Header Reklam
Header Reklam

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: 'Yasa, can emniyetimizi koruyacak!'

24 Temmuz 2012 Dergi: Mayıs-Haziran 2012

"İnşaat sektörü canlanacak!"

 

10 Haziran günü İstanbul-Eyüp'teki Bahariye Mevlevihanesi'nde düzenlenen "Türkiye'de Kentsel Dönüşüm" Konferansında konuşan Bakan Bayraktar, Kanun'un uygulamaya dönük yüzü olan ikincil mevzuatın hazırlanması için kolları sıvadıklarını belirterek, "Hızlı bir şekilde çalışıyoruz; tebligatları yapacak, belediyeleri işin içine koyacağız. Bu sadece bir kentsel dönüşüm değil; inşaat sektörü, inşaat malzemesi sektörü canlanacak, müteahhitlerimiz iş bulacak, vasıfsız elemanlarımız iş bulacak, teknik müşavirler ciddi manada iş bulacak, mühendislik sektörü gelişecek" diye konuştu. Yasanın uygulamaya konmasıyla beraber yurtdışı müteahhitlik hizmetleri alanında da ciddi gelişme beklediklerini belirten Bayraktar, "Biz şimdi yurt dışına gidip iş alıyoruz, fakat oyun kurucu değiliz. Teknik müşavirlik sistemini geliştirebilirsek, o zaman bu müşavirlerimiz gidip orada oyun kurucu olacaklar, ülkemize çok daha ciddi manada kaynak gelecek" dedi.
Türkiye?de son 9,5 yılda 5 milyon dolayında konut üretildiğini, bunun 500 binini devletin, 4,5 milyondan fazlasını da özel sektörün ürettiğini, bu süre içinde 265 noktada kentsel dönüşüm yapıldığını anlatan Çevre ve Şehircilik Bakanı, "Şehirlerimizin çarpık yapılaşmasının önlenmesi, ortadan kaldırılması ve kentsel dönüşüm, partimizin 9,5 yıllık iktidarı boyunca Cumhuriyet tarihinde olmayacak çapta devam etti. Fakat istenilen, istediğimiz neticeyi henüz alamadık. Daha yapmaya devam edeceğimiz birçok iş var. Kentsel dönüşüm bunlardan en önemlisi olarak önümüzde durmaktadır" diye konuştu. 

"Güçlü yasaya ihtiyacımız vardı, çıkardık?"


5 Haziran günü de Koç Üniversitesi'nde düzenlenen "Kentsel Dönüşüm ve İstanbul" konulu panele katılan Bayraktar, bir deprem ülkesi olan Türkiyeéde mevcut konut stoğunu depremlerin sık sık test ettiğini vurgulayarak, ülkedeki 20 milyonluk konut stoğunun 5 milyonundan biraz fazlasının son dokuz yılda yapıldığını ve depreme dayanıklı olduğunu, geri kalan 15 milyona yakın konutun 6,5 - 7 milyonunun ise hem deprem aksı üzerinde, hem de depreme dayanıksız yapılar olduğunu belirterek şöyle sürdürdü: "Ülkemizdeki kaçak ve depreme dayanıksız yapıları dönüştürmek için güçlü bir yasaya ihtiyacımız vardı, bunu çıkardık. Şimdi ikincil mevzuatları yapacağız, belediyeleri görevlendireceğiz, halka bunu anlatmaya çalışacağız. Bunun için sivil toplum kuruluşlarının çok ciddi desteğine, bu işle yakından ilgili aktörlere ihtiyacımız var. Bunu el birliği ile yürütmek zorundayız".

"20 yıllık bir uygulama programına sahibiz"
 
Kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşlara riskli evlerini "yıkın" diyeceklerini, ancak duyarsız olunup belli süre içinde yıkılmazsa o evi yıkmak zorunda olduklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "6 - 6,5 şiddetinde bir depreme dayanamayacak binanın artık bina olarak ortada kalmasına devlet olarak müsaade edemeyiz. Bu bugünden yarına yapacağımız bir iş değil, 20 senelik bir programımız var. Yasanın ikincil mevzuatlarını gece gündüz çalışarak şu anda bitirmek üzereyiz. İnşallah oluşan toplumsal irade insanımıza yansıyacak, 20 sene içinde dünyanın en ileri ülkelerindeki yapı stokuna biz de ulaşacağız".

"Can güvenliği, mal güvenliğinden daha önemli!" 

Trabzon?daki Avrasya Üniversitesi'nde düzenlenen "Kentsel Dönüşüm" Konferansı'na da katılan Bakan Bayraktar, buradaki konuşmasında ise, deprem riskli bölgeleri saptamak amacıyla ülke çapında tarama yapacaklarını söyledikten sonra, afet riski yaşayan binalarını tespit ettirip kendisi yıkacak hak sahiplerine devlet olarak yardımda bulunacaklarını dile getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Depreme yakalanmadan önce ne kadar binamızı yenileriz, onun hesabını ciddi şekilde yapmak zorundayız" dedi ve şöyle sürdürdü: "Diyoruz ki; 'Bir afet olduğu zaman bu afet riski taşıyan bina boş olsun veya önceden yıkılmış olsun! Afet riskine yakalanan bina içinde insan barındırmasın!' Yasanın üzerine oturduğu kaide bu. Yasamızı bunun üzerine inşa ettik. Mal güvenliği önemli ama can güvenliği daha önemli. Özellikle ve öncelikle afet riski taşıyan binaları vatandaşı razı ederek ülkemizden, ülkemizin şehirlerinden, kasabalarından, köylerinden söküp atmamız lazım. Bu yasaya işlerlik kazandırmak son derece zor, ama şu anda vatandaşın çok ciddi bir kabulü var. Tarafsız kesim, bilimsel kesim bu işle ilgili sosyal düşünen kesim yasayı destekliyor..."

"Kentsel dönüşüm, Türkiye?nin olmazsa olmazı?"

Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm konusuna 12. Gayrimenkul Zirvesi?nin açılışında yaptığı konuşmada da değindi. Depremlerin artık Türkiye için kaos olmaktan çıkması gerektiğini vurgulayan Çevre ve Şehircilik Bakanı, "Türkiye'de şu anda kasaba ve şehirlerdeki yaklaşık 20 milyon konutun röntgenini çekmek zorundayız. Enerjiyi savurdukları, bize modern bir binanın sağladığı konforu sağlayamadıkları için ve en önemlisi de bir deprem kuşağında yaşadığımız için..." diye konuştu. Deprem aksı üzerinde bulunan konutların belli bir zaman dilimi içinde mutlaka yenilenmesi gerektiğini belirten Bayraktar, "Bunun için kararlı olmak lazım, bilinçli olmak lazım ve cesur olmak lazım. Biz bunu halkımızla, belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yapacağız" dedi. Bakan Erdoğan Bayraktar, afet dönüşüm yasasıyla vatandaşın riskli evini kendisinin tespit edeceğini ve dönüşümü sağlayacağını ifade etti. Kentsel dönüşümün Türkiye'nin gelişmesini tetikleyip hızlandıracağını söyleyen Bayraktar, "Bu, Türkiye'nin yeni bir gelişme seferberliği olacak. Kentsel dönüşüm sadece binaları yıkmaktan ve yapmaktan ibaret değildir, bu aynı zamanda insanların refahına yönelik bir çalışma da olacak. Şehirlerimiz ve binalarımız güzelleşirken, inşaat sektörü ve teknik müşavirlik sistemi de gelişecek" diye konuştu. Bu süreçte inşaat malzemesi üretiminin de artacağını ve ucuzlayacağını dile getiren Bayraktar, üretilen malzemelerin daha çok ihraç edileceğini de sözlerine ekledi. Bakan Bayraktar, Hürriyet Emlak Eki'nin düzenlediği toplantıda da, "Mülkiyet anayasal bir haktır. Fakat geldiğimiz nokta itibariyle beklemeye tahammülümüz yok. Afet Riskli Alanların Dönüşümü Yasası?nın ana kaidesine can güvenliğini koyuyoruz" dedi. Bayraktar şöyle sürdürdü: "Biz kanunla ortamı, iklimi hazırlayacağız. Yaptırım gücü daha fazla olsun diye valileri işin önüne koyuyoruz. Diğer taraftan devlet kanadıyla TOKİ eliyle yürütmeye çalışacağız. Ama ana ekseni vatandaş olacak. Vatandaş kendi işini kendi yapacak. Yıkımlarda afet riskine karşı dayanma gücü olmayan binalar, bilimsel kuruluşlar tarafından tespit edilirse tabii ki vatandaşların hakkı kaybolmasın diye idari yargıya gitme hakkı var. Ancak daha sonra yürütmeyi durdurma verilmemesi noktasında yasanın çıkmasını talep ettik". 



Etiketler


Slider Altına