Ülkemizdeki Bütün Köyler, Kendisine En Yakın Belediyeye Bağlanmalıdır

14 Temmuz 2008 Dergi: Kasım-Aralık 2007
Her şeyin insan için yaratıldığı ve içindeki her şeyin insan emrine verildiği bir dünyada yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları, insan yaşamının ve yaşam standartlarının kalitesinin iyileştirilmesiyle ilgilidir. Belediyeler, halka topluca bir hizmet ağı sunmakta olup, vatandaşların soluduğu havanın kalitesi, içtiği ve kullandığı suyun sağlıklı olması, yaşadığı şehrin temizliği, kentin alt ve üst yapısı gibi vatandaşların günlük ve genel ihtiyaçlarına cevap veren pek çok hizmetle doğrudan ilgilidir. Belediyelerin yegane varlık nedeni halka hizmet sunmaktır. Belediyeler için, vatandaşlara sunulan bu hizmetlerin sınırları insanın doğumundan ölümüne kadar değil, doğum öncesini ve ölüm sonrasını da kapsamaktadır. Belediyeler, halka hizmet sunulması için iyi idare edilmesi gereken araçlardır. Belediye yöneticileri de halkın hizmetkarlarıdır. Bu anlayış belediyeciliğimiz açısından halka hizmet sunmada sınır tanımamanın temel dinamiğini oluşturmaktadır.

Mahalli idareler ile; belediyeler, il özel idareleri ve köylerin tüzel yapısını ifade etmiş oluruz. Gelişmiş ülkelerde mahalli idare birimi olarak köy diye bir yerel yönetim birimi yoktur. Köylerin yerini büyüklü küçüklü kasabalar oluşturmuştur. Gelişmiş ülkelerde bütün yerleşim yerlerinde vatandaşlara belediye hizmetleri sunulmaktadır. Bizim ülkemizde belediyelerin hizmet alanları mücavir alan olarak belirtilen alanla sınırlı kalmıştır. Ülkemizde toplam 3227 belediye vardır. En son yürürlüğe giren 5216 sayılı yasa ile büyükşehir belediyelerinin mücavir alanları genişletilmiş olup, İstanbul ve İzmit il sınırları büyükşehir belediyelerinin hizmet alanlarının sınırlarını oluşturmuş ve mücavir alan sınırlaması kaldırılmıştır. Böyle olması elbetteki belediyeciliğimiz adına iyi bir gelişmedir. Bu sayede İstanbul ve İzmit’teki bütün köyler, belediyeler kapsamına alınarak, belediye hizmetleri sunulmaya başlanmıştır.

Ülkemizdeki en büyük problemlerden birisi köyden şehre yaşanan göç olgusudur. Köyden şehre göç edenler; özellikle tarım ve hayvancılıkta üretimin merkezi olan köylerden ayrıldığı zaman ülkenin üretim gücü azalmakta, köylerin nüfusu yok olmakta ve köyler büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca köyden şehire göç ile; şehirlerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi sonucu işsizlik, gecekondulaşma, sağlıklı altyapı hizmetlerinin olmayışı v.b. sebeplerden dolayı şehirlere ayrı bir yük getirmekte ve sosyal, kültürel, teknik bir çok problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmakta, bu sebeple köy ve kent aleyhine çift taraflı olarak problemler büyümekte ve sonuçta çarpık kentleşme, kültürel, sosyal ve ekonomik pek çok problem yaşanmaktadır.

Ülkemizdeki en büyük problemlerden birisi de arazi kullanım oranının yaklaşık % 45 olup, bu oranın çok düşük olmasıdır. Bunun anlamı; ülkemizin yüzölçümünün yaklaşık yarısından gerektiği gibi istifade edemediğimizdir. Halbuki gelişmiş ülkelere baktığımızda bu oran çok yüksek olup, ülke yüz ölçümünün her metrekaresinden tam kapasiteyle mümkün olan en yüksek fayda sağlanmaktadır. Eğer ülkemizdeki bütün köyler kendisine en yakın belediyeye bağlı belediyelik kapsamına alınırsa Ülkemizdeki arazi kullanım oranının önemli ölçüde artması sağlanacaktır.

Burada, belediyeciliğimizin geleceği açısından ve köylerimiz ile ilgili problemlere çare olacak bir çözüm önerisi sunmak istiyorum: Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de belediye hizmetlerinden bütün vatandaşların yararlanması esasına dayalı olarak yasal bir düzenleme yapılmalıdır. Köyden şehre göçü önlemek, köylerdeki üretim potansiyelini harekete geçirmek, arazi kullanım oranını artırmak, köylerin problemlerini en etkin ve verimli bir şekilde çözebilmek için Belediye kanununda yapılacak bir düzenleme ile Ülkemizdeki bütün köyler en yakınında bulunan belediyeye bağlı belediyelik kapsamına alınmalıdır.

Böyle yapıldığı takdirde, merkez belediyeye gerekli kaynak aktarımı yapılarak çevresindeki belediyelik kapsamına alınan köylere yapılacak plan, altyapı ve gerekli düzenlemelerle, belediyecilik hizmetleri sunulması sonucunda buralardaki kaynakların ve potansiyelin harekete geçirilmesine bağlı olarak bu köyler merkez belediyenin hinterlandını oluşturacaklardır. Böylece hem merkez belediyeler daha güçlü hale gelirken, merkez belediyeye bağlı belediyelik kapsamına alınmış olan köylerimiz de en etkin ve verimli bir şekilde kalkınacak ve gelişecektir. Ülkemizde şehirlerin yükü hafiflerken zayıf olan belediyeler güçlü bir yapıya kavuşturulacak, etrafındaki köyleri de bünyesine katarak, hızlı bir şekilde gelişip, ülkemizde büyüklü küçüklü yeni kasaba ve şehirler oluşacaktır. Buralarda bulunan kaynaklar, yapılacak yatırımlarla en iyi bir şekilde değerlendirilirken, ülkemizde arazi kullanımı oranı büyük ölçüde artacak, bu doğrultuda yapılacak sağlıklı düzenlemelerle ülkemiz hem sınıf atlamış olacak hem de ülke genelinde köyden şehre göçün olmadığı, tam aksine şehirlerden köylere dönüş yaşanacak, sağlıklı ve dengeli bir nüfus dağılımı oluşurken, çarpık kentleşmenin, kültürel, sosyal ve ekonomik problemlerin de büyük ölçüde önüne geçilecektir.

Gelecekte neler olacağı bugün bizim kafalarımızda neler olduğuna bağlıdır. Geleceği bugünden düşünüp gerekli çalışmaları yapmazsak, özlemini çektiğimiz yarınların güzel yaşanabilir ortamını da kuramayız. Unutulmamalıdır ki; toplum olarak evlerimize, ailelerimize gösterdiğimiz duyarlılığı, hassasiyeti ülkemiz için göstermediğimiz takdirde, gelecekte özlemini çektiğimiz yaşam kalitesine de sahip olamayız. Hep birlikte arzuladığımız belediyecilik sistemini kurabilmek ve sürdürülebilir kılmak dileğiyle...

Gültekin Güllü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Atık Yönetimi Müdürlüğü

Etiketler