağlayan İller Bankası'nın bu hizmetleri verirken bazı sorunlarla yüzyüze bulunduğunun inkar edilemeyeceğini belirten Ünsal, "Önümüze getirilmiş olan bu yasa tasarısı, bana sorarsanız, vücutta baş gösteren ağrıyı geçici olarak çözmekten başka işe yaramayacaktır" dedi. Bankanın yaşadığı en büyük sorunun üzerindeki siyasi baskı olduğuna işaret eden Ünlü şöyle konuştu: "Bu yasa, İller Bankası'nı özerk hale getirip siyasi baskıdan, politik müdahaleden bağımsızlaştırabilecek midir? Hayır. Bakın, en son İller Bankası'yla ilgili 2010 yılında yapılan, yardım alan belediyeler listesi elimde. Bir soru önergesiyle bir değerli milletvekili arkadaşımız sormuş. Verilen yanıta göre; 622 tane belediye başvurmuş İller Bankası'na... 53 tane belediye bu yardımı almış. Yardım alan belediyeleri tek tek araştırdım: 53 belediyeden 1 tane belediye CHP'li, 2 tane belediye MHP'li, 1 tane de bağımsız var. Geri kalan tüm belediyeler Adalet ve Kalkınma Partisine mensup. Şimdi, bu İller Bankası üzerinde siyasi baskı olmadığını iddia edebilir miyiz? Bu tabii ki hem etik olmayan, hem de adaletli olmayan bir tavırdır. Getirilmiş olan yasa teklifi, bu siyasi baskıyı çözemeyecek durumdadır."

AKP Kayseri milletvekili Yaşar Karayel; "İller Bankası çağın gereklerine göre yapılanıyor"

İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün anonim şirkete dönüştürülmesi hakkındaki yasa tasarısı ile ilgili AKP Grubu adına görüş açıklayan Kayseri milletvekili Yaşar Karayel ise ülkenin ve dünyanın değişen şartları karşısında mevcut yasal çerçevenin İller Bankası faaliyetlerinin yürütülmesinde güçlüklere yol açtığını, yerel yönetimlerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik başlatılmış olan fiilî dönüşüme rağmen mevzuat eksikliğinin ciddi bir sıkıntı olarak kendini gösterdiğini söyledi... Personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olması nedeniyle İller Bankası'nın bankacılık konusunda uzman personel sıkıntısı yaşadığını ifade eden Karayel, Banka'nın mevcut yapısıyla uluslararası finans kaynaklarına erişim konusunda da zorluklar yaşandığı dile getirdi. Yapılacak yeni düzenlemeyle bütün bu sorunların giderileceğini, aynı zamanda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun gereği olan "bankaların anonim şirket olma zorunluluğunun" da karşılanmış olacağını kaydeden Karayel, İller Bankası'nın çağın gereklerine göre yapılanmasının aslında bu yasa tasarısından çok önce, 2003 yılında AKP iktidarının ilk yıllarında başlatıldığını söyledi.

Karayel, 2003 yılından sonraki süreci ve şimdi - bu yeni yasal düzenlemeyle - nelerin amaçlandığını şöyle özetledi: "2003 yılı İller Bankası'nın yeniden yapılanması açısından bir dönüm noktası, aynı zamanda dönüşümün de başlangıcı olmuştur. Değişen ülke koşulları ve kamu yönetimindeki yeni yaklaşımlar, Banka'da da bir zihniyet değişimini zorunlu hale getirmiştir. Bu sebeple, yerel yönetimlerin proje yönetim sürecine katılması, ihtiyaçların birlikte belirlenmesi, projelerin yürütülmesinde yerel yönetimlerin daha çok inisiyatif sahibi olması sağlanmıştır. Bu dönemde belediyelerimizin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak ve yatırım maliyetlerinin daha da düşürülmesi amacıyla İller Bankası, kredi faiz oranlarını yüzde 35'ten yüzde 6'ya indirmiş, uzun vadeli yatırım kredilerinin vadesi ise 5 yıldan 15 yıla çıkarılmıştır. Ayrıca işin yapım süresi kadar anapara geri ödemesi dönemi uygulaması da bu dönemde başlatılmıştır. 2003 yılından itibaren belediyelere pay dağıtım uygulamasında kesinlikle partizan bir anlayış sergilenmemiş, belediye paylarının siyasi anlayışa göre ayrım yapılmadan eşit oranda dağıtılması sağlanmıştır. Belediyelere borçlarına bakılmaksızın, tahakkuklarının en az yüzde 60'ı oranında pay gönderilmektedir. Kredi talebinde bulunan belediyelere, şahsi mülahazalar değil objektif kriterler esas hale getirilmiştir. Özellikle yaz aylarında, belediyelerimizin daha çok iş yaptığı dönemlerde, belediye paylarının hiç kesintiye uğramadan gönderilmesi de sağlanmıştır. Son yedi yılda İller Bankası belediyelerimize çeşitli alt ve üstyapı yatırımlarının gerçekleşmesi için kendi öz kaynaklarından 6,5 milyar kredi kullandırmıştır. Daha önceki dönemlerde yüklenici hak edişlerini diğer bankalardan borçlanmak suretiyle karşılar durumdayken şu an diğer bankalara gerektiğinde finansman temin eden bir kurum haline gelmiştir. Bugün itibarıyla İller Bankası'nın herhangi bir bankaya ve kuruma bir kuruş borcu da söz konusu değildir. Gündemimizde olan bankanın yeniden yapılandırılması hususu DPT tarafından hazırlanan 7'nci ve 8'inci Beş Yıllık Kalkınma Planları ve TBMM KİT Komisyonu'nun raporlarında da yer almıştır.

 

"Yasa ne getirecek?"

Peki bu yasa ne getirmektedir? Yeni yasal düzenleme ile Banka, yerel yönetimlere proje geliştirme, danışmanlık hizmeti verme, teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına destek olmak gibi temel fonksiyonlarını daha da güçlendirerek sürdürecektir. Özellikle belli ölçeğin altındaki belediyelerin imar, altyapı gibi bazı projeleri gerçekleştirme konusunda yetersiz kalmaları nedeniyle Banka bu konudaki görevlerini muhafaza edecektir. İmkânları yetersiz olan belediyeler için ise projeler geliştirecek, yerel yönetimlerin kentsel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla projelerin hayata geçirilmesinde ulusal ve uluslararası piyasalardan daha uygun koşullarda finansman temin etme yoluna gidecektir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun amir hükmüne göre İller Bankası da diğer tüm bankalar gibi anonim şirket statüsüne tabi olacaktır; ancak bankanın ortaklık yapısı muhafaza edilerek, mülkiyeti yine eskiden olduğu gibi belediye ve özel idarelere ait olup, bu yöndeki özelleştirme iddiaları da asla doğru değildir. Mevcut kanuna göre banka sermayesi, belediye ve il özel idarelerinin kesinleşen kendi öz gelirleri de dahil olmak üzere tüm gelir tahsilatları üzerinden yüzde 5 ortaklık payı şeklinde alınmaktayken; yeni sistemde, öz gelirleri hariç olmak üzere, sadece genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan yasal paylar üzerinden yüzde 2 oranında ortaklık payı alınacaktır. Dolayısıyla hem matrahta, hem de oranda önemli ölçüde indirim sağlanmış olacaktır. Bu oran ilk üç yıl için yüzde 3 olarak uygulanacaktır. Bu yeni düzenlemeyle yerel yönetimlere yüzde 70 daha fazla kaynak aktarılması bu kanunla sağlanmış olacaktır. (...) Banka, yerel yönetimlerin projelerinde kullanılmak üzere temin edilen fon ve hibelerin kullandırılmasına aracılık edecek, safi kârının yüzde 51'ini köylerin teknik ve sosyal altyapı hizmetlerinin finansmanı için kullanacaktır. İçme suyu, atıksu, katı atık, kent bilgi sistemi ve benzeri kentsel projelerin finansmanı ile nüfusu 20 binin altında olan belediyelerin anılan projelerinin ayrıca yapımında hibe finansman sağlayacaktır. Proje hizmetleri için mevcut kanunda 100 bin olarak belirlenmiş nüfus yeni kanunda 200 bine, yapım hizmetleri için belirlenen nüfus ise 10 binden 20 bine çıkarılmaktadır. Banka, kendi kaynakları dışından hükümet veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarından finansman temin edebilmek kaydıyla yurt dışında projelendirme ve danışmanlık hizmetleri de verebilecek, bu projelerin uygulanması için finansman kullanılmasına aracılık edecektir. Ayrıca faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları ve özel hukuk tüzel kişileriyle de işbirliği yapabilecektir. Banka personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamından çıkartılıp sözleşmeli statüye geçirilecek, sosyal ve mali haklarında iyileştirmeler sağlanacaktır. Ayrıca uzman personel sıkıntısını giderebilmek amacıyla hizmetlerin nitelik ve nicelik yönünden daha dinamik ve etkin, verimli bir hâle getirilmesi sağlanacaktır. Sonuç olarak, ülkemizin şehirleşme altyapısını sağlıklı, verimli ve kaliteli bir sistem üzerinden inşa etmeyi temel prensip haline getiren İller Bankası, nitelikli insan kaynağı, bilgi birikimi, yaygın hizmet ağıyla bugün yeni bir dönemin eşiğindedir. Türkiye'nin ve dünyanın değişen koşullarını dikkate alarak yerel yönetimlerin ihtiyaç ve taleplerine kalıcı çözüm mekanizmaları geliştirmeyi temel çıkış noktası sayan İller Bankası bu yasayla daha da güçlü hale gelecektir".

Kadastro Mühendisleri Odası;

"İLBANK, belediyelerin uluslararası finans kuruluşlarına borçlanmasında aracı hale gelecek"
İller Bankası Yasa Tasarısı'nın Meclis'te kabulüyle ilgili bir açıklama yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO), bu yeni düzenlemeyle yerel hizmetler alanında da özelleştirme başlatıldığını savundu. İller Bankası'nın "yerel yönetim ortaklığı" özelliğinin kaldırıldığına ve bankacılık kurallarına tabi özel banka işlevi gösterecek şekilde dönüştürüldüğüne vurgu yapan HKMO eleştirisinde şu görüşlere yer verildi: "Günümüzde yerel yönetimlerin altyapı, su, kanalizasyon, vb. hizmetlere olan gereksinimin giderek arttığı bir dönemde İller Bankası, tüm birikimi, tarihi ve varlığıyla tasfiye ediliyor. İller Bankası bugün ortakları olan belediyelere düşük faizle kredi verirken, artık Bankacılık esaslarına göre kredi verecektir. Bugüne kadar en düşük faizli krediyi veren İller Bankası'nın anonim şirkete dönüşmesi ve yurtiçi-yurtdışı kredilerine "aracılık" etmesiyle birlikte, Banka temel amacı olan, yerel yönetimlere yönelik yerel yatırımların gerçekleştirilmesini sağlayamayacak, belediyelerin uluslararası finans kuruluşlarına borçlanmasında aracı kurum haline getirilecektir. Diğer yandan İller Bankası'ndaki 657 sayılı kamu personeli kadroları tasfiye edilecektir. Kurumun 80 yıllık deneyim ve birikimi dağıtılacaktır. Ne anlama geldiği henüz bilinmeyen özel sözleşmeli kadrolar oluşturulacaktır. Bu kadrolara kimlerin nasıl ve hangi kriterlere göre atanacağının ise siyasal iktidarın tavrına göre şekilleneceği bilinmektedir. Ülkenin ilk planlı kalkınma döneminden bu yana var olan, savaşın ve yıkıntıların ardından ayağa kalkmaya çalışan bir ülke için kaynak yaratan, teknik hizmet sağlayan, binlerce mühendisi, mimarı, şehir plancısını Anadolu'da halkla buluşturan İller Bankası, ortakları olan belediyelerin görüşü alınmadan bu kimliğinden koparılmaktadır".


Etiketler


Slider Altına