Yaşamın kaynağı ve iktisadi güç; Su, dünyayı harekete geçiriyor

29 Kasım 2013 Dergi: Eylül-Ekim 2013

Festo San. ve Tic. A.Ş.

Önümüzdeki yıllarda, üstesinden gelinmesi gereken en büyük zorluklar arasında, bütün dünyada temiz su sağlanması konusu bulunuyor. Tabii ki, bu konuyla doğrudan bağlantılı başka bir konuyu da atıksuların verimli bir şekilde yeniden işlenmesi oluşturuyor. Kaynakların korunmasını sağlayan bir proses otomasyonu, bu noktada belirleyici bir rol oynuyor.

İnsanlar suyun, hiçbir zaman tükenmeyecek bir kaynak olduğunu sanıyor. Ancak tabii ki yanılıyorlar. Dünyanın her ne kadar dörtte üçü sudan oluşsa da bu dörtte üçün yaklaşık olarak sadece % 0,3’ü içme suyu olarak kullanılabiliyor. Gezegenimizin toplam 1,38 milyar kilometreküp büyüklüğündeki su rezervinin, sadece 48 milyon kilometreküpü tatlı sudan oluşuyor. Bu rezervin büyük bir bölümünü, kutup ve dağ buzulları ile donmuş topraklara bağlı buzlar oluşturduğundan, doğrudan doğruya kullanılamıyor. Dünyanın geri kalan yaklaşık % 97,5 oranındaki suyu, tuzlu ve acı sudan oluşuyor.

Büyüme sorumluluk gerektiriyor
Dünyamızı harekete geçiren element, yaşam döngüsünün çalışmasını sağlamakla kalmayıp, modern kültürümüzün koşullarını da oluşturuyor. Su kaynaklarının temelini oluşturan yağmur, faydalı tarımsal bitkilerin ekilmesi ve kültür balığı yetiştirilmesine imkan veriyor. Nehirler, nakliyat sektöründe, hala en önemli nakliyat yolları arasında yer alıyor. Su, sanayide de en önemli elementlerden biri olmaya devam ediyor.
Suyun korunması ve kaynaklarının verimli ve zarar verilmeden kullanılması konusu, önümüzdeki onlarca yılın en önemli hedeflerinden birisi. İnsanların sanayi ürünlerine ihtiyacı var, sanayi ürünlerinin üretilmesi için de yüksek miktarlarda su gerekiyor. Sanayinin en acil hedeflerinden birinin, suyun, kullanıldıktan sonra tekrar temiz bir şekilde doğaya geri verilmesi olmalıdır. Tabii ki bu da hem çok zahmetli hem de masraflı bir iş. Bu nedenle, atıksuların arıtılması, sadece gelişmekte olan ve eşik ülkelerin ekonomileri ve siyasetlerini ilgilendiren bir konu değil.

Su tüketimi artıyor
Beşinci su forumunun genel sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran, 2009 yılının mayıs ayında, dünya çapındaki su tüketiminin önümüzdeki 20 yıl içinde yüzde 40 oranında artacağını vurguladı.
Tabasaran, şu anda yılda 4,5 trilyon metreküp olan su tüketiminin, yirmi yıl sonra 6,9 trilyon metreküpe ulaşacağını ifade ediyor. Geride bıraktığımız 50 yıl hesaplandığında, dünya çapındaki su tüketiminin üç katına çıktığı görülüyor. Bunun nedenleri, diğer nedenlerin yanı sıra, nüfus artışı, artan şehirleşme ve sanayileşme ile dünya çapındaki iklim değişikliklerine dayanıyor.

Su ekonomisinin önündeki zorluklar
Su, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana, bir tartışma konusu olmuştur. Gerek azlığında, gerekse çokluğunda, selde veya kuraklıkta veya yüksek bir kültüre sahip antik çağ, ortaçağ veya yeniçağda olsun, aynı anda hem hayat veren hem de yaşamı tehdit eden su uğruna yapılan kavgalar her zaman süregelmiştir. Bu arka planın önünde, 2013 yılı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, Uluslararası Su İşbirliği Yılı olarak ilan edildi. Bu uluslararası yılın, suda işbirliğinin ne kadar önemli olduğu bilincinin uyanmasına ve bu işbirliğinin, toplumların diğer kesimlerinde de başlamasına örnek olması amaçlanıyor. Bu bağlamda önemli bir başka konuyu da suyu yönetenlerin, suya artan talebi karşılama sorumluluğu oluşturuyor. Hayati önem taşıyan bu elemente adil bir erişim imkanı ve adil bir dağıtım sağlanabilmesi konusu, ileride dünya çapında hiç olmadığı kadar önemli bir rol oynayacaktır.

Yüksek hayat standardı verimli kullanım gerektiriyor
Ayrıca, temiz su temini, tüm dünya hükümetlerini harekete geçiren ve bugüne kadar hiç olmadığı kadar zorlu olan teknik bir konudur. Çünkü suyun mevcudiyeti, yüksek yaşam standardı ve ekonomik büyüme konuları üzerinde de belirleyici bir olgudur. Çin’e bakıldığında, bu konu daha da iyi anlaşılıyor. Çin yönetimi, on ikinci beş yıllık planında, su teminin garanti altına alınmasının en önemli hedefi olduğunu açıkladı.
Bu doğrultuda, gelecek on yıl içinde öncelikli olarak, su kaynaklarına ve su arıtma tesislerine 580 milyar ABD Doları yatırım yapılacak. Sanayinin su tüketiminin, 2015 yılına kadar yüzde 30 oranında düşürülmesi, daha fazla yeni arıtma tesisi inşaatının teşvik edilmesi ve su kalitesi sınır değerleri aşıldığında kesilen cezaların arttırılması planlanıyor. Bunun ötesinde, belediyeler, ilgili havzalarda, su kalitesi ile ilgili emisyon ticaretini hayata geçirirlerken desteklenecek. Uluslararası faaliyet gösteren su ekonomisi tedarikçilerine bu bölgede yeni ticari fırsatlar doğuyor.

Proses otomasyonu kaynakları koruyor
Su kaynaklarından sürdürülebilir bir şekilde kullanılabilmesi için, su hazırlama ve atıksu arıtma alanında etkin çözümler gerekiyor. Sürekli büyüyen mega kentlerde, yenilikçi konseptlere duyulan ihtiyaç artış gösteriyor. Bunun sonucunda, su ve arıtma tesislerinin otomasyonu konusu, şehirlerin gelişme planlarında en önemli konular arasında yer alıyor. Bu durumu, Festo’nun proses otomasyonu yönetim kadrosundan Dr. Eckhard Roos da onaylıyor: “Proses dizaynının değiştirilmesi ve modern otomasyon teknolojisi; su hazırlama tesislerinin daha sağlam ve daha etkin tasarlanabilmesi ve böylelikle de su ve atıksu işleme alanında gözle görülür gelişmelerin sağlanabilmesi açısından kilit bir rol oynuyor.”
Şehirler ve belediyeler için tasarlanan proses otomasyonu çözümlerinin ne kadar sürdürülebilir bir şekilde tasarlanabileceğini, Festo’da “lokal su rezervlerinin su ekonomisinde enerjiden bağımsız olarak otomasyonu” projesinden sorumlu Alexander Riek anlatıyor: “Weissach ve Yukarı Saalbachtal Atıksu Birliği tarafından geliştirilen otomasyon çözümü, yenilenebilir güneş enerjisinden faydalanıyor ve bekletme havzalarından ilgili arıtma tesisine doğru gerçekleşen maksimum akış oranının aşılmamasının önüne geçiyor. Bir GSM modemi vasıtasıyla, tesisin tamamı, uzaktaki arıtma tesisinin kontrol odasından kontrol edilip izlenebiliyor.
Atıksu ekonomisi alanında otomasyon çalışmalarından başka bir örneği de Paris yakınlarındaki Grésillons merkezi arıtma tesisi oluşturuyor. Bu tesiste günde yaklaşık 100.000 m3 atıksu arıtılıyor. 28 Biyofiltrenin otomasyonu sayesinde, filtre tankına ait bütün veriler kayıt altına alınıp kontrol edilebiliyor ve bu şekilde arıtma prosesi sürekli optimize ediliyor”.

Pilot projeler örnek oluşturuyor
Sürücülerden proses yönetim düzeyine kadar uzanan tam kapsamlı bir otomasyonun ne kadar önemli olduğunu, Singapur’daki Chua Chu Kang su tesisi gözler önüne seriyor. Hazırlanacak suyun arıtılmasında, kum filtreleri kullanılıyor. Proses kontrolünün tamamında, Festo’nun penstokları, milsiz silindirleri ve CPX/MPA valf adaları kullanılıyor. Valf adaları ile bir üst PLC sisteminde yer alan kontrol birimleri arasındaki iletişim, profibus aracılığıyla sağlanıyor.
52 Afrika ülkesinde bulunan su hazırlama tesislerinin büyük bir çoğunluğunun kapasitelerinin de ihtiyaç nedeniyle ileride arttırılmaları gerekecek. Festo, Afrika’da da çok sayıda projeye katkı sağlıyor. Bu projelerin arasında, Kleinbrak nehir suyu hazırlama tesisi de bulunuyor. Kapstadt yakınlarındaki Mossel Bay tesisleri su hazırlama prosesinin otomasyonunda kullanılan komple çözüm Festo tarafından sağlandı. Otomasyonu sağlanan tesisin kapasitesi, günde 15.000 metreküp arttırıldı. Çalışmalar, projelendirme, tedarik, tesisat kurulumu, test ve yeni ham su kontrol sistemi ile filtre ünitesinin otomasyonu işlerini kapsıyordu.
Atıksu arıtma alanındaki başarılı proses otomasyonu örneklerinin de ortaya koyduğu gibi, belediyelere ait veya endüstriyel su hazırlama tesislerinin, enerji verimliliği ve prosesi optimize edilmiş su arıtma konusuna çok önemli bir katkı sağlayabildiği görülüyor. Akıllıca tasarlanan bir su temini sistemi ve etkin bir atıksu arıtma tesisi beraber çalıştığında, ileride, çevreye herhangi bir zarar verilmeksizin, temiz suya kavuşan insan sayısı artacaktır.

 

Su

Sadece büyüleyici bir şekilde doğayı şekillendirmekle kalmayan suyun fiziksel formlarının çeşitliliğinin de eşi benzeri bulunmuyor. Çünkü su, yeryüzünde bulunan diğer bütün kimyasal bileşenlerden farklı olarak, sıvı, katı ve gaz halinde olabilme özelliğine sahip tek molekül. Sadece sıvı haline su deniyor. Katı haline buz ve gaz haline su buharı diyoruz.

Sanal su
Ortalama büyüklükte bir elma, yaklaşık 130 ml su içerir. Sanal su denilen su da dikkate alındığında, elma, yaklaşık olarak 70 litre su içerir. Sanal su, sadece bir ürünün içerdiği su miktarının değil, ayrıca üretilmesi için gerekli olan toplam su hacminin tanımıdır. Bu toplam su hacmi, ya yağmur ya da tarımda kullanılan sulama suyu veya sanayide kullanılan soğutma suyundan oluşur. Dünya çapındaki ürün akışları göz önünde bulundurulduğunda, bu kavramın ne kadar önemli olduğu hemen anlaşılır. Bu ürünlerle dünya çapında gerçekleştirilen ticaretle birlikte, aynı zamanda ürünlerin içerdiği sanal su ticareti yapıldığı anlamına da gelir.

1 Fincan kahve: 140 litre sanal su
1 kg muz: 859 litre sanal su
1 Biftek (300 g): 4500 litre sanal su

 

Festo, su sistemlerinde çözüm ortağı
Festo, belediyelere ait veya endüstriyel su hazırlama tesisleri ile atıksu arıtma tesisleri için, bireysel otomasyon çözümleri sunuyor. Festo, sürücü sistemlerinden saha sistemlerine kadar gerekli olan her şeyi, gerek ekipmanlar şeklinde, gerekse montaja hazır sistemler şeklinde, tek elden tedarik ediyor. Pnömatik; özellikle su hazırlama ve atıksu arıtma alanlarında kullanılan elektrikli otomasyon sistemlerine çok değerli ve son derece güvenli bir alternatif oluşturuyor. Otomasyonda vazgeçilmez nitelikte olan pnömatik; avantajları, sağlamlığı ve hesaplı sistem çözümleriyle öne çıkıyor.

 


Etiketler


Slider Altına