Milenyumun beraberinde getirdikleri

01 Aralık 2016 Dergi: Kasım-Aralık 2016

2000’li yılların kapısını araladığımızda, yıllarca şehr-i İstanbul’un kahrını çeken otobüslerin yanına metroların, metrobüslerin, Marmarayların geldiğini göreceğiz. Çünkü şehir büyük, şehir kalabalık ve şehir hiç doymuyor. Bu kadar insanı bir şehrin içinde bir yerden bir yere taşımak ve üstelik bunu her gün yapmak hiç kolay değil. Daha fazla hizmet, çok daha fazla hizmet ve hep daha fazla hizmet. Üstelik hiçbir zaman “tamam” denilemeyeceğini bildiğiniz hâlde…

Son iki sayıdır devam eden yolculuğumuz artık son durağa doğru yaklaşıyor. 2000 durağında inmiş ve yolculuğumuzun devam edeceğini söylemiştik. Son 16 yılda yapacağımız yolculukla hikâyenin sonuna geleceğiz. Hadi başlayalım.

Şimdilerde ağzımızdan düşürmediğimiz “trafik çilesi” kavramı 2000 yılıyla birlikte hayatımızdaki yerini daha da kesinleştirir. Baksanıza, İstanbul Ticaret Odası tarafından 2000’de İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yaptırılan araştırmanın sonucu şudur: “İstanbul’un en önemli sorunları trafik, ulaşım, altyapı ve otopark”.

2000 yılında altı çizilmesi gereken diğer çalışmalar ise Taksim-4.Levent Metrosu’nun işletmeye alınması ve İstanbul’da yerel ulaşım işletmelerinin Akbil satış ve yolculuk gelirlerinin İETT havuzunda toplanmaya başlanması olur.

2001’in 1 Haziran’ında, Taksim-4.Levent Metro Hattı ve İETT otobüslerinde elektronik bilet entegrasyonu ve 60 dakika ücretsiz aktarma uygulaması başlar.

2002 yılındaki çalışmalar ise kronolojik olarak şöyle sıralanır: Edirnekapı-Sultançiftliği raylı sistem hattının (hafif metro) yapımına başlanır. Güvenli bilet ve seyahat kartı üretim sistemine geçilir. İETT Psikoteknik Laboratuvarı modernize edilerek bilgisayar sistemine geçilir. Ve Aksaray Metrosu, Atatürk Havalimanı’na kadar uzatılır.

2003: Kabataş-Taksim füniküleri için çalışmalar başlar  

2003 yılı, bir takım işlemlerin internete aktarıldığı yıl olur. Bunlardan bir tanesi, bireysel seyahat kartlarının (paso) internet üzerinden verilmeye başlanmasıdır. Bir diğeri de kayıp eşya sorgulama ve bulunmuş eşya takip sisteminin internete taşınmasıdır.

2003 senesinde ayrıca otobüs yenileme sistemi modernize edilir. Bu yılla beraber bant usulü sistem hayata geçirilir. Yine aynı yıl bilet ve aktarma entegrasyonu yaygınlaştırılarak ücretsiz aktarma süresi 90 dakikaya çıkarılır.

2003’ün Ağustos ayının 1’inde, şehrin en kısa mesafeli ve fakat en çok kullanılan ulaşım araçlarından biri için çalışmalara da başlanır aynı zamanda. Bu araç, Kabataş-Taksim arası sefer yapan fünikülerden başkası değildir. Birkaç ay sonra, 1 Kasım 2003’te, şehrin diğer yakasında bir hat daha hayata geçirilir. Bu hat da Kadıköy-Moda Tramvayı olarak kayıtlara geçer.

9 Mayıs 2004 önemli bir tarihtir; zira şimdilerde her gün binlerce kişiyi taşıyan Marmaray Projesi için start verilir. Yine 2004, ekspres otobüslerin işletmeye alındığı ve İETT otobüslerinde sigortalı yolculuk (ferdi kaza sigortası) döneminin başladığı senedir.  

Kabataş-Eminönü tramvayının yolcu taşımaya başladığı tarih 2005 olur. Aynı sene içerisinde metro tarafında da Otogar-Bağcılar ve İkitelli-Başak Konutları hatları için ilk kazmalar vurulur. Yine metro çalışmalarının Anadolu Yakası tarafında, şimdilerde önemli bir yolcu sirkülasyonuna sahip olan Kadıköy-Kartal metrosunun yapımına başlanır. Tüm bunlara ek olarak, 2005 yılı, İETT Beyaz Masa uygulamasının internet ortamında hizmete başladığı yıl olarak da kayıtlara geçer.

2003 yılında yapımına başlanan Taksim-Kabataş fünikülerinin açılışı, 1 Temmuz 2006’da devlet erkânının katılımıyla gerçekleşir. Füniküler sayesinde Taksim-Kabataş arası 110 saniyeye iner.

2006 bunun dışında da oldukça hareketli geçer. Bir diğer getirisi gece seferlerinin başlaması olur. Engelli yolcular için “Beyaz Kart” uygulaması başlatılır. Yine İBB’nin aldığı bir karar neticesinde “tek bilet Akbil” uygulamasına geçilir ve bu uygulamaya; İETT Otobüsleri, Özel Halk Otobüsleri, Şehir Hatları Vapurları, Metro, Deniz Motorları ve Banliyö Trenleri entegre edilir. Mavi Akbil tüm bu sistemlerde geçerli hâle gelir. Bu arada 1 Temmuz 2006 itibarıyla günlük, haftalık ve 15 günlük Mavi Akbil uygulaması rafa kaldırılır.

2007: İlk metrobüs hattı hizmete açılır

2007, Akyolbil projesiyle başlar. 12 Ocak itibarıyla 100 otobüsle Akyolbil için pilot bir uygulama hayata geçirilir. 25 Temmuz 2007’de ise Tünel tarafında hareketli günler yaşanmaya başlar. Karaköy ve Beyoğlu istasyonlarında yenileme çalışmalarına gidilir ve her iki istasyon da engelli yolculara uygun hâle getirilir. Araç yolunun tamamının, araçların gövdesinin ve rayların yüzde 40’ının ışıklandırma ve enerji sistemleri yenilenir. Tünel yapılan bu çalışmaların ardından yenilenmiş hâliyle 10 Aralık’tan itibaren tekrar hizmet vermeye başlar. 2007’de “geç olması hiç olmamasından iyidir” diyebileceğimiz bir de küçük detay hayata geçirilir. İETT otobüsleri, zararlı mikroorganizmalara karşı haftada bir olmak üzere dezenfekte edilmeye başlar.

Tüm bunların ötesinde, 2007’ye damgasının vuran çalışma, zaman içerisinde İBB’ye pek çok uluslararası ödül kazandıracak Metrobüs Projesi’dir. 17 Eylül günü, İstanbul'un ana arterlerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, hızlı ve konforlu ulaşım sağlamak amacıyla işletmeye alınan Metrobüs sisteminin ilk ayağı olan Avcılar-Topkapı hattı (18,3 km) hizmete açılır. Metrobüs sayesinde daha önce 67 dakikada alınan bu mesafe 22 dakikaya iner.

Metrobüs için çalışmalar 2008 yılında da devam eder. 50 adet körüklü otobüs (Capacity), 2 adet çift katlı kırmızı (Daf Mjt) ve 1 adet lastik tekerlekli tramvay (Phileas) metrobüs hattında çalıştırılmak üzere satın alınır. Yine aynı yıl içerisinde, metrobüs hattında 7/24 saat esaslı çalışma düzenine geçilir ve seferler sabaha kadar devam eder. 8 Ağustos’ta ise metrobüsün ikinci hattı hizmete açılır. Artık Topkapı-Zincirlikuyu (11,9 km) arasında da metrobüs kullanılabilecektir.

2008 yılında yapılanlar “metrobüs” başlığıyla sınırlı da değildir. Senenin Ocak ayında kâğıt bilet tarihe karışır ve yerine 5 biletlik kart olan “beşibiryerde” çıkarılır. Yine aynı ayda Sultançiftliği hafif raylı sisteminin devamı olan Edirnekapı-Topkapı hattının yapımına başlanır. İki ay sonra Tünel tarafında yapılan bir çalışma dikkatleri çeker. Tünel’in 1875-1968 yılları arasında kullanılan ahşap formdaki ilk vagonları, aslına uygun olarak yenilenir.

2009: Metrobüse uluslararası ödül

2009 yılının ilk ayı oldukça hareketli geçer. Yılın ilk günü, metrobüsün 78 olan hat numarası İstanbul’un plaka numarasına uygun olması açısından 34 olarak değiştirilir. Birkaç gün sonra, cep telefonlarından hat ve güzergâh bilgilerine ulaşmayı sağlayan “mobil İETT” uygulaması devreye alınır. Yine sanal ortama “harita İETT” uygulaması da eklenir. 2009’un ilk ayında vuku bulan en önemli gelişme ise metrobüsün kazandığı uluslararası ilk ödül olur. Metrobüs Projesi, ABD Washington DC’de yapılan “Ulaşım Araştırma Konferansı (Transportation Research Board) Sürdürülebilir Ulaştırma Ödülleri-2009”da mansiyon ödülü alır.

Pek tabi 2009’daki gelişmeler bunlarla sınırlı değildir. Metrobüs özelinde Mart ayında çok önemli bir çalışmaya imza atılır. Anadolu Yakası’nın metrobüs hattı olan Zincirlikuyu-Söğütlüçeşme (11,2 km) hattı, 3 Mart 2009 günü düzenlenen törenle hizmete açılır. Yine aynı yıl, 100 adet (Capacity), 35 adet lastik tekerlekli tramvay aracı metrobüs hatlarında kullanılmak üzere satın alınır.   

Her geçen yıl şehirde artan güvenlik ihtiyacı metrobüs istasyonlarında da yokluğunu hissettirince 2010 yılının Ocak ayında güvenlik görevlileri istihdamı oluşturulur. Buna göre artık, metrobüs duraklarında  turnikelerden geçişleri kontrol etmek ve yolcuların güvenliğini artırmak amacıyla güvenlik görevlileri görevlendirilir. Yine aynı yılın Şubat’ında, daha önce ayın 28’i ile takip eden ayın 5’i arasında yapılan aylık Mavi Akbil dolum işlemi, artık ayın her günü, İETT’nin yanı sıra özel Akbil bayilerinden de yapılabilir şekilde ayarlanır. 2010’un Kasım ayında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş dünya nüfusunun yarısından fazlasının temsil edildiği Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı’na (UCLG) başkan seçilir.

2011 ve Nihayet: Eugene Henri Gavand’ın kitabı Türkçe’ye çevrilir

İstanbullulara ölümsüz bir eser bırakan (Tünel) Fransız mühendis Eugene Henri Gavand'ın 1876 yılında kendi ülkesinde yayımladığı ve Tünel’in yapım hikayesini anlattığı “Tunnel de Constantinople - İstanbul Tüneli” isimli kitabının Türkçe çevirisi yapılarak araştırmacıların hizmetine sunulur. Çevirinin ilk sayfasında yer alan tarih Ocak 2011’dir. Çeviri, İETT’nin 140. kuruluş yılı anısına yapılır. 17 Ocak 2011’de yapılan törenle de kitabın tanıtımı gerçekleştirilir.

2011’in Mart ayı, metrobüs nezdinde yapılan önemli bir çalışmaya şahitlik eder. 15 Mart’ta, metrobüs hatlarına bir yenisi daha eklemek adına çalışmalar başlatılır. Yeni hattın ismi şudur: Avcılar-Beylikdüzü.

2011’in Nisan ayında ise İETT, ödüllerine bir yenisini daha ekler. Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) tarafından Dubai’de düzenlenen 59. Dünya Toplu Taşıma Kongresi’nde, Metrobüs Projesi ile toplu taşımanın özendirilmesi ve artırılmasına yaptığı katkı nedeniyle İETT’ye bölgesel alanda “modal shift” (toplu taşımaya yönlendiren en iyi toplu ulaşım modeli) ödülü verilir. Yine aynı ay içerisinde, İETT’nin uzun yıllardır kullandığı (0212) 245 07 20 numaralı santral telefonu, dijital sisteme geçilmesi dolayısıyla (0212) 372 22 22 olarak değiştirilir.

Sadece 1 ay sonrasında, Mayıs 2011’de, İstanbul’da sürekli artan yolculuk talebini karşılamak ve İETT’nin mevcut filosunu desteklemek amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakiyle kurulan Otobüs AŞ’nin erguvan rengi otobüsleri hizmet vermeye başlar.

Yine Haziran 2011’de, İETT, Uluslararası Taşımacılık Forumu tarafından Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen “2011 Taşımacılık Zirvesi” nde Metrobüs Projesi ile ulaşım başarı jüri özel ödülüne layık görülür.

Ekim 2011’de açılan Beşyol İstasyonu ile metrobüsün durak sayısı 34’e yükselir. Kasım 2011’de de İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan ve internet üzerinden yayın yapan İSTWEBTV yayına başlar.

İETT, 2012 yılına 221 adet körüklü otobüs alımı yaparak başlar. Devam eden günlerde de, seyahat kartı almak isteyen vatandaşlara kolaylık sağlamak amacıyla internet üzerinden randevulu (e-randevu) sisteme geçer.

Mart 2012 ilginç bir tarih. Zira metrobüsün dünya genelinde dikkat çeken bir proje olduğu gerçeğiyle somut olarak bu tarihte karşılaşırız aslında. Şöyle ki; İETT’nin danışmanlığında, Pakistan’ın Pencap Eyaleti’nin başkenti Lahor’da kurulan metrobüs sistemi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da katıldığı törenle hizmete açılır.

Bundan bir ay sonra yapılan bir anket de ayrıca dikkatleri çeker. Bu anketin sonucuna göre, artık İETT otobüslerinin sarı renkli ve damalı olmasına karar verilir.

2012 yazının tam ortalarında metrobüsün dördüncü etabı olan Avcılar-Beylikdüzü hattı hizmete alınır (19 Temmuz). Böylece metrobüs hattının toplam uzunluğu 52 kilometreye ulaşır. Yine aynı ay içerisinde metrobüs hattına bir yeni hat (34C Beylikdüzü-Cevizlibağ) eklenir.

2013: Marmaray hizmete açılır

İETT, 2013 yılına, aldığı uluslararası bir ödülle başlar. 30 Ocak’ta Londra’da düzenlenen, ulaşım bilet sistemleri konusunda Avrupa’nın en büyük ödüllerinin verildiği Mastercard Transport Ticketing Ödülleri’nde “En İyi Genel Hizmet Uygulaması” dalında İstanbulkart projesiyle birinci olur.  Aslında 2013 için “İETT’nin ödüle doyduğu yıl dersek” yeridir.  Mayıs 2013’de uluslararası bir ödül daha gelir. Berlin’de düzenlenen organizasyonda OMAC tarafından kalite ve mükemmellik ödülünü İETT alır. Zira kurum, uygulamaya aldığı yeni araç alım modeliyle, Cenevre’de yapılan UITP Dünya Kongresi’nde “Toplu Taşıma ile Gelişme Ödülleri’nde ‘İş Modeli İnovasyonu” ödülüne layık görülür. 20 Haziran’da da Londra’da düzenlenen 6. PAYEXPO 2013 Ödülleri’nde İstanbulkart ile birinci olarak “Prepaid Innovator of 2013” ödülünü alır.

Eylül 2013’te İETT, bir yeniliğe daha imza atar. İETT’nin Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerle ortaklaşa yürüttüğü çalışma sayesinde İstanbul’daki üniversiteleri kazanan öğrenciler (60 bin kişi) indirimli kartlarını kayıt esnasında alırlar.

Tüm bunların ötesinde “2013” ve “İstanbul’da toplu ulaşım çalışmaları” dendiğinde akla ilk gelen proje Marmaray olur. Kazlıçeşme ve Ayrılıkçeşmesi arasında seferler düzenleyen ve bunun bir kısmını İstanbul Boğazı’nın altından gerçekleştiren Marmaray, 29 Ekim’de yapılan bir törenle açılır. İETT, Marmaray ile entegrasyonu sağlamak amacıyla yeni otobüs hatlarını devreye sokar.

Kasım ayında ise İETT, internet bağlantılı 100 yeni otobüs alarak filosunu genişletir. Ayın sonlarına doğru da bisiklet aparatlı 110 yeni otobüs alınır. Tabi her zaman filoya katılım olmayacaktır. Aralık ayı bir ayrılığın da habercisidir aynı zamanda. İstanbullulara uzun yıllar hizmet veren ve tarihe tanıklık eden Man ve Ikarus marka otobüsler ekonomik ömrünü doldurarak servis dışına ayrılır.

2014: Akıllı durak devri başlar

Yıl olur 2014 ve İETT tarafında teknolojik yenilikler daha bir hız kazanmaya başlar. Teknoloji ve bilişim alanındaki son yeniliklerden yararlanan İETT, Şubat ayında MOBİETT ile durakları akıllı hâle getirir. Yine Tarihi Yarımada’da bulunan durakların isimlerinin ortaya çıkış hikâyelerini kapsayan QR kodlu durak uygulamasını başlatılır. Toplamda 80 durağı kapsayan uygulama ile akıllı telefonu bulunan kullanıcılar, durakta bulunan QR kodu okutarak İETT’nin kurumsal web sitesinde yer alan linkten ilgili filmi izleyebilir duruma gelir.

Tabi konu sadece teknolojik yenilikler değildir. Mart 2014 itibarıyla önemli bir karar hayata geçirilir. 65 yaş üstü vatandaşlara toplu ulaşım araçlarında ücretsiz seyahat etme hakkı tanıyan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği” Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer. Yine aynı ayda, onlarca yıl önce İstanbulluları senelerce sırtında taşımış Tosun, yenilenmiş hâliyle, 87 numaralı hatta Edirnekapı-Taksim arasında sefere başlar.

Nisan ayına gelindiğinde ise İETT, yenilenebilir enerjiyi de konularının arasına katar. Bu bağlamda, İkitelli Motor Yenileme Fabrikası'nda güneş enerjisinden elektrik üreten ilk güneş enerjili elektrik tesisini kurar. Aynı günlerde, harita tabanlı “Oraya Nasıl Giderim?” uygulamasını geliştirir ve mobile taşır.

2014’ün Haziran’ında İETT ödül listesine bir yenisi ekler. İstanbulkart ile, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen “2014 Verimlilik Proje Ödülleri”nde kamu kategorisinde birincilik ödülü alır. Yine o günlerde uluslararası arenada da iki önemli başarıya imza atar: European Business Awards’da (Avrupa İş Ödülleri) Çevre ve Kurumsal Sorumluluk alanında 24 bin başvuru arasından seçilerek ulusal şampiyon olur. RI (Global Reporting Initiative) Küresel Raporlama Girişimi’nden A Plus onayı almaya layık görülür ve kamu sektöründe onay alan ilk kurum unvanını alarak Türkiye’ye bir ilki yaşatır.

Eylül 2014, bereketli bir ay olarak tarihteki yerini alır. Aynı 30 günlük dilim içerisinde İETT, usulsüz kart kullanımını engellemek amacıyla başlattığı yeni uygulama ile otobüslerde bulunan araç bilgisayarında İstanbulkart türünün gösterilmesini sağlar. Metrobüs tarafında da, aktarmasız ulaşım için 34AS Avcılar Kampus –Söğütlüçeşme ve 34BZ Beylikdüzü – Zincirlikuyu numaralı iki yeni hat oluşturulur. Eylül ayında İETT’nin, İstanbul ulaşımı için fikir üreten herkesin düşüncelerini paylaşabilmesi amacıyla “inovasyon.iett.istanbul” adresli web sitesi oluşturduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Şu bilgiyi vererek 2014’ü kapatalım: Yılın Kasım ayında MOBİETT akıllı telefon uygulamasına bir yenilik daha ekleyen İETT, durak radarı özelliği sayesinde durakların konum bilgilerini artırır ve görme engelli yolcular için sesli alarm sistemini hayata geçirir.

2015: Akbil tamamen tarih olur

2015’in başında, toplu ulaşımda 1995 yılından itibaren kullanılan Akbil, yerini tamamen İstanbulkart’a bırakır. İETT, gişeleri kaldırarak biletmatiklerin sayısını iki katına çıkaracak uygulamayı başlatır.

Nisan 2015’te İETT filosunda yer alan ve Türk filmlerinin birçok sahnesinde kullanılan Büssing, Leyland, Renault Scemia marka nostaljik otobüsler yeni hâlleriyle seferlere başlarlar. Aradan geçen birkaç ayın ardından İETT, Temmuz 2015’te, toplu ulaşımdaki birçok sorunun önüne geçecek bir uygulama olan “karakutu” teknolojisini hayata geçirmek için çalışma başlatılır.

2015’in Ağustos’u ise, İETT’nin Türkiye’nin ilk güneş panelli şehir içi toplu taşıma aracını sefere çıkarmış olması bakımından çok önemlidir. Aynı dönem İETT, Uluslararası Kara Taşımacılığı Birliği’nin (IRU) “Akıllı Taşıma Ödülleri’nde En İyi Otobüs Taşımacılığı Ödülü”nün (Bus Excellency Award) sahibi olur.

Kasım 2015’te ise İETT tarafından Beylikdüzü Metrobüs Park Sahası’nda rüzgâr enerjisinden elektrik üreten ilk  rüzgâr türbini kurulur.

İETT, 2016’ya da ödülle “merhaba” der. Şubat ayında, dünyanın en iyi ulaşım kartı ve bilet sistemlerinin ödüllendirildiği “Trasport Ticketing & Passenger Information Global’ ödüllerinde İETT Kart ile en iyi ulaşım kartı ödülü alır. Yine aynı ay içerisinde, İETT otobüslerine, yolcuların maruz kalabileceği tehlikelere karşı önlem olarak “acil durum butonu” konmaya başlanır. Bir ay sonrasında, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında, Kartal’da bulunan peron alanına, yılda 6 bin 250 kwh elektrik üretimi sağlayacak rüzgâr türbini kurulur. Mayıs ayına gelindiğinde ise, güvenli ulaşım için toplu ulaşım araçlarının elektronik ortamda takibi ve yönetilmesi amacıyla İkitelli Garajı’nda “Otobüs Filo Yönetim Merkezi” kurulur. Yine aynı günlerde, İETT tarafından üretilen, enerjisini güneş panellerinden alan konsept akıllı durak Yıldız Teknik Üniversitesi Durağı’nda hizmet vermeye başlar. Tüm teknolojik yenilikleri içinde barındıran ve şehir mimarisine uygun olarak tasarlanan konsept akıllı durağın;  LCD/LED tabanlı dijital yolcu bilgilendirme alanları, biletmatik cihazı, bas-konuş ünitesi ve engelli araçlarının şarj edilebileceği arabirimleri bulunur. Durak ayrıca yolculara ücretsiz internet kullanım hizmeti sunar. Ekim 2016 da İETT’nin uluslararası arenada ödüllendirildiği bir ay olur. Avrupa’daki kuruluşların sürdürülebilir mükemmelliğini amaçlayan Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM), “Müşteriye Değer Katma’ kategorisinde, 2016 EFQM Mükemmellik Başarı Ödülü’nü İETT’ye verir.